açlık ile cümle
açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Jag tror hon försökte berätta att jag skulle svälta.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.그녀는, 제 생각에, 제가 굶어죽을 것이라는 것을 알려주려고 했습니다.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Luullakseni se koetti saada minua ymmärtämään, että kuolisin nälkään.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Menurut saya, dia mencoba memberi tahu bahwa saya akan kelaparan.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Myslím, že mi dávala najevo, že takhle vyhladovím.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Myslím, že sa mi tak snažila povedať, že umriem od hladu.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Pokazywała, że umrę z głodu.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Вона, напевно, попереджала, що я можу померти з голоду.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Наверное, хотела предупредить меня, что я могу умереть от голода.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Опитваше се, мисля, да ме накара да разбера, че щях да умра от глад.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.היא הייתה, אני חושב, מודיעה לי שאני הולך לרעוב.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.واعتقد انها كانت تحاول ان تشرح لي انني سوف اموت من الجوع
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.それでも彼女はあきらめず
Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.la faim, la pauvreté, la famine, la maladie.
Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.Имаме войни, финансови кризи, глад, бедност, болести.
Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.المجاعة، الفقر والمرض.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Kita tidak bisa membangun dunia yang bebas dari perperangan, kemiskinan dan kelaparan.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Können wir niemals eine Welt ohne Krieg, Hunger und Armut haben.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Non possiamo costruire un mondo senza fame guerre e povertà.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.No podemos construir un mundo libre de guerra, pobreza y hambre.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.Δεν μπορούμε να χτίσουμε τον κόσμο χωρίς νομοθεσία, φτώχεια και πείνα.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.これらは全て宗教がずっと言い続けてきたのだが、実現する方策を持たなかった。
Senin gibi bir kız bir keresinde açlıktan ölmeyi denedi.Ein Mädchen wie du hat mal versucht, sich zu Tode zu hungern. Voll entschlossen war sie.
Senin gibi bir kız bir keresinde açlıktan ölmeyi denedi.O fatã ca tine a încercat, odatã, sã se înfometeze pânã la moarte.
Senin gibi bir kız bir keresinde açlıktan ölmeyi denedi.On a déjà eu ici une nana comme toi.
Senin gibi bir kız bir keresinde açlıktan ölmeyi denedi.Pewna dziewczyna podobna do ciebie próbowała raz zagłodzić się na śmierć.
Senin gibi bir kız bir keresinde açlıktan ölmeyi denedi.Μια κοπέλα σαν και σένα μια φορά προσπάθησε να πεθάνει απο την πείνα.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Aş face greva foamei înainte să las pe cineva să-mi ia Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Če bi mi kdo poskušal odvzeti Googlov Book Search, bi uprizorila gladovno stavko.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Éhségsztrájkba fognék, nehogy elvegyék tőlem a Google könyvkeresőjét.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Farei lo sciopero della fame se mi togliessero la Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Haría huelga de hambre antes de permitirles que me quiten la búsqueda de Google Libros.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Ich würde in einen Hungerstreik treten, bevor ich mir die Google-Büchersuche wegnehmen ließe.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Ik zou eerder in hongerstaking gaan dan dat ik me Google Book Search laat afnemen.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Je ferai une grève de la faim pour éviter qu'on m'enlève Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Jeg ville sultestrejke før jeg ville tillade at Google Book Search blev taget fra mig.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..'구글 책 찾기' 서비스 폐지하는 날, 단식 투쟁 들어갈 거에요.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Rozpoczęłabym strajk głodowy, gdyby ktoś odebrał mi Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Tôi có thể chịu đói trước khi tìm kiếm trên Google bằng máy tính xong.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Zahájila bych hladovku, kdyby mi chtěli sebrat Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Θα κατέβαινα σε απεργία πείνας, πριν τους αφήσω να μου στερήσουν την αναζήτηση βιβλίων του Google.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Бих започнала гладна стачка, ако заплашат да ми отнемат търсенето на книги в Google.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Я б оголосила голодування, якщо б від мене хотіли забрати гугл-пошук по книгах.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Я устрою голодную забастовку перед тем, как отберут Гугл-поиск по книгам.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..הייתי פותחת בשביתת רעב לפני שהייתי נותנת להם לקחת ממני את Google Book Search
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..من الممكن أن أعتصم مضربة عن الطعام قبل أن أتركهم يأخذوا مني خاصية البحث عن كتاب في جوجول .
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..でもコンピュータがするのは
Şükran günü; para yok, yemek yok. Açlıktan ölmeyeceğiz, ama babam işleri tam anlamıyla batırmış.Dia de ação de graças, sem dinheiro, sem comida. não íamos morrer de fome, mas o meu pai estava muito confuso.
Tabii! Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Il est de votre responsabilité de nourrir les otages, je meurs de faim!
Tabii! Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.ストロベリー・バナナパンケーキとか
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.C'était la première fois que j'entendais que le peuple de mon pays souffrait.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Det var första gången jag hörde talas om att folk led i mitt land.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Det var første gang jeg hørte at der var folk, som led, i mit land.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Dit was de eerste keer dat ik hoorde over het leed in mijn land.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Ensimmäistä kertaa kuulin, että maani ihmiset kärsivät.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Era la prima volta che sentivo che persone nel mio paese stavano soffrendo.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Era la primera vez que escuchaba que las personas estaban sufriendo en mi país.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Era prima dată când auzeam că oamenii din țara mea sufereau.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Ez volt az első alkalom, hogy tapasztaltam, hogy az emberek szenvednek az országomban.
Ülkemdeki insanların açlık çektiğini ilk kez duymuştum.Ich hörte zum ersten Mal davon, dass Menschen in meinem Land litten.