Ana içeriğe geç
Sözlük

açma ile cümle

açma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kapıdan geçmek zorunda kalan Kratos o kapıyı açmak için bir anahtar bulması gereklidir.Ci saranno porte che necessiteranno di una chiave per essere aperte.
Fakat, Almanya için bu olay savaşın kazanılmasına yol açmamıştır.Questa azione non determinò comunque la dichiarazione di guerra alla Germania.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.È dotato di una manopola situata al centro per poterlo aprire o chiudere.
Radyoyu açmak için butona bastım.Я нажал на кнопку, чтобы включить радио.
Şişeyi açmak için turbişonun var mı?У тебя есть штопор, чтобы открыть бутылку?
Kimseye açmaНикому не открывай!
Tom kilidi anahtar kullanmadan açmaya çalışıyor.Фома пытается открыть замок без ключа.
KGB yetkilileri ilione'nin geçit töreni sırasında perdeleri açmayı yasakladı.Кагебешники запретили Илоне открывать шторы во время парада.
Kapıyı açmak için, magnetik kart gerekiyor.Чтобы открыть дверь, нужна магнитная карта.
Beni bavulu açmaya zorladılar.Меня заставили открыть чемодан.
Daha çok iş yeri açmaya ihtiyacımız var.Нам нужно создавать больше рабочих мест.
Üçüncü bir yaklaşım, çiçeklerin açmasını engellemeye yöneliktir.Третий подход предотвращает открывание цветков.
VHDL’in o zamanlarki yükselen başarısı karşısında Cadence, dili standardlaştırmaya açmaya karar vermiştir.Во время увеличивающейся популярности языка VHDL, Cadence приняла решение добиться стандартизации языка.
Sovyetler Birliği'nin çöküşü, Paris Barış Antlaşmaları için herhangi bir resmi değişikliğe yol açmamıştır.Развал СССР и Югославии не привел к каким-либо официальным пересмотрам Парижских мирных договоров.
Bender Çatışması olayları 31 Ocak 1713'te Türk topçuların İsveç kampına ateş açmasıyla başladı.31 января 1713 года турецкая артиллерия обстреляла шведский лагерь.
Genelkurmay, Easterhazy hakkında dava açmak zorunda kaldı.Они начали кампанию, чтобы отдать Эстерхази под суд.
Dolabın kapısı açmaya çalışır ama kapı kilitlidir.Она пытается открыть дверь, но та заперта.
Kaptan kapıyı açmaz.У Доктора не получается открыть дверь.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.Изменения климата приводят к большим убыткам в сельском хозяйстве.
Pratik güvenlikte, bu yeni saldırılarla ilgili en büyük endişe, daha etkili saldırılara yol açmalarıdır.Интересная проблема — установить соответствующие цели для безопасности против этих более продвинутых атак.
Gözlerini hiç açmamıştır.Он никогда не смотрел нам в глаза.
Bamyanın kurutulması, çiçek açar açmaz toplanıp ipe dizilerek güneş altında bekletilmesi ile olur.Лучшим временем для обозрения скал является летний рассвет, во время которого солнце встаёт между скалами.
Aynı yıl NATO'nun istasyonunu bu adada açmasıyla göze çarptı ve adanın tam bağımsızlığına son verildi.В тот же год на острове была построена база НАТО и королевство окончательно перестало быть независимым.
2006 yılı itibarıyla senede yaklaşık 12.500 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Заболевание приводит приблизительно к 12 500 смертям в год, по состоянию на 2006 год.
Her biri o renkte olan anahtar deliklerine uymakta ve kilitli kapıyı açmaktadır.Каждый ключ имеет свой цвет и открывает соответствующую пещеру.
Çantayı açmaya karar verirler.Он открыл чемоданчик.
Durum genellikle komplikasyona yol açmaz.Определение обычно не вызывает сложностей.
Bunu yapması hiçbir soruna yol açmamıştır.Не думаю, что у него с этим могли бы возникнуть проблемы.
Sistemlerin meşrulaştırılması, mevcut sosyal düzenlemelerin korunmasına ve devamlılığına yol açmaktadır.Социальный контроль, по их мнению, служит достижению и поддержанию стабильности социальной системы.
Çiçek açmazlar, sporla ürerler.Цветоложе без прицветников.
