Ana içeriğe geç
Sözlük

açma ile cümle

açma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bu teorinin ontoloji paradoksuna yol açma ihtimali vardır.Αυτή η θεωρία, ωστόσο, είναι ικανή να προκαλέσει το παράδοξο bootstrap.
Titürel'in sesi oğlu Amfortas'a Kutsal Kase'yi kapayan örtüyü açmasını söyler.Ακούγεται η φωνή του Τίτουρελ που λέει στο γιο του, Αμφόρτας, να αποκαλύψει το Δισκοπότηρο.
Hükümet sınırları açmaya karar verdi.Η κυβέρνηση καθορίζει τα κόμιστρα.
Aldarion kendini evliliğe zorlanıyor hissediyordu bunun için yeniden yelken açmaya karar vermişti.Καθυστέρησε όμως να επιστρέψει στο Μυστρά, επειδή σκεπτόταν να ξαναπαντρευτεί.
Tom seni ararsa telefonu açma.Μην του απαντήσεις αν σε πάρει τηλέφωνο ο Θωμάς.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.At skyde på et hospitalsskib er en krigsforbrydelse.
O kapıyı açma.Lad være med at ringe på døren.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Sygdommen resulterer i ca. 12.500 dødsfald om året pr. 2006.
Kültürdeki mikroorganizmalar sağlıklı bir organizmaya nakledildiğinde hastalığa yol açmalıdır.Den kultiverede mikroorganisme bør forårsage sygdom, når den introduceres i en rask organisme.
Liçi meyvesi, çiçek açmasından yaklaşık 100 gün sonra, Temmuz - Ekim ayları arasında olgunlaşır.Frugterne er modne ca. 100 dage efter blomstringen, dvs. løbende fra juli til oktober.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Denne kamp ledte også til hans død.
Bu kutuları açmak için herhangi bir anahtara ihtiyaç yoktur.Der behøves ikke en Keylogger for at tilgå denne form for information.
Üçüncü bir yaklaşım, çiçeklerin açmasını engellemeye yöneliktir.Det var ovenikøbet forbudt at flette blomsterkranse.
Ayrıca, göz bebeğini daraltmaya ve göz kapağını açmaya yarar.Derudover kan den mindske pupillen og løfte øjenlåget.
Titürel'in sesi oğlu Amfortas'a Kutsal Kase'yi kapayan örtüyü açmasını söyler.Titurels stemme høres, som beder sønnen, Amfortas, at afdække gralen.
Sonunda Batı Anadolu kıyılarına yelken açmaya karar verdiler.Han bestemte sig da for at udforske vestkysten af Antarktishalvøen.
Macaristan sınır kapılarını açmasıyla binlerce DAC vatandaşı Batı'ya geçti.Flere hundrede DDR-borgere flygtede da gennem det kommunistiske Ungarn til Vesten.
Başkan Ricardo Lagos yönetime geldiğinde sarayı halka açmaya karar vermiştir.Under Præsident Ricardo Lagos beslutter den chilenske regering at åbne La Moneda for offentlighedern.
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.Dxf3 Den sorte dronning kan hænge på f3, fordi tårnet på g8 binder den hvide bonde på g2.
Değişik meslek gruplarına kurslar açmak.En række faglige kurser.
Oyuncu kendi elini açmamış olsa dahi bu kural geçerlidir.Hvis vinderen ikke går ind på denne betingelse, beholder Akademiet statuetten.
Rüzgâr altına doğru dönmek kafayı açmak anlamına gelir.Ved lavtryk drejer vinden mod uret.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Den rejses kun i tilfælde af ophidselse og stridigheder.
Aldarion yeniden denize yelken açmak istiyordu.Dampskibet gik op ad Begna til Sørum.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Dette har imidlertid vært gjenstand for kontroverser og spekulasjoner.
İsteyenin küçük işletme açmasına imkân tanındı.Medgiften muliggjorde åpningen av en liten forretning.
Yine yamaçtaki açmada bu döneme denk gelen bir sur duvarı ortaya çıkarılmıştır.Utenfor er det gjenskapt en tidsriktig hage fra samme tidperiode.
Çantayı açmaya karar verirler.F.eks. for å lukke igjen poser.
Liçi meyvesi, çiçek açmasından yaklaşık 100 gün sonra, Temmuz - Ekim ayları arasında olgunlaşır.Frukten modnes i perioden juli til oktober, ca. 100 dager etter blomstring.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.På kvelden sitter man hjemme sammen med familien og åpner julegaver.
Gerçek bir hasara yol açmadı.Men noen direkte skade gjør de ikke.
Macaristan sınır kapılarını açmasıyla binlerce DAC vatandaşı Batı'ya geçti.Flere hundre DDR-borgere flyktet da gjennom det kommunistiske Ungarn til Vesten.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.Forget vil få Forth til å glemme det ordet du ber den om i tillegg til alle ord som er definert etter dette.
Başlangıçta kendimi çok açmam.Det møtte i starten ingen åpen motstand.
Okul açma yetkisi Milli Eğitim Bakanlığına verildi.Driften er overlatt til Local Education Authorities.
Yamaçtaki açmada en üst tabaka Hitit Dönemi, onun altında Erken Tunç Çağı'dır.På bunnen under stortareskogen er det et yrende liv.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Dette ble også hans død.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.En knappevrider er en gripeanordning som brukes for å låse eller åpne en dørlås.
Nisan sonu Mayıs ayı başında yapraklanmadan önce çiçeklerini açmaya başlar.Den blomstrer fra slutten av april til begynnelsen av mai.
Konserve açacağı, teneke kutuları açmak için kullanılan bir cihazdır.Formel som kan brukes til å åpne låste dører.
Bu durum yetkinin kötüye kullanılmasına yol açmaktaydı.Disse tiltakene førte til at rettssytemet fungerte mer effektivt.
Doğru orantılı, sıkı ve güçlü yapısı, büyük güç, çeviklik ve dayanıklılığa yol açmaktadır.Dens velbalanserte, tette og kraftige skikkelse vitner om stor kraft, smidighet og utholdenhet.
Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır."«Frihet er meningsløst hvis det ikke inkluderer friheten til å gjøre feil.»
Savaşta bozguna uğrayan Miletliler, Sisamlılara karşı dava açmak için Atina’ya geldi..Miletene kom til Athen for å legge frem sin sak mot samoerne.
İktisadi eylemlere örnek bir işyeri açmak veya işletmek, ev almak, bina inşaatı ve büroda çalışmak olabilir.En kan dermed impregnere og fargesette huset eller rommet i en arbeidsoperasjon.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Petir menyebabkan kematian sekitar 60 orang per tahun.
DHIU, yakın zamanda kapılarını tüm dünyadan gelecek öğrencilere açmaktayı planlamaktadır.Dalam waktu terdekat, DHIU berencana untuk membuka pintu untuk siswa dari seluruh dunia.
Akvaryumun 22.000'den fazla üyesi bulunmaktadır ve her yıl 1.3 milyon ziyaretçiye kapılarını açmaktadır.Akuarium memiliki lebih dari 22.000 anggota dan pengunjung lebih dari 1,3 juta pengunjung setiap tahunnya.
Çantayı açmaya karar verirler.Ia meminta dibukakan pintu gerbang.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Trepanasi, praktik pengeboran lubang pada tengkorak yang disengaja, dipraktikkan seawal sampai 7000 SM.
Oscar da bu konuyu açmamalarnı söyler.Joko juga menyebut agar tak mempermasalahkan persoalan ini.
Dördüncüsü, ABA’ya yol açmamalıdır.Keempat, vaksin tidak akan menyebabkan ADE.
ABD'de hastalık çoğunluğu atak dönemlerinde olmak üzere 50 milyar dolarlık zarara yol açmaktadır.Di Amerika Serikat, biaya penyakit diperkirakan $50 milyar, sebagian besar disebabkan oleh eksaserbasi.
Bunun üzerine Kongre, bir Impeachment (yargı yoluyla görevden alma) davası açmayı kararlaştırdı.Menyikapi hal itu, Hamka mengeluarkan surat keputusan (SK) mengenai penghentian edaran fatwa.
Kadınlar bu sırada kazanın ağzını açmayarak bahşiş alırlar.Namun mereka tidak bisa memaksa Mata Hari untuk membuka mulut.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.Bunga-bunga melati itu kemudian dijaga tetap dingin sampai matahari terbenam.
Uluslararası hukukta bir devletin, diğer devletlerde konsolosluk açma mecburiyeti yoktur.Hukum Internasional tidak mengharuskan suatu negara untuk mengakui negara-negara lain.
Gelin ile damat, elini açmaz.Maka titah baginda, usahlah balik dahulu.
II. Osman savaşın açmaza girmesini yeniçerilerin gayretindeki eksikliğe ve yozlaşmaya bağladı.Osman II menyalahkan kebuntuan perang pada kurangnya semangat dan "degenerasi" Yenicheri.
Æthelwulf 856 yılında İngiltere'ye döndüğünde siyasi olarak bir açmazla karşılaştı.Ketika mereka kembali ke Inggris pada tahun 856 Æthelwulf menemui krisis akut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod