Ana içeriğe geç
Sözlük

açma ile cümle

açma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kültürdeki mikroorganizmalar sağlıklı bir organizmaya nakledildiğinde hastalığa yol açmalıdır.Kultivirani mikroorganizam može uzrokovati bolest nakon što se uvede u zdrav organizam.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Nakon povratka u stan, Rita pronalazi ključ, a Betty misteriozno nestaje.
Bu durum genç nüfusun dışarıya gitmesine yol açmaktadır.Najviše je do toga dovelo izrazito iseljavanje mladog stanovništva.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Nezaposlenost je česti uzrok kriminala i društvenih nemira.
O-ebilmek açmak dev yaptığında o kızgın.Tetko jedna, baš si se uprljao!
1967 yılında, Expo '67 Dünya Fuarı Etiyopya pavyonunu açmak için Kanada'nın Montreal şehrini ziyaret etti.U srpnju 1967., de Gaulle je posjetio Kanadu koja je bila domaćin svjetske izložbe Expo 67'.
Taboo, Rosemad'de gelirsiz bir resim okulu açmayı planlamaktadır.U planu ima osnovati neprofitnu školu umjetnosti u Rosemeadu.
Bu açmaz ortaya yeni bir vurguncu zümrenin çıkmasına yol açtı.I, kako ijedna vodi do konačnog obračuna sa snajperisticom?"
Durum genellikle komplikasyona yol açmaz.Bolest najčešće prolazi bez komplikacija.
Alohomora: Kilitleri açma büyüsü.Alohomora: Čarolija za otključavanje vrata, predmeta i tajnih prolaza.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.Kao odgovor na Naderovo protivljenje selidbi, Simin na sudu traži rastavu braka.
Bu kutuları açmak için herhangi bir anahtara ihtiyaç yoktur.U ovom slučaju ključeve nije potrebno čuvati u tablici.
‘Çapulcu’, ‘ayyaş’ dediği binlerce kişinin de dava açması lazım.Nedovršeni članak Cherrica koji govori o piću treba dopuniti.
Çantayı açmaya karar verirler.Dopytové otváranie dverí .
Sırrını kimseye açma.Nevydávajte za svoju prácu niekoho iného.
Gözlerini hiç açmamıştır.Sú vždy bez očí.
Hastalık köpeklerde ölüme kadar giden ciddi problemlere yol açmaktadır.Hromadná nákaza môže spôsobiť vážne zdravotné problémy až smrť.
8 Eylül'de 5.000 lağımcı, Burg burcunda büyük gedikler açmayı başarmıştı.Dňa 8. septembra päť tisíc skúsených tureckých ženistov znova vyhodilo do povetria veľkú časti hradieb.
Yenen kısmı, henüz açmamış yoğun çiçek durumudur.Vrchol tvorí skala s rozpadajúcimi sa žulovými blokmi, z ktorých už v súčasnosti nie je výhľad.
Kanalı yeniden açma projesi gündemdedir.Kanál je dodnes v prevádzke.
İsteyenin küçük işletme açmasına imkân tanındı.Pripisuje sa mu objav princípu najmenšej akcie.
Yandan taş alan kişi o taşı kullanarak elini açmak zorundadır.Hráč, ktorý je na ťahu, si vytiahne kameň.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Jeho proroctvá aj naďalej vyvolávali špekulácie a spory.
Final Eğitim Kurumları, 2006 yılından itibaren Final Okulları'nı açmaya başlamıştır.Systém financovania verejných vysokých škôl a jeho zmeny od roku 2006.
Şubat 1082'de, Venedikli ya da Amalfili bir yurttaşın kapıları Normanlara açmasından sonra Dyrrhachium düştü.Februarja 1082 je Drač padel, ker so Benečani ali Amalfijci Normanom odprli mestna vrata.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Bolezen je vzrok za slabovidnost 2,2 milijona ljudi, od njih je 1,2 milijona popolnoma slepih.
Bu sahneler sonradan Michelangelo'nun Son Hüküm freskine yer açmak için tahrip edilmiştir.Te slike so bile kasneje uničene, da so dale prostor Michelangelovi Poslednji sodbi.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Ta spor je najbrž tudi pospešil njegovo smrt.
Bunun nedeni bu hamlelerin çoban matına giden yolu açmalarıdır.Verjetno so prav zato pobrali palčke, ki jih je pustil pastirček.
