Ana içeriğe geç
Sözlük

ağır ağır ile cümle

ağır ağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Beni ağırladığınız için çok teşekkür ederim.- Good morning. Thank you for having me.
Biraz ağır bir Fransız aksanım var ve bu biraz daha belirginleşecek.I have a pretty strong French accent, so that's going to be clear in a moment.
Beni burada ağırladığınız için çok teşekkür ederim.Thank you so very much for having me here today.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Sometimes it's hard to breathe, especially carrying all the heavy filming equipment.
Sadece ağır olduğu için.It's just cause it's heavy.
"TOG 2", bir Kademe VI İngiliz ağır tankıdır.The "TOG 2" (Tee O Gee two) is a tier 6 British heavy tank.
FCM 50(t), bir Kademe VIII Fransız ağır tankıdır.The FCM 50(t) (F C M fifty Tee) is a tier 8 French heavy tank.
Hepsi eşit olarak ağırlıklandırıldı.They're all weighted equally.
Sıradan bir arabayı hareket ettirmek için harcanan enerjinin 2/3'ü aracın ağırlığından kaynaklanır.Two-thirds of the energy it takes to move a typical car is caused by its weight.
Ama sadece bu ağır kamyonlardaki teknolojik tasarruf bu oranı 2/3'e kadar yükseltebilir.But just the technological savings in heavy trucks can get to two-thirds.
O ayrıca sorumluluk almam için ve gezegendeki ağırlığım için atılmış bir adımdır.It's also a step towards taking responsibility for my own burden on the planet.
Şimdi, arabalar ortalama olarak iki ton ağırlığındadır.Now, cars on average weigh two tons.
Neden bu kadar ağır kanlısın?Why are you being so sluggish?
Ağırlıkla seramik, az sayıda da ahşaptan yapılmış kupalar var.Ceramic, and you would have also had wood beakers or drinking vessels
Ardından ağırlıkları yavaşça başlangıç pozisyonuna indirin ve bu sırada nefes alınNow, slowly lower the weight back down to the starting position, inhaling as you do.
Tam uçuş Biri parmağını ağır açtılar.Somebody in full flight trod heavily on his finger.
Ceplerindeki kurşun dolu olsaydı, o ağır çalıştırmak olamazdı. "If his pockets were full of lead, he couldn't run heavier."
O yemek yapmıştı ve o ağır bir yemek sonra, Görünmez Adam bir talep puro.After he had done eating, and he made a heavy meal, the Invisible Man demanded a cigar.
Sen ağır bir sigara içen önce idi.You were a heavy smoker before.
Diyelim ki karbonum var, atomik numarası altı ve diyelim ki ağırlık numarası 12.So let's say that I have carbon. Its atomic number is six. And let's say its mass number is twelve.
Bu karbonun atom ağırlığıdır.That is the atomic weight of carbon.
Karbonun atomik ağırlığı.Atomic weight of carbon.
Karbonun atomik ağırlığı 12.0107.The atomic weight of carbon is 12.0107.
İyice açtığımızda, ortaya bedeni ağır şekilde yanmış küçük bir kız çıktı.The rags were unwrapped from a little girl whose body was massively burned.
Ve bu ağırbaşlılığın zihinsel niteliğidir.And that is the mental quality of equanimity.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.That would mean that your child, you would expect it to gain the weight of six Titanics.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.And those dolphin parts had a huge load of PCBs, dioxins and heavy metals.
Çocuk kısa sürede uykuya daldı, ağır ve annesinin kucağında yatıyordu.The child soon fell asleep, and lay heavily in his mother's lap.
Iki ya da üç etkisiz denemeden sonra, o reeled ve yere ağır düştü.After two or three ineffectual attempts, he reeled, and fell heavily to the ground.
Mesela beni ele alalım. Ben 70 kilogram ağırlığındayım.For example, if you were to take me, and I weighed 70 kilograms...
Ağırlık aslında bir kuvvet, bununla ilgili sonra konuşacağız.Weight is actually a force, but we'll talk about that, clarify that more later.
Ve eğer yakalanırsam, cezam ne kadar ağır olacak?And how much punishment would I get if I get caught?
Ağırlığa bağlı olarak, ne kadar hızlı düşerdik?HOW FAST WOULD WE BE FALLlNG, AS A FUNCTlON OF THE HElGHT
Bu balinalar yaklaşık 12 metre uzunluğunda ve 40 ton ağırlığında.These whales are about 40 feet long, and weighing over 40 tons.
Bayağı da ağırmış.It's pretty heavy.
İlk iş için biraz ağır oldu.It was a bit too intense for the first job.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.The person who received the stone, read the other person's feelings by the weight and texture.
Ama büyük şekiller yapmak çok ağır ve pahalıydı.But to make large forms was too heavy and expensive.
Üyeler, aylık tüketim raporu hedeflerini gerçekleştiremediklerinde ağır şekilde cezalandırılıyordu.Members were fined heavy if their monthly life reports were off the mark
Dizlerinizden güç alarak ağırlığı kaldırmaya başlayınNow, begin to pull the bar by extending the knees.
Bazı civa ve ağır metalleri atabilmek için de iyoda ihtiyacı vardır.It also needs iodine to move toxins in particular mercury, lead and heavy metals.
O ağır bir kahverengi hacmi onun raflardan indirdi.He took down a heavy brown volume from his shelves.
Kral pelerinini altında ağır bir güderi deri çanta aldı ve üzerine koydu tablosu.The King took a heavy chamois leather bag from under his cloak and laid it on the table.
"Mr. Jabez Wilson ağır güldü.Mr. Jabez Wilson laughed heavily.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.My dad was kind of like MacGyver, really: he would invent, like, ways to make things heavy.
Metan'ın ağırlığına eşit.It's equal to the weight of methane.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.But the price of its dominance is enormous.
Uzunluğu 1.6 metre, ve ağırlığı sadece 450 gram.The length is one meter and six, and the weight is only 450 grams.
Sonuçta, taş çatılar çok ağır oluyor.Well, stone roofs weigh a lot.
Herhangi bir ağırlık hissine sahip değillermiş gibi.They don't really seem to have a sense of weight.
Bunun alabileceği değerlerin ağırlıklı ortalamasıdır. -Well that's just the probability weighted sum of the values that this could take on.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.These epiphytes are mainly dominated by the mosses.
Güne ağırlık kaldırarak başlıyor.She starts her day with lifting weights.
Bu kuralları bozan herhangi bir çocuk ağır bir şekilde cezalandırılıyor.If any child is found violating these rules, he is severely reprimanded.
Şunu ele alırsanız, bilirsiniz aslında ağırlıkları çok azdır.If you take this thing, you know very well it weighs very little.
Neden bu kadar ağırsın?Why are you so heavy?
Ağır mı? Kim ağırmış?Why would you ask that?
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.The air was fetid, the room a shambles.
- Mekikte ağırlık kısıtlaması var mı?- Uh, Max. - You got a weight limit on the shuttle?
Onlar, gözlerinizi yuvalarından çıkartacaklar. Biraz ağır git, tamam mı?They're gonna be suckin' your eyes into the back of your heads.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ağır ağır ile cümle - Sayfa 24 - ağır ağır kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App