Sizin oyunu açma veya bop hakkınız vardır.Главное условие: предъявить свой абонемент или билет на игру.
Ama yeni bir bulgu bu görüşün doğruluğundan kuşku duyulmasına yol açmaktadır. (...).Но теперь такой взгляд мне кажется сомнительным из-за следующего противоречия.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.В результате утром французы абсолютно не были готовы к отражению атаки.
Ne yazık ki ilişki, ikisi için de kötü sonuçlara yol açmaya başlamıştır.Это свидание будет иметь далеко идущие последствия для обоих.
Bana evletini açmanın yanında, yaşamlarına ve kültürlerine dahil ettiler." demiştir.Я так проникся их любовью, их культурой».
Bu form ölüme yol açmaz.Мы не можем попрать смерть.
İlk önce kapıyı açmaları lazım.Поэтому они и открыли дверь.
Şubat 1082'de, Venedikli ya da Amalfili bir yurttaşın kapıları Normanlara açmasından sonra Dyrrhachium düştü.В феврале 1082 года Диррахий пал после того, как венецианец Амальфиан открыл городские ворота.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.Разногласия в семье приводят к тому, что Симин подаёт на развод.
1926 yılından itibaren özel okul açma fikrini olgunlaştırmaya başladı.К 1926 году он смог открыть свою собственную студию.
Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır.Однако когда он начинает поднимать острые социальные проблемы, это приводит к его политическому краху.
Macaristan sınır kapılarını açmasıyla binlerce DAC vatandaşı Batı'ya geçti.Встречать гостей с Востока вышли тысячи жителей Западного Берлина.
Ayrıca, kralı Habsburg Avusturyası'na savaş açmaya zorladılar.Принц Апафи объявил войну против Австрии.
Bir başka görüşe göre, Nieto kral ve kraliçe için kapıyı açmaktadır.Среди репродуктивных особей в гнезде выделяют короля и королеву.
Transferi Arsenal'da herhangi bir tartışmaya yol açmadı.В итоге Отар в «Арсенал» не перешёл.
Ateş açmadan evvel "Ben bir Müslüman Amerikalıyım, İsrail'e kızgınım" diye bağırdı.وصرخ "أنا مسلم أمريكي، أنا غاضب من إسرائيل" قبل أن يبدأ إطلاق النار.
Çantayı açmaya karar verirler.قرر فتح الصندوق.
1686'da katolik olması, eczanesini yeniden açmasına ve ders vermeye devam etmesine olanak sağladı.وفي سنة 1686 م، أصبح بإمكانه إعادة افتتاح صيدليته، وإلقاء محاضراته من جديد.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.وأكدوا أيضا أن الجنود الذين رفضوا إطلاق النار على المدنيين أعدموا على أيدي الجيش السوري.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.ولا تغرس لكم الآمال إلاّ ما تجتنيه الآجال، وأقلّوا الرغبة في ما يورث العطب، فكل ما تزرعه العاجلة تقلعه الآجلة.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.وإنه من غير المألوف للغاية أن يؤدي هذا المرض إلى الوفاة.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.وعادةً ما تنتهي العدوى تماماً وبدون حدوث أمراض للكبد.
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.والجُحُّ: صغار البطيخ أو الحنظل قبل نُضْجِه، واحدته جُحَّة، وهو الذي تسميه أَهل نَجْدٍ الحَدَجَ.
Sonra kendi kutusunu öğrenmek için geriye kalan kutuları açmaya başlar.وتستمر المفاوضات حتى فتح آخر علبة، للتوصل في النهاية إلى فتح صندوقه الخاص.
Alohomora: Kilitleri açma büyüsü.الوهومورا Alohomora لفتح الباب.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.ومن جانب آخر كانت هذه العودة خطرأً على حياته أيضا .
İnternet tarayıcısı ile sitenin kendisini açmaya gerek kalmadan 4shared hesabına hızlı erişim.وصول فوري إلى حساب 4shared دون الحاجة إلى فتح الموقع ذاته مع متصفح إنترنت.
Değişik meslek gruplarına kurslar açmak.رفع مستوى الأطر المهنية المختلفة.
İlk önce kapıyı açmaları lazım.سيكون عليك فتح البوابة.
Hıdrellezde baht açma törenleri oldukça yaygın olarak uygulanır.في بعض البلدان إطلاق الصراح بكفالة هو أمر شائع.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod