Ana içeriğe geç
Sözlük

açma ile cümle

açma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.يسبب التغير المناخي العديد من المخاطر الكبيرة في مجال الزراعة.
Parmakla sola kaydırmakla kamera ruloyu açma.إضغط على زر ( Download ) أعلى يمين الشاشة.
Ancak bu durum ilçedeki nüfusun özellikle büyük kentlere gitmesine yol açmaktadır.مع ذلك هناك العديد من الطرق لتجاوز هذه المشكلة، وخصوصا في المناطق الحضرية.
Orihime, olaylara düşünmeden girişmeye eğilimlidir ve bu huyu bazen can sıkıcı sonuçlara yol açmaktadır.يُشجَّع على التفكير خارجَ الصندوق في هذه العمليات المبكّرة، بما أنّه غالبا ما يقود إلى حلول إبداعية.
Sırrını kimseye açma.ولا تمنعوها لمستحقيها.
Hem, nasıl ki büyük bir selin hücumunda, tâmir için duvarlarda delikler açmak gark olmaya vesîledir.كما هو الحال في الكلاب ، وسوف نعلق على الشصية جدار الأمعاء.
Çiçek açmazlar, sporla ürerler.ذكورها لا تفارق أزهار الخيميات.
1916'da Cemal Paşa'nın daveti üzerine okul açmak üzere Lübnan ve Suriye'ye gitti.وفي عام 1916 ذهبت للبنان وسوريا بناءُ على دعوة جمال باشا لفتح مدارس جديدة.
Daha henüz tarım ekonomisine dayalı olan Fransa’da böyle bir açmaz söz konusu değildi.ولم يكن هذا البرنامج الوحيد المدعوم من قبل منظمة الغذاء والزراعة في تلك الفترة.
Niyeti oraya yerleşime açmaktı, ancak su tedarikinin yetersiz olmasından dolayı bu planı da gerçekleşmedi.على الرغم من أنه كان من المفترض أن تغلق جنوم نفسها إلا أن الخطة لم تعمل بشكل جيد.
Kim uğrarsa uğrasın, kapıyı açmamalısın.كائن من يكون الذي يمر يجب ان لاتفتح له الباب
Tom kendi restoranını açmak istedi.أراد توم فتح مطعمه الخاص.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Os relâmpagos provocam a morte a cerca de 60 pessoas por ano.
Kendisini banyoya kilitler (o sırada eşi ve misafirleri kapıyı açmaya çalışmaktadır).Ele tranca si mesmo no banheiro (sua esposa e vários convidados do jantar batendo na porta).
O kapıyı açma.Pai, não abra já essa porta.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Isso resulta em cerca de 12 500 mortes por ano desde 2006.
Bu sahneler sonradan Michelangelo'nun Son Hüküm freskine yer açmak için tahrip edilmiştir.Essas obras foram mais tarde destruídas para criar um espaço para o Julgamento Final de Michelangelo.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.De volta ao apartamento, Betty abre a caixa e desmaia.
Açmayın" anlamına gelmektedir.Do Not Open».
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.O assunto é motivo de muitas discussões e especulações.
Savaş boyunca resim yapmaya devam etti ve bazı sergiler açmaya çalıştı.Por toda a guerra, ele continuou a pintar e conseguiu realizar várias mostras.
Bu zaman zaman Tuğçe ve Cem arasında gerginliğe yol açmaktadır.Pode amplificar tensão e corrente, até centenas de vezes.
Æthelwulf 856 yılında İngiltere'ye döndüğünde siyasi olarak bir açmazla karşılaştı.Ao retornar a Inglaterra em 856 Etelvulfo encontrou-se com uma aguda crise.
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.A dama preta não pode ser capturada porque a torre na g8 prega o peão branco na g2 (ver posição).
Avusturya Yeni Tünel Açma Yöntemi, 1957 ile 1965 yılları arasında tünel açmak için geliştirilen metottur.O novo método de Tunelamento Austríaco foi desenvolvido entre 1957 e 1965 na Áustria.
KBB'de en önemli yeri alerjik durumlarda aşırı miktarda salgılanarak belirtilere yol açmasıdır.Em locais com alta incidência a OMS recomenda tratamento com antibióticos em massa.
İnternet tarayıcısı ile sitenin kendisini açmaya gerek kalmadan 4shared hesabına hızlı erişim.Acesso imediato à conta do 4shared sem precisar abrir o site com o navegador da Internet.
İklim değişikliği dünyada biyolojik değişikliklere yol açmaktadır.Uma perspectiva semelhante foi adoptada em relação a mudanças biológicas.
Bu durum, saldırganların farklı sorgular açmalarını engeller, ancak sorguları değiştirmelerine engel değildir.É fácil lidar com as coisas enquanto elas não mostram sinal de irem mudar.
Yüz altmış ağır savaş gemisiyle Afrika'ya yelken açma emri verildi.Afundou um navio de guerra soviético com 39 toneladas.
Çantayı açmaya karar verirler.Use Grampo para abrir os cofres.
Bunaklıkları başlarına değişik maceralar açmaktadır.O destino os prepara várias separações.
Önde yeni pencereler uçuşu (iOS bir uygulama açmak gibi).Novas janelas abrem para frente (como a abertura de um aplicativo no iOS).
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Na realidade, porém, não existe quase nenhuma área do cérebro que pode ser danificada sem perda de funções.
Sigortadan aldıkları para onlara bir restoran açmalarını sağlar.Com seus ganhos ele compra um restaurante.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.Decidiram usar seus equipamentos de refrigeração em excesso para abrir uma pista de gelo nas proximidades.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.A infeção geralmente resolve-se sozinha e sem causar outras doenças no fígado.
Kapıyı açmak için kırmak zorundaydık.Tivemos de quebrar a porta.
1686'da katolik olması, eczanesini yeniden açmasına ve ders vermeye devam etmesine olanak sağladı.Hij werd in 1686 katholiek en was daardoor in staat om zijn winkel te heropenen en zijn lezingen te hervatten.
Gelin elini açmaz.Ik zal je de hand niet kussen.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Als hij terugkomt in de motelkamer blijkt Beth weg te zijn.
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.Dxf3 (zie diagram) De zwarte dame kan niet genomen worden, omdat de toren op g8 de witte pion op g2 pent.
Bu, ilişkilerinde güvensizliğe yol açmaktadır.Dit zorgt voor spanningen in hun relatie.
Bu da sonunda büyük ihtimal hırpalanacağı yanlış anlamalara yol açmaktadır.Dat is het begin van iets wat uiteindelijk verkeerd zal aflopen.
Bu zaman zaman Tuğçe ve Cem arasında gerginliğe yol açmaktadır.Er ontstaat steeds meer jaloezie en spanningen tussen de drie.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.De ziekte leidt zeer zelden tot de dood.
Açmayın" anlamına gelmektedir.Gewoon niet aan beginnen dus'.
Ancak beyaz renkli yelkenleri açmayı unutmuştur.Hierdoor vergat hij het witte zeil te hijsen.
Rusya'nın başkent Tshinvali'de elçilik açma konusunda planları vardır.Rusland besloot zijn ambassade in de Georgische hoofdstad Tbilisi te sluiten.
Ormanlar ve çayırlar, tarım alanı açmak için yakılmaktadır.Bossen worden hier gekapt of verbrand om plaats te maken voor landbouwgrond.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.De volgende ochtend komt de familie naar beneden, om blij de cadeaus uit te pakken.
Çiçek açmasından birkaç hafta sonra olgunlaşır.Na enkele dagen vinden ze de bloem.
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.Mar Menor staat ook bekend om haar goede stranden (Blauwe vlag) en heldere water.
Fakat, Almanya için bu olay savaşın kazanılmasına yol açmamıştır.Het is niet waar, dat Duitsland schuld draagt aan deze oorlog.
TARDIS'in kapılarını açmaya yarayan anahtar.Sleutel van de nacht, die dient om deze poorten te openen.
Usta bu kez Grace'ı Ahenk Gözünü açmaya ikna eder.Ditmaal is Otto de eerste om de heerlijkheid te verheffen.
Çantayı açmaya karar verirler.Ze weten de kooi open te krijgen.
Klasik etimolojiye göre, Latince aperire (açmak); ağaçların çiçek açmaya başladığı mevsimi ima eder.De kunst is volgens Zeami: oud lijken maar nog steeds de bloem laten bloeien.
Ancak bu durum ilçedeki nüfusun özellikle büyük kentlere gitmesine yol açmaktadır.Hierdoor kan men zich, met name in bepaalde stadsdelen, onveilig voelen.
Çiçek açmazlar, sporla ürerler.Geen bloemenslingers maken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
açma ile cümle - Sayfa 25 - açma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App