Ana içeriğe geç
Sözlük

açma ile cümle

açma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Açmadan önce menekşemsi bir renktedir; tam açtığında çiçekler sarı bir renk alır.자르면 흰 유액이 나오고, 꽃은 노란색으로 핀다.
Ayrıca sol tarafta bulunan ses açma ve kısma tuşlarının hemen altına bir tuş daha eklendiğini göreceksiniz.또한 가로쓰기에서는 아래쪽에 치우쳐 쓰되, 앞 글자와 공간을 좁힐 경우 왼쪽으로도 더 붙여 쓴다.
Elektronik kilitli kapıları açmaya yarar.열쇠 던전의 잠긴 문을 열 수 있는 아이템.
Bunun yanında: Dosya açmak için dosya boyutu önemsizdir.첫째, 데이터 수집 상의 어려움이다.
Sol elini açmasını isteyince Melkor bunu reddetti.빅토리아는 멜버른의 격려를 받아 단호히 이 요구를 거부했다.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.원하지 않는 아기는 폐기된다는 논란을 빚고 있다.
Çakır ile Şevko arasındaki husumetin sebebi, kumarhane açma hakkının Şevko yerine Çakır'a verilmesiydi.협약은 쉽이터가 공원을 떠나는 대신 공원에서 사냥할 권리를 보장했다.
Pharmakon sözcüğü ise bir açmazdır, çünkü sözcük hem ilaç hem de zehir anlamına gelmektedir.이름 "Medicine"은 의약, 의학, 약물 의 의미를 가진다.
Seni aramak istedim ama senin açmayacağından korktuğum için arayamadım.너에게 전화를 걸고 싶었는데, 너가 안 받을까봐 결국 전화 못했어.
Gelin elini açmaz.פתוח תפתח את ידך...
Çünkü ağzını açmasına yarayan kaslar çok zayıftır.עם זאת, השרירים שתפקידם לפתוח את הפה חלשים יחסית.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.כאשר נאדר מחליט באופן סופי שהוא נשאר באיראן, סימין מגישה בקשת גירושים.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.תום עובר במים הרפתקאות שונות.
Mükellefin tebliğ tarihinden başlayarak 30 gün içinde dava açma hakkı vardır.על ערעורים להיות מוגשים דרך הערכאה הראשונה תוך 30 יום מהוצאת פסק הדין.
Müdür hiç kapıyı açmadan önce motelden kaçtı.הנתב ירד מהאונייה עוד לפני שיצאה מפתח הנמל.
Kadınlar ise parmaklarını açmaz.רועי לא מרים אף אגודל.
İlk iki sezona kadar, yeni öyküleriyle yeni karakterlere yer açmak için bazı karakterlerin yazımı durduruldu.במהלך שתי העונות הראשונות, הוצאו מהסדרה מספר דמויות על מנת לפנות מקום לדמויות חדשות עם סיפורים חדשים.
Gözlerini hiç açmamıştır.אין פתיחה של העיניים.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.הם ניסו לפתוח את הדלת אולם היא הייתה נעולה.
El açmak için en az 101 sayınız olmalıdır.החוק משוריין ודרושה תמיכה של לפחות 61 ח"כים כדי לשנותו.
İzlanda isim sistemi bazen yurtdışına seyahat eden ailelerde sorunlara yol açmaktadır.שיטת השמות האיסלנדית גורמת לעיתים לאזרחי המדינה בעיות כאשר הם נוסעים לארצות אחרות.
Fakat, beklenen olmadı ve Rusya'nın savaştan çekilmesi Almanya için savaşın kazanılmasına yol açmamıştır.מכאן ואילך לא היה ביד רוסיה לנצח במלחמה.
Sırrını kimseye açma.אל תתחייבו לאיש.
Çantayı açmaya karar verirler.הוא פתח את הדלת.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.הטיפול בדרך כלל אינו מוביל להחלמה מלאה והיעלמות של ההפרעה.
Ayrıca sol tarafta bulunan ses açma ve kısma tuşlarının hemen altına bir tuş daha eklendiğini göreceksiniz.בנוסף ניתן לראות האוזנית של העלייה השמאלית ובצמוד לה את ורידי הריאה.
Active Directory gruplarındaki kullanıcıların oturum açma hızlarını geliştirildi Safari 7.0.3 içerir.האימון המתקדם מכשיר את לוחמי המסייעת לרובאי 07 בתוספת מגמה לסייר 07, רגם 07, ותצפיתן 07.
Yarbay Güride: Sayın Valim yolu açmak için silah kullanmak zorunda kalacağız.נוקר נע (דינמי) - הנוקר מוסתר בתוך הסדן, וכדי להתחיל את שרשרת הירי צריך לבצע פעולת נקירה.
Çiçek açmazlar, sporla ürerler.לא נרפה ממך, שממה מדברית לוהטת!
Banka, yakın zamanda şubelerini bütün Avrupa’da açmayı hedefliyor.לפיכך, הבריטים הצליחו למפות כמעט את כל הפעילות של המוסד לעלייה ב' באירופה.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.מקרי מוות מן המחלה הם נדירים.
Değişik meslek gruplarına kurslar açmak.(חוברות לכיתות הלימוד השונות.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.דבר שעורר חילוקי דעות וציפייה לסרטו.
Cihazın sağ tarafında ses yükselticisi ve kilitleme / kilit açma düğmesi bulunmaktadır.בצדו הימני של המסך קיים כפתור הדלקה/כיבוי.
9 Mart 1937'de cumhuriyetçi hatta bir gedik açmayı başardılar fakat bundan iyi bir şekilde yararlanamadılar.ב-9 במרץ 1937 פרצו האיטלקים דרך קווי הרפובליקנים, אך לא הצליחו לנצל את הפרצה להבקעה.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Осветлението причинява смърт на около 60 души годишно.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Депресията води до голяма безработица и бедност и до нарастващи обществени вълнения.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.Нападението на болничен кораб при всички други обстоятелства се счита за военно престъпление.
Windows XP Service Pack 2, güvenlik nedenleriyle .WRI dosyalarını açma yönündeki desteği azalttı.Windows XP Service Pack 2 изключва поддръжката за отваряне на .wri файлове заради проблеми със сигурността.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Трепанация – съзнателно пробиване на дупки в черепа се е практикувало още през 7000 г. пр.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Заболяването е причината за слабото зрение при 2.2 милиона хора, от които 1.2 милиона са напълно слепи.
Alohomora: Kilitleri açma büyüsü.Колопортус Магия за запечатване на врати.
Daha sonra yapılan bazı araştırmalar depremin zarara yol açmasını sağlayan etkenleri ortaya çıkardı.При изследването са били открити пропуквания, които биха могли да бъдат резултат от земетресение.
Montgomery'nin planı, cephenin kuzey kesimindeki mayınlı arazide iki koridor açmaya dayanmaktadır.С Операция Лайтфут, Монтгомъри се надява да отвори два коридора през минните полета на Оста на север.
Açmalarda elde edilen kerpiç kalıntılar bunu doğrulamaktadır.Множеството открития при правените разкопки са доказателство за това.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Заболяването много рядко причинява смърт.
Kaptan kapıyı açmaz.Жителите на крепостта не му отварят вратите.
Bu topraklarda geçirdiği yaklaşık otuz yıl onda fazla bir değişikliğe yol açmaz.И в продължение на изминалите над четиридесет години не се е наложило да го променят.
İlk iki sezona kadar, yeni öyküleriyle yeni karakterlere yer açmak için bazı karakterlerin yazımı durduruldu.През първите два сезона, някои герои са премахнати, за да направят място на други с нови истории.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Отпраят запитване за включване в Английската футболна лига.
Bu da yıldızın nispeten sönük görünmesine yol açmaktadır.И точно тогава неговата звезда започва да блести.
Bu varlık ise Firavun 90'ın geçmesi için kapı açmalıdır.Това кара Ото през 998 г. да предпиеме поход до Италия.
Heyman, Triple H'i kendisine saldırmasından ve darp etmesinden dolayı başka bir dava daha açmakla tehdit etti.След като си размениха няколко думи, Хеймън заплаши Трите Х с още едно дело за нападение и побой.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.Gađanje brodova bolnica je ratni zločin.
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.Ledolomac je naziv za posebno sagrađeni brod kojemu je svrha razbijanje leda radi otvaranja plovnih puteva.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.Ključ je uređaj koji se koristi kada se želi otključati ili zaključati brava.
İlk iki sezona kadar, yeni öyküleriyle yeni karakterlere yer açmak için bazı karakterlerin yazımı durduruldu.Tijekom prve dvije sezone neki likovi bili su "otpisani" kako bi napravili mjesta za nove s novim pričama.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Opekline od električne struje su uzrok oko 1000 smrti godišnje, dok munje usmrte oko 60 ljudi godišnje.
Sizin oyunu açma veya bop hakkınız vardır.On ima opciju uložiti ili učiniti check.
İlk girişimleri, Beyazıt, Koska’da Valide Mektebi (Emetullah Kadın Mektebi)’ni açmak idi.Njezine početne riječi čest su metonim za Hrvatsku (Lijepa Naša).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod