Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?(41:6) Кто может отворить двери лица его? круг зубов его – ужас;
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Cine va putea deschide porţile gurii lui? Şirurile dinţilor lui cît sînt de înspăimîntătoare!
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Dens doglapper sitter fast; de er som støpt på den og rører sig ikke.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Kdo odpre vrata njegovega obličja? Okoli zob njegovih je groza.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?누가 그 얼굴의 문을 열 수 있을까 그 두루 있는 이가 두렵구나
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Kusové masa jeho drží se spolu; celistvé jest v něm, aniž se rozdrobuje.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Nel suo collo risiede la forza e innanzi a lui corre la paura
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?nyitotta fel orczájának ajtait? Fogainak sorai körül rémület [lakik!]
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Quem jamais abriu as portas do seu rosto? Pois em roda dos seus dentes está o terror.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?¿Quién abrirá sus fauces? Hay terror alrededor de sus dientes
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Sen pahkuraiset lihat ovat kiinteät, ovat kuin valetut, järkkymättömät.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Siapa dapat membuka moncongnya yang kuat, berisi gigi-gigi yang dahsyat
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Själva det veka på hans buk är ett stadigt fogverk, det sitter orubbligt, såsom gjutet på honom.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Tæt sidder Kødets Knuder, som støbt til Kroppen; de rokkes ikke;
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?V jeho šiji prebýva sila, a pred ním výskoky uteká strach.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?W szyi jego przemieszkuje moc, a boleść przed nim ucieka.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Zijn vlees is hard en stevig, niet zacht en vet.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Τις δυναται να ανοιξη τας πυλας του προσωπου αυτου; οι οδοντες αυτου κυκλω ειναι τρομεροι.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?Кой може да отвори вратите на лицето му? Зъбите му изоколо са ужасни.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?דלתי פניו מי פתח סביבות שניו אימה׃
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?من يفتح مصراعي فمه. دائرة اسنانه مرعبة.
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?誰 能 開 他 的 腮 頰 . 他 牙 齒 四 圍 是 可 畏 的
Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?誰能 開 他 的 腮頰 . 他 牙齒 四 圍 是 可畏 的
Ağzınızı açmayın, Kutsal Ruh konuşamaz.[Insegnante] Non aprite la bocca,lo spirito santo non sa parlare
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Blázon nemá záľuby v rozumnosti, ale iba v tom, aby sa odkrylo jeho srdce.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ce n`est pas à l`intelligence que l`insensé prend plaisir, C`est à la manifestation de ses pensées.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Dåren bryr sig ikke om å være forstandig, men vil bare vise hvad han tenker i sitt hjerte.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Dåren frågar ej efter förstånd, allenast efter att få lägga fram vad han har i hjärtat.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.De dwaas heeft geen behoefte aan verstand, zijn dwaze hart ligt open.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ein Narr hat nicht Lust am Verstand, sondern kundzutun, was in seinem Herzen steckt.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.El necio no toma placer en el entendimiento, sino sólo en exponer lo que tiene en su corazón
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Kẻ ngu muội không ưa thích sự thông sáng; Nhưng chỉ muốn lòng nó được bày tỏ ra.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Kẻ ngu_muội không ưa_thích sự thông sáng ; Nhưng chỉ muốn lòng nó được bày_tỏ ra .
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.미련한 자는 명철을 기뻐하지 아니하고 자기의 의사를 드러내기만 기뻐하느니라
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Lo stolto non ama la prudenza, ma vuol solo far mostra dei suoi sentimenti
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nebunului nu -i este de învăţătură, ci vrea să arate ce ştie el. -
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nem gyönyörködik a bolond az értelemben, hanem abban, hogy az õ elméje nyilvánvalóvá legyen.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ne veseli se bedak umnosti, marveč samo, da se razodeva srce njegovo.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nezalibuje sobě blázen v rozumnosti, ale v tom, což zjevuje srdce jeho.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nie kocha się głupi w roztropności, ale w tem, co mu objawia serce jego.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Orang bodoh tidak suka diberi pengertian; ia hanya ingin membeberkan isi hatinya
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.O tolo não toma prazer no entendimento, mas tão somente em revelar a sua opinião.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tåben ynder ej Indsigt, men kun, at hans Tanker kommer for Lyset.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tyhmän halu ei ole ymmärrykseen, vaan tuomaan julki oma mielensä.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ο αφρων δεν ηδυνεται εις την συνεσιν, αλλ' εις ο, τι φανταζεται η καρδια αυτου.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Безумният не се наслаждава от благоразумието, Но само от изявяване сърцето си.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Глупый не любит знания, а только бы выказать свой ум.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.לא יחפץ כסיל בתבונה כי אם בהתגלות לבו׃
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.الجاهل لا يسرّ بالفهم بل بكشف قلبه.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚 昧 人 不 喜 愛 明 哲 、 只 喜 愛 顯 露 心 意
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚昧 人 不喜愛 明哲 、 只 喜 愛顯露 心意
Ama babamın konusunu bile açmamamı söylediler.Αλλά μου είπαν να μην αναφέρω καν τον μπαμπά μου.
Ama babamın konusunu bile açmamamı söylediler.لكنهم اخبروني الا اتحدث في الامر
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım.""Mais naturellement je vais être très stricte, je n'ouvrirai jamais aucune des pages."
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım."Sin embargo, voy a ser estricta y nunca abriré ninguna de estas páginas".
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım."Zároveň vím, že si ho nemůže přečíst ani nikdo jiný do toho okamžiku za sto let.
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım.""Φυσικά όμως θα είμαι πολύ αυστηρή τον εαυτό μου, κι έτσι δε ξεφυλλίσω ποτέ καμία από τις σελίδες".
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale ich efektem ubocznym była niewiedza o tym, że mi podobni ludzie mogą istnieć w literaturze.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale neočakávaným dôsledkom bolo, že som nevedela, že ľudia ako ja mohli existovať v literatúre.
Ama istenmeyen etkileri, benim gibi insanların da edebiyatta yer alabileceğini bilmememe yol açmalarıydı.Ale neplánovaný důsledek byl, že jsem netušila, že lidé jako já mohou v literatuře existovat.