açlık ile cümle
açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oyuncunun iyi beslenmiş olması gerekir yoksa açlık sorunundan dolayı ölünebilir.The player must stay well fed or they will die of starvation.
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.The sorcerer leaves them to die of thirst and starvation.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.In the early 20th century suffragettes frequently endured hunger strikes in British prisons.
Ağır yoksulluk ve açlık ile sınanan genç ve tecrübesiz bir hükümet vardı.They had a young and inexperienced government, which resulted in severe poverty and hunger.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.In 1980, seven prisoners participated in the first hunger strike, which ended after 53 days.
Oğluyla karısı 1630–1632 yıllarında yaşanan kıtlıkta açlıktan ölmüştür.However, both his son and wife starved to death in the famine of 1630–1632.
Bunun sonucunda oluşan açlıkla da İzlanda nüfusunun çeyreği öldü.The ensuing starvation killed a quarter of Iceland's population.
Isı, açlık, korku, koku.The heat, the hunger, the fear, the smell.
Uzun süreli açlık.Hunger Forever.
Serinin ilk kitabı olan Açlık Oyunları, 14 Eylül 2008'de basıldı.The Hunger Games is the first book in the series and was released on September 14, 2008.
Kocasına göre, Sutude açlık grevine dört hafta sonra 23 Ekim'de sona erdirdi.According to her husband, Sotoudeh ended her hunger strike four weeks later, on 23 October.
Denny Barry ve Andrew O'Sullivan açlık grevinde öldü.Two men, Denny Barry and Andrew O'Sullivan, died on the strike.
Esirler açlık, yılan ısırması ve hapishane görevlilerinin işkenceleri nedeni ile ölmüştür.The captives died of starvation, snake bites, and murder and torture by prison guards.
Bu kriz sonrasında yaklaşık 100 milyon insan, açlık konusunda etkilenmiştir.After the storm, approximately 100,000 people were facing starvation.
Böcek birkaç saat içerisinde yemeyi bırakır ve açlıktan ölür.The insect stops eating within a few hours and eventually starves.
Bunun yanında açlık duygusunu ve yeme miktarını da düzenler.They have also been known to reduce hunger and the desire to eat.
Bir köylü daha açlıktan ölmüştür.No farmer died in hunger.
Açlık Oyunları, Suzanne Collins'in yazdığı çoksatan roman.The Hunger Games by Suzanne Collins.
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.Cassius Dio states that Antonia imprisoned Livilla in her room until she starved to death.
Açlık'taki performansından dolayı İngiliz Bağımsız Film Ödülü'nü kazandı.He received the British Independent Film Award for his performance.
Açlık nadir değildi.Starvation was not uncommon.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.The city was struck with famine and pestilence.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Les Aubes sauvages, Coll.
Sadece açlıklarını giderebilmek için, insanlara saldırır.He needs only to feed his hunger.
Açlık sanatçısı öldüğünde otlarıyla birlikte taşınır ve yerine bir panter konur.The hunger artist was buried with the straw of his cage and replaced by a panther.
Ocak 2016'da kasabada insanların açlıktan ölmeye başladığı duyurulmuştur.In January 2016 there were reports that he had been on hunger strike.
Nisana kadar, toplam 95.000 Yahudi Lublin’e sürgün edilmişti ve birçoğu açlıktan ölmüştü.In total, about 95,000 Jews were deported to the Lublin Reservation.
Daha sonra Şiraz'ın dışındaki kırlara yürüdü ve şehri açlıktan öldürmeye çalıştı.He then marched to the countryside outside Shiraz and prepared to starve the city.
Bu durumu protesto etmek için 3 günlük bir açlık grevi yaptı.Three weeks later, she went on a hunger strike to protest against conditions at the prison.
Söylendiğine göre kendi annesi açlıktan ölmüştür.It is thought to have died from starvation.
Açlık, Knut Hamsun'un 1890 tarihli romanı.En kjærlighedshistorie, 1898) is a novel by Knut Hamsun.
Tekrar açlık oyunlarına katılırlar.He was present at the reaping in The Hunger Games.
Gidenlerin çoğu açlıktan ve sıtmadan, öldü.Many of those died of starvation and exposure.
Sonraki günlerde açlık ve susuzluktan ölme tehlikesi baş gösterir.Over the following days, the men face death by starvation and thirst.
Afrika'daki açlık, Afrika genelinde egemen olan açlık sorunu.For their series on the plight of the hungry in Africa.
Milyonlarca sivil açlıktan, katliamlardan veya başka sebeplerden hayatını kaybetti.Millions of civilians died from starvation, exposure, atrocities, and massacres.
Yolda birçoğu açlıktan, soğuktan ve hastalıktan ölür.Many more die from radiation sickness, starvation and cold.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.He died while on hunger strike.
Açlık, Steve McQueen'in yönettiği 2008 tarihli film.Hunger (2008) - film directed by Steve McQueen.
Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak, 2013 yapımı sinema filmi.The Hunger Games: Catching Fire (2013).
Kızı Leningrad Kuşatması sırasında açlık nedeniyle öldü.She died of starvation during the Leningrad Blockade.
Açlıklara uğradı.Famine began.
Fakat kuraklık, kıtlık ve açlık sorunları çözülemedi.Poverty, hunger and disease was rife.
Geri kalan 896 denizciden sadece 316 denizci açlık ve köpekbalıklarına rağmen hayatta kalabildi.Out of 6426 initial troops of the detachment, only 1650 have survived the air raids and starvation.
Kitabın Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak adlı film uyarlaması 22 Kasım 2013'te gösterime girdi.A film adaptation, The Hunger Games: Catching Fire, was released on November 22, 2013.
"Açlık" Berlin'de basıldı.Winterscheidt lived in Berlin.
Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45'i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle ölmüştür.Fifty-four percent of the island's population died due to starvation and disease.
Bu şekilde açlıktan, susuzluktan veya genellikle yorgunluktan zayıf düşerek ölmeleri sağlanır.Usually because they are hungry or just bored.
Uluslararası ilişkiler alanında insanların açlık veya kıtlık durumunda bulunmamasını belirtir.Individuals who are food secure do not live in hunger or fear of starvation.
Ukraynalı öğrencilerin protestolarına ve açlık grevlerine istifa etmek zorunda kaldı.He witnessed the anti-Communist hunger strike of the Ukrainian students there.
En iyi bilinen rolleri Açlık Oyunları (film) filminde canladırdığı Primrose Everdeen'dir.She is best known for her role as Primrose Everdeen in The Hunger Games film series.
Savaş sonrası dönemde yoğun açlık ve kıtlık yaşanmıştır.During the post-war period, hunger and unemployment increased.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 – Bobby Sands, an Irish Republican who died during a hunger strike while imprisoned.
Uyku öncesi açlık.Le Sommeil délivré.
Afrikanın başka bir yerinde açlık vardı.Elsewhere in Africa there was famine.
Açlık, bir kitle imha silahı olarak kullanılmaya başlanmıştı, ilkel, ama çok etkili.Starvation was being used as a weapon of mass destruction -- primitive but extremely effective.
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varThe fact is, we have an enormous buffer in rich countries between ourselves and hunger.
Ve söylediğim gibi, dışarıda değişimi için açlık var.And as I say, there is a hunger for change out there.
Bu kadar fakirlik, açlık yeter.Enough time being poor, starving.'
Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.We have war, recession, hunger, poverty, starvation, illness.