açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varΕίναι γεγονός ότι υπάρχει μια τεράστια απόσταση στις πλούσιες χώρες ανάμεσα σε εμάς και την πείνα.
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varВсъщност имаме огромен буфер в богатите държави между себе си и глада.
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varЛюди, живущие в богатых странах, защищают себя от голода колоссальными излишками продовольствия.
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varהעובדה היא שיש לנו מאגר עצום בארצות העשירות, שמרחיק אותנו מרעב.
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varالحقيقة هي، أنه لدينا في الدول الغنية حاجز هائل بيننا وبين الجوع.
Gerçek şu ki, zengin ülkelerde insanlar ve açlık arasında akılalmaz bir uzaklık varかなりの余裕があります これほどの量の食料余剰が発生したことは これまでありませんでした
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaApropo, tuturor le e foame.
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaComunque moriamo tutti di fame.
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaMimochodem, vąichni mají hlad.
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaTak w ogóle to wszyscy przymieramy głodem.
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaTodos están de muertos de hambre, dicho sea de paso.
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaΠαρεμπιπτόντως, έχουμε όλοι ψοφήσει στην πείνα.
Herkes açlıktan ölüyor bu aradaКстати, мы тут все проголодались.
Herkes açlıktan ölüyor bu arada>こんにちわ
İnsanlar açlıktan ölür hale gelecek.사람들을 실제로 굶겨 죽일 것입니다.
İnsanlar açlıktan ölür hale gelecek. Öne göre bu sınıra gelindiğinde elinizde birkaç verimli mahsül olabilir.lidé se budou cítit zajištění, takže dojde k přelidnění.
İnsanlar açlıktan ölür hale gelecek.Люди насправді почнуть вмирати із голоду.
İnsanlar açlıktan ölür hale gelecek.يجوع الناس حتى الموت فعلا
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Ajuda alimentar a entrar todos os anos quando as pessoas passam fome durante a época entre colheitas
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Bantuan makanan datang tiap tahun di mana orang-orang kelaparan selama musim paceklik.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Cada año llega la ayuda alimentaria cuando la gente se muere de hambre, en las malas épocas.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Chaque année, de l'aide alimentaire arrive pendant les saisons maigres, quand les gens meurent de faim.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Cứu trợ lương thực được đưa đến hàng năm khi người dân đang chết đói trong những thời kỳ mất mùa.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Élelmiszersegélyek érkeznek minden évben, amikor az emberek éheznek a szűk időszakokban.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Gli aiuti alimentari arrivano ogni anno quando la gente comincia a patire la fame nei periodi di magra.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Hilfe in Form von Lebensmittel kommen jedes Jahr wenn Leute verhungern während der schlechten Zeiten.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.식량 원조는 매년 이루어지고 있지만, 흉작기 동안에는 사람들이 굶어죽고 있습니다.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Livsmedel bistånd som kommer in varje år när folk svälter under magra säsonger.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Pomoc żywnościowa przychodząca co roku, kiedy ludzie głodują podczas słabego urodzaju.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Potravinová pomoc přichází každý rok, když lidé hladovějí v průběhu období neúrody.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Voedselhulp komt ieder jaar wanneer mensen verhongeren gedurende het magere seizoen.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Επισιτιστική βοήθεια να έρχεται κάθε χρόνο με ανθρώπους να πεθαίνουν της πείνας σε περιόδους έλλειψης.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.Всяка година пристигат хранителни помощи, когато хората гладуват през слабите сезони.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.סיוע במזון מגיע מדי שנה כאשר אנשים גוועים ברעב במשך העונות השחונות
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.تصل المساعدات الغذائية كل سنة عندما يعاني البشر من المجاعة في الفصول الشحيحة.
İnsanlar kurak sezonlarda açlık çekerken yemek yardımı gidiyor.毎年のように食糧援助が届けられます 2年前に私たちは
Kanıtı: Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.Dovada:acem razboi, recesiune, lacomie, saracie, foamete, boli.
Kanıtı: Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.Доказательство: у нас войны, экономический спад, недоедание, нищета, голод, болезни.
Kanıtı: Savaş, ekonomik durgunluk, kıtlık, yoksulluk, açlık, hastalıklar.הוכחה? יש לנו מלחמה, מיתון, רעב, עוני, חולי.
Karakterlerim araba kullanıyordu. Açlık çekmiyorlardı. Bu yüzden otantik Afrikalı olamazlardı.As minhas personagens conduziam carros, não estavam esfomeadas, portanto não eram genuinamente africanas.
Karakