açlık ile cümle
açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Ik voelde me verstikt dat ik zoveel eten had in Amerika, maar dat mijn vader van honger was gestorven.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.저는 미국에서 이렇게 많은 음식을 먹고 있는데 제 아버지께서는 기아로 돌아가셨다는 사실에 숨이 막혔습니다.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Me sentí tan sofocado que tenía tanta comida en EE. UU., sin embargo, mi padre murió de inanición.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Saya merasa sangat tercekik karena saya memiliki banyak makanan di Amerika, namun Ayah saya mati kelaparan.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Sentia-me tão sufocado por ter tanta comida na América, no entanto, o meu pai tinha morrido de fome.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Soffocai all'idea di avere così tanto cibo in America, mentre mio padre era morto di fame.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Tôi cảm thấy rất bức bối rằng tôi có rất nhiều thức ăn ở Mỹ, mà cha tôi lại đã chết vì đói.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Úgy éreztem megfulladok attól, hogy mennyi ételhez juthatok Amerikában és mégis, az apám éhen halt.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Ένιωσα να πνίγομαι που ενώ εγώ είχα τόσο πολύ φαγητό στην Αμερική, ο πατέρας μου πέθανε από την πείνα.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Задушаваше ме мисълта, че в Америка имах толкова много храна, а баща ми беше умрял от глад.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Я почувався страшенно пригніченим, адже я мав стільки їжі в Америці, а мій батько помер з голоду.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.Я почувствовал, что задыхаюсь, от того, что у меня так много еды в Америке, а мой отец умер от голода.
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.شعرت بالغصة لأنني كنت أحصل على طعام كثير في أمريكا ووالدي مات جوعاً
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.父は飢死したのです その夜 思ったのは 父に料理を作ってあげたかった
O kadar çok yiyecek vardı ki Amerika'da, tıkandığımı hissettim, gene de babam açlıktan ölmüştü.美國有咁多嘢食令我好唔習慣 因為畢竟我嘅父親死於饑荒
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Des voix, dans mon esprit, d'amis égorgés. Des amis comme Lual morts à mes côtés de faim.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.죽임을 당하는 친구의 목소리가 내 머리 속에 울려 퍼진다. 내 곁에서 친구 루알은 죽었다. 굶주림으로.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Sok embert láttam meghalni mint legyeket. De nem láttam olyan halott ellenséget, amelyiket én öltem volna meg.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Stemmen in mijn hoofd van vrienden die zijn gedood. Vrienden als Lual die stierf aan mijn zijde van de honger.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Stimmen im Kopf, von Freunden die getötet Freunden wie Lual, die an meiner Seite starben, an Hunger.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Voci în capul meu, ale prietenilor care au fost ucişi. Prieteni ca Lual care a murit lângă mine de foame.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Voci nella mia testa, di amici caduti in guerra. Amici come Lual morto al mio fianco di fame.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.W mej głowie głosy przyjaciół, którzy zostali zabici. Przyjaciół jak Lual, który zginął u mego boku z głodu.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.В голове звучат голоса моих убитых друзей. Таких же, как Луал, который умер у меня на руках от голода.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.Гласове в мозъка ми, на избити приятели. Приятели като Луал, който умря до мен от глад.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.קולות בתוך מוחי, של חברי שנשחטו. חברים כמו לואל, שמת לצידי, שגווע ברעב.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.صوت من عقلي، لصديق كان مقتولاً. صديق مثل لوال الذي مات بجانبي، من الجوع.
Ölen dostlarımın zihnimdeki sesleri... yanıbaşımda ölen arakadaşım Lual gibi... çoğu açlıktan öldü.僕のそばで お腹をすかせて 友達が死んだ 火が燃え広がるジャングルや不毛の地で
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Anche se starei meglio senza questo appetito.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Det skulle vara skönt att slippa hungern, dock.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Det ville dog være skønt at slippe for sulten.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.En kyllä välitä näläntunteesta, joka tähän liittyy.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Mas seria melhor não ter esta sensação de fome associada.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Pero ojalá pudiera deshacerme de la sensación de hambre.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Szkoda tylko, że przejąłem też uczucie głodu.
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Αν και θα μπορούσα να μην έχω και το αίσθημα της πείνας!
Onun getirdiği açlık duygusuyla başa çıkabilirim ama.Но я мог бы обойтись без чувства голода, полученного в придачу.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Ele exclud oamenii care au murit ca urmare a războiului civil, de foame sau bolnavi, de exemplu.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Essi escludono coloro che sono morti per le conseguenze della guerra civile, per fame o malattia, per esempio.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Il est également important de souligner que ces chiffres ne révèlent qu'une partie de l'histoire.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.수치들은 내전의 결과로 사망한 사람들, 예를 들면 기아와 질병으로 사망한 사람들을 배제합니다.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Nezahŕňajú ľudí, ktorí zomreli následkami občianskej vojny, akými sú napríklad hlad a choroby.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Những con số đó chưa tính đến những người đã chết do nội chiến, hay do nạn đói, dịch bệnh chẳng hạn.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Они не включают людей, которые погибли в следствии гражданских войн, например, от голода или болезни.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.Те изключват хората, които са умрели в резултат на гражданската война от глад или от болести например.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.הם לא כוללים בני-אדם שמתו בעקבות מלחמות אזרחים מרעב או ממחלות, למשל.
Örneğin iç savaşın yol açtığı açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirenler bu hesaba dahil değil.例えば内戦の結果として餓死 病死した人々の数は ここでは含まれていません またこれらの数字に含まれていないのは
Örneğin salgın hastalıklar, veba, açlık전염병, 악성 전염병, 역병 그런 기근이
Örneğin salgın hastalıklar, veba, açlıkPředstavoval si, že této úrovně se dosáhne díky dobré úrodě,
Örneğin salgın hastalıklar, veba, açlıkالأوبئة، ..الامراض والطاعون والمجاعة
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Azt hiszem, tudatni akarta velem, hogy éhen fogok halni.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Cô nàng sẽ, tôi nghĩ, cho tôi biết là tôi sắp chết đói rồi.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Credo che volesse farmi capire che sarei morto di fame.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Creo que quería decirme que me iba a morir de hambre.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Ela, creio, que me dava a entender que eu ia morrer à fome.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Elle voulait, je pense, me faire savoir que j'allais mourir de faim.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Hun ville, tror jeg, lade mig vide at jeg ville sulte.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Ich glaube, sie wollte mich wissen lassen, dass ich verhungern würde.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Ik denk dat ze me liet weten dat ik zou verhongeren.
Sanırım bana açlıktan öleceğimi anlatmaya çalışıyordu.Încerca, cred, să îmi spună că voi muri de foame.