Bu da kuramda büyük bir soruna yol açmaktadır.Vse skupaj mi predstavlja velik izziv.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Zelo neobičajno je, da bi bolezen povzročila smrt.
10 Eylül - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.10. september - Madžarska odpre zahodno mejo beguncem iz Vzhodne Nemčije.
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.Ledolomilec je ladja, posebej izdelana za plovbo po morju, ki je večino časa prekrito z ledom.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.Vratna kljuka je pritrjen mehanizem, ki služi za odpiranje ter zapiranje vrat.
Hükümet sınırları açmaya karar verdi.Sklenil se je zoperstaviti oblastem.
Geri çekilmeyen anlatıcı bir süre bekler, ardından elindeki fenerin üzerini açmaya karar verir.Objektni žarek vpade na objekt, kjer se od njega odbija, nato pa odbita svetloba vpade na fotografsko ploščo.
Vitamin ve minerallerin eksikliği hastalıklara yol açmaktadır.Pomankanje nekaterih vitaminov in mineralov.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.Šaudymas į laivus ligonines yra karo nusikaltimas.
Kaptan kapıyı açmaz.Tačiau jis netilpo pro vartus.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.Infekcija paprastai visiškai praeina nesukeldama lėtinių kepenų ligų.
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.Dėl ligos 2,2 milijonų žmonių prastai mato, o 1,2 milijonų visiškai apako.
Binanın girişi çok sağlamdı ve kapı kapandığı takdirde bir daha açmak mümkün değildi.Sienos buvo uždarytos, tad grįžti buvo nebeįmanoma.
Aracın üstüne açmak 22 saniyedir.Vienos mašinos salvės trukmė 20 sekundžių.
Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.Kartais pasitaiko, kad gimęs kūdikis neturi užkrūčio liaukos.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.Karius, kurie atsisakydavo šaudyti į civilius, sušaudydavo kariuomenė.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Visame pasaulyje per metus žaibas užmuša kelis šimtus žmonių.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Pradžioje nei olandai, nei anglai nebandė įkurti savo gyvenvietes šioje žemėje.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Krizė lėmė nedarbą, skurdą, socialinius neramumus.
Bu da sonunda büyük ihtimal hırpalanacağı yanlış anlamalara yol açmaktadır.Galiausiai suabejoja, ar tai jam iš tiesų atneš laimę.
Bu sırada alaydan yetişen kuvvetler bölgeye gelmiştir ve eylemcilerin ateş açması üzerine çatışma çıkmıştır.Po to visą grupė išėjo laukan, kur surengė šaudymą į taikinius.
İsyan, MÖ 497-495 yılları boyunca her iki taraf için de bir açmaz halinde devam etmiştir.497–495 m. pr. m. e. sukilimas tęsėsi nė vienai pusei negaunant pranašumo.
Herhangi bir düzenleme penceresi açmadan giriş alanına yapılacak işlerinizi girebilirsiniz.Į kai kurios pastatus bus įmanoma įeiti be krovimo langų.
1 tane yeniden başlatma, 1 açma düğmesi ve 1 tane de kilit düğmesine sahip olabilir.Užraktas turi bent vieną užrakinimo ir bent vieną atrakinimo metodą.
İzlanda isim sistemi bazen yurtdışına seyahat eden ailelerde sorunlara yol açmaktadır.Islandi nimesüsteem tekitab vahel peredele probleeme välismaal reisimisel.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Siiski nurjusid esimesed prantslaste katsed piirkonda asustada.
"Açmak" fiilinde de aynı durum söz konusudur.Sama käib "kingituste" kohta vaikimise eest.
Hükümet sınırları açmaya karar verdi.Valitsus otsustas omavalitsuste ühendamised.
Süveyş'in yeniden yapılandırılması 1973'te Mısır'ın Süveyş Kanalı'nı yeniden açmasından sonra başlamıştır.Suess ehitati uuesti üles, kui Suessi kanali aastal 1975 taasavati.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.See tekitas nende omavahelistes suhetes suuri pingeid.
Bu dokümanları birçoğunun pratikte kullanılıp kullanılmaması hususu kargaşaya yol açmaktadır.Selle probleemi sisulist käsitlemist väldivad oma graafiõpikutes paljud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod