Ana içeriğe geç
Sözlük

açmak ile cümle

açmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir hesap açmak için buraya tıklayın.Cliquez ici pour créer un compte.
Tom kendi restoranını açmak istedi.Tom voulait ouvrir son propre restaurant.
Akvaryumun 22.000'den fazla üyesi bulunmaktadır ve her yıl 1.3 milyon ziyaretçiye kapılarını açmaktadır.L'aquarium a plus de 22 000 membres et plus de 1,3 million de visiteurs chaque année.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.Le jour de Noël, toute la famille ouvre les cadeaux.
Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir.Le plaignant peut faire appel à un avocat.
Büyüyünce kendi restaurantını açmak istiyor.Elle espère un jour démarrer son propre restaurant.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Ces œuvres suscitent la discussion et la polémique.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.Heyman le menace alors d'une autre poursuite en justice pour avoir levé la main sur lui.
Bu kutuları açmak için herhangi bir anahtara ihtiyaç yoktur.Trois clés indépendantes sont nécessaires pour ouvrir ce coffre.
Her mahkemede bulunan halk savcısı gerekli görülen davaları açmakla görevlidir.Ces commissions procèdent en séance publique à toutes les enquêtes qu'elles jugent nécessaires.
Binanın girişi çok sağlamdı ve kapı kapandığı takdirde bir daha açmak mümkün değildi.Il y serait devenu si gros qu'il n'aurait pas pu en sortir, même si la porte était restée ouverte.
Bu da tedariklerde yaşanan kayıplara yol açmaktadır ve firmalar aralarındaki rekabeti korumaktadırlar.Cette fondation traite les plaintes des consommateurs et les litiges entre les entreprises.
Kutuyu açmak için bir anahtara ihtiyacın var.Necesitas una llave para abrir la caja.
Onu açmak için birkaç saate ihtiyacım oldu.Necesité varias horas para abrirlo.
Kilidi açmak için kaydırın.Deslice para desbloquear.
Tom kendi restoranını açmak istedi.Tom quería abrir su propio restaurante.
Bu karakteri açmak için 7 kaos zümrütünü toplamak ve 50 yüzük gerekir.Si ya se dispone de las 7 esmeraldas del Caos, cogerlo implicará obtener 50 anillos.
"Oturum açmak için gerekli oturum açma" adlı başka bir görünürlük seçeneği mevcuttur.Otra opción de visibilidad llamada "se requiere iniciar sesión para verlo" está disponible.
Yedinci sezonun başlarında Andrew, Cehennem Ağzı'nı açmak için onu öldürerek feda etmiştir.Al inicio de la séptima temporada Harry hace un intercambio para ponerlo en libertad.
Evde, parti sırasında Buffy hediyeleri açmaktadır.Es común que se abran los regalos durante la fiesta.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Y es también la causa de nuestra muerte.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Se basa en opiniones y especulaciones.
Ancak iptal davası açmak mümkündür.Es decir, se podría revocar una providencia simple de la Corte.
Her biri o renkte olan anahtar deliklerine uymakta ve kilitli kapıyı açmaktadır.Las demás llaves abrían cada llave la cerradura de su color.
Burada 2004 yılından itibaren bir uluslararası heykel parkı açmak için çalışmalara başladı.Desde 2004 existían planes de la institución de pedir entrada para poder acceder al parque.
Bir banka hesabı açmak istiyorum.Vorrei aprire un conto corrente.
Tom kendi restoranını açmak istedi.Tom voleva aprire il suo ristorante.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.L'attacco verso navi ospedale è considerato crimine di guerra.
Büyüyünce kendi restaurantını açmak istiyor.In futuro pensa di voler aprire un proprio ristorante.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.I motivi sono ancora adesso motivo di dibattito e speculazione.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Nel 2006, è stato calcolato che la condizione provochi 12.500 morti l'anno.
Ayrıca sinüsleri açmak için kullanılır.È usata anche per bloccare i tiri.
Çoğu tekniğin gerçekleştirilmesi bazı sorunlara yol açmaktaydı.Le difficoltà tecniche che si dovettero superare furono molteplici.
ABD'de hastalık çoğunluğu atak dönemlerinde olmak üzere 50 milyar dolarlık zarara yol açmaktadır.Fino al 1999, ha contribuito a raccogliere circa 50 milioni di dollari per la lotta alla malattia.
Burada 2004 yılından itibaren bir uluslararası heykel parkı açmak için çalışmalara başladı.Dal 1996, si parla seriamente di ingrandire il Parco Nazionale.
Külüstür bir çakı ile kırılan uçları açmak için uğraşıyordum.Come cercare di sbarazzarsi di un ombrello rotto.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.Nonostante ciò, il corso degli eventi aprirà loro destini diversi.
Savaşta bozguna uğrayan Miletliler, Sisamlılara karşı dava açmak için Atina’ya geldi..Sconfitti nella guerra, i Milesi si recarono ad Atene per presentare la loro causa contro i Sami.
Bu genel izin ve yetkilendirme ayarlarından sonra “RRAS” konsolunu açmak gerekmektedir.Per eseguire questo comando è normalmente necessario disporre dei privilegi dell'amministratore (root).
Bir kapıdan geçmek zorunda kalan Kratos o kapıyı açmak için bir anahtar bulması gereklidir.Ci saranno porte che necessiteranno di una chiave per essere aperte.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.È dotato di una manopola situata al centro per poterlo aprire o chiudere.
Radyoyu açmak için butona bastım.Я нажал на кнопку, чтобы включить радио.
Şişeyi açmak için turbişonun var mı?У тебя есть штопор, чтобы открыть бутылку?
Kapıyı açmak için, magnetik kart gerekiyor.Чтобы открыть дверь, нужна магнитная карта.
Genelkurmay, Easterhazy hakkında dava açmak zorunda kaldı.Они начали кампанию, чтобы отдать Эстерхази под суд.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.Изменения климата приводят к большим убыткам в сельском хозяйстве.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Заболевание приводит приблизительно к 12 500 смертям в год, по состоянию на 2006 год.
Her biri o renkte olan anahtar deliklerine uymakta ve kilitli kapıyı açmaktadır.Каждый ключ имеет свой цвет и открывает соответствующую пещеру.
Sistemlerin meşrulaştırılması, mevcut sosyal düzenlemelerin korunmasına ve devamlılığına yol açmaktadır.Социальный контроль, по их мнению, служит достижению и поддержанию стабильности социальной системы.
Ama yeni bir bulgu bu görüşün doğruluğundan kuşku duyulmasına yol açmaktadır. (...).Но теперь такой взгляд мне кажется сомнительным из-за следующего противоречия.
Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır.Однако когда он начинает поднимать острые социальные проблемы, это приводит к его политическому краху.
Bir başka görüşe göre, Nieto kral ve kraliçe için kapıyı açmaktadır.Среди репродуктивных особей в гнезде выделяют короля и королеву.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.ومن جانب آخر كانت هذه العودة خطرأً على حياته أيضا .
Değişik meslek gruplarına kurslar açmak.رفع مستوى الأطر المهنية المختلفة.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.يسبب التغير المناخي العديد من المخاطر الكبيرة في مجال الزراعة.
Ancak bu durum ilçedeki nüfusun özellikle büyük kentlere gitmesine yol açmaktadır.مع ذلك هناك العديد من الطرق لتجاوز هذه المشكلة، وخصوصا في المناطق الحضرية.
Orihime, olaylara düşünmeden girişmeye eğilimlidir ve bu huyu bazen can sıkıcı sonuçlara yol açmaktadır.يُشجَّع على التفكير خارجَ الصندوق في هذه العمليات المبكّرة، بما أنّه غالبا ما يقود إلى حلول إبداعية.
Hem, nasıl ki büyük bir selin hücumunda, tâmir için duvarlarda delikler açmak gark olmaya vesîledir.كما هو الحال في الكلاب ، وسوف نعلق على الشصية جدار الأمعاء.
1916'da Cemal Paşa'nın daveti üzerine okul açmak üzere Lübnan ve Suriye'ye gitti.وفي عام 1916 ذهبت للبنان وسوريا بناءُ على دعوة جمال باشا لفتح مدارس جديدة.
Niyeti oraya yerleşime açmaktı, ancak su tedarikinin yetersiz olmasından dolayı bu planı da gerçekleşmedi.على الرغم من أنه كان من المفترض أن تغلق جنوم نفسها إلا أن الخطة لم تعمل بشكل جيد.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod