Ana içeriğe geç
Sözlük

açma ile cümle

açma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sovyetler Birliği'nin çöküşü, Paris Barış Antlaşmaları için herhangi bir resmi değişikliğe yol açmamıştır.Розпад СРСР не привів до яких-небудь офіційних переглядів Паризьких мирних договорів.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Трепанацію, навмисне свердління отворів у черепі, практикували ще 7-му тисячолітті до н. е..
Gözlerini hiç açmamıştır.Він ніколи не дивився нам в очі.
Sizin oyunu açma veya bop hakkınız vardır.Ви можете підставити цитату власноруч або використовуючи бота.
Açmak için en az üç anahtardan iki tanesi gerekir.Для її відкриття слід завершити принаймні дві інші.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Для французів це також служило підставою не починати наступальних дій.
Başlangıçta kendimi çok açmam.Спочатку він не дуже сильно відзначався.
Eylül - Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük yıkımlara yol açmaktadır.З серпня по жовтень вирують урагани, часто виробляють сильні спустошення.
Bu iklim özeliği İlçede aynı anda farklı iklimlerin oluşmasına yol açmaktadır.Гармонія душі веде, в той же час, до щастя.
Durum genellikle komplikasyona yol açmaz.Ускладнень, як правило, не відбувається.
Daha sonra yapılan bazı araştırmalar depremin zarara yol açmasını sağlayan etkenleri ortaya çıkardı.Події переносяться на декілька років назад, щоб показати, що саме призвело до катастрофи.
Kutuyu açmayın. İçinde bomba olabilir.Не відкривай коробку. Всередині може бути бомба.
Soyut resim çalışmaları yapan İlhan İrem zaman zaman kişisel resim sergileri açmaktadır.Ільхан Ірем, який робить твори абстрактного живопису, періодично відкриває персональні виставки живопису.
O kapıyı açma.Neotvírej okno!
H341 Genetik hasara yol açma şüphesi var.H341: Podezření na genetické poškození.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.V důsledku zasažení bleskem umírá každý rok kolem 60 lidí.
VHDL’in o zamanlarki yükselen başarısı karşısında Cadence, dili standardlaştırmaya açmaya karar vermiştir.S rostoucím úspěchem VHDL se Cadence rozhodla vytvořit jazyk pro otevřenou standardizaci.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.Několik vojáků, kteří odmítli střílet do civilistů bylo syrskou armádou popraveno.
Oscar da bu konuyu açmamalarnı söyler.Oskar pak řekne, že to tak nemyslel.
Büyüyünce kendi restaurantını açmak istiyor.Rozhodne se proto otevřít vlastní restauraci.
Kadınlar ise parmaklarını açmaz.Lidi, nedejte se, držím vám palce.
Trepanasyon, kafatası içinde kasıtlı delik açma, milâttan önce 7,000 yılında uygulanmıştır.Trepanace, záměrné vyvrtávání otvorů do lebky, byla prováděna již od roku 7000 před Kristem.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.Jeho vystoupení nezabránilo klubu, aby sestoupil do English Football League Championship.
Süveyş'in yeniden yapılandırılması 1973'te Mısır'ın Süveyş Kanalı'nı yeniden açmasından sonra başlamıştır.Rekonstrukce Suezu začala krátce po znovu otevření Suezského průplavu v roce 1975.
Çantayı açmaya karar verirler.Dává příkaz k vytočení brány.
Bunun nedeni uzun namlulu topa ve bunu kullanacak mürettebata yer açmaktı.Vyskytl-li se nějaký problém, musela si s ním posádka poradit sama.
Bir kısmı deriyi delerek galariler açmak suretiyle beslenir.Plž hvězdici kousek po kousku požírá zaživa.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Došel až k ložnici, ale dveře byly zamčené.
Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir.Zaměstnanec může dát výpověď z jakéhokoli důvodu.
Fakat, beklenen olmadı ve Rusya'nın savaştan çekilmesi Almanya için savaşın kazanılmasına yol açmamıştır.Po návratu z Ruska byl přesvědčen, že nacistické Německo nemůže válku vyhrát.
Windows XP Service Pack 2, güvenlik nedenleriyle .WRI dosyalarını açma yönündeki desteği azalttı.Windows XP Service Pack 2 pak kvůli bezpečnostním odebírá možnost prohlížet soubory ve formátu .wri.
Ayrıca sol tarafta bulunan ses açma ve kısma tuşlarının hemen altına bir tuş daha eklendiğini göreceksiniz.Poté v Chlumíně podtéka silnici a dále přijímá zleva krátký přítok.
Banka, yakın zamanda şubelerini bütün Avrupa’da açmayı hedefliyor.Toužil po rozšíření jejich bot do celé Evropy.
Kasım 2012'de, tüm işletim sistemlerine konumlandırma platformunu açma kararı açıklandı.Do 1. listopadu musi vsechny nasi klienti aktivovat novy system bezpecnosti vlastnich uctu.
Bunu yapması hiçbir soruna yol açmamıştır.Slibuje, že nezpůsobí žádné potíže.
Blogger İnternette blog açmaya imkan sağlayan internet sitesi.Je internetovým blogerem s uměleckou tématikou článků.
El açmak için en az 101 sayınız olmalıdır.Pro jejich přijetí byla zapotřebí podpora minimálně 50 poslanců ze 101.
Liçi meyvesi, çiçek açmasından yaklaşık 100 gün sonra, Temmuz - Ekim ayları arasında olgunlaşır.Ovoce zraje od července do října, dozraje asi 100 dnů poté, co strom kvetl.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.Dohady se vedou i kolem jeho smrti.
Bu sahneler sonradan Michelangelo'nun Son Hüküm freskine yer açmak için tahrip edilmiştir.První tři jmenované výjevy později ustoupily fresce Posledního soudu od Michelangela Buonarottiho.
Ancak bu olumlu hava ilişkilerde bir gelişmeye yol açmadı.V příznivějším podnebí se jí nedaří.
Riskler insanların gelecekteki hayatlarına negatif etkisi olacağı şeklinde endişeye yol açmaktadır.Další oběti na životech by byly škodlivé pro budoucnost naší věci.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Fulgerul ucide circa 60 de oameni pe an.
Ancak, Entertainment Weekly dergisine göre bu durum Russo ile Romero arasında anlaşmazlığa yol açmadı.Entertainment Weekly a publicat o știre conform căreia, nu exista dușmănie între Russo și Romero.
Geri çekilmeyen anlatıcı bir süre bekler, ardından elindeki fenerin üzerini açmaya karar verir.Dar naratorul nu se trage înapoi și, după un timp, decide să-și aprindă felinarul.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Acest lucru a fost subiectul unor controverse și speculații.
Radyoaktif değildir ve belirgin bir kirliliğe yol açmaz.Nu este radioactiv și nu reprezintă o sursă periculoasă de poluare.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Aceasta duce la circa 12.500 de decese pe an conform datelor din 2006.
Dördüncüsü, ABA’ya yol açmamalıdır.În al patrulea rând, acesta nu va cauza ADE.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Este foarte neobișnuit ca boala să determine moartea.
Parti ayrıca Uluslararası Kızıl Yardım'ın İspanyol şubesini açmayı da başardı.De asemenea s-a implicat în reorganizarea Crucii Roșii Spaniole.
Fakat, beklenen olmadı ve Rusya'nın savaştan çekilmesi Almanya için savaşın kazanılmasına yol açmamıştır.Germania, la rândul ei, nu s-a apropiat de obiectivul de a scoate Rusia din război.
II. Bayezid'in doğum tarihi tarihçiler arasında tartışmaya yol açmaktadır.Data controversată a nașterii lui Baiazid al II-lea este argumentată de istorici.
Yani rastgele denenen bir şifrenin çanta kilidini açma olasılığı 1/1000'dir.Șansele ca alegerea ta să conțină un bob sunt de 1/3, de acord?
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.De îndată, el a poruncit să i se dea o cupă cu apă cu gheață și i-a făcut semn să se așeze.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.Cheia este un simbol cu rol dublu, de a deschide și de a închide.
Mera arazileri zayıf vasıflı olup, tarla açmaları nedeniyle azalmaktadır.Sunt vânați pentru blană și arealul lor se micșorează datorită defrișării.
Hatta anaokulu açma düşüncesi de vardır.De asemenea există o grădiniță pentru preșcolari.
Filipinler, 1990'ların başında durgun ekonomisini dışa açmaya başladı.Astfel s-a reușit stoparea inflației galopante de la începutul anilor 90.
Açmayın" anlamına gelmektedir.Nu te plictisești, vreau să spun”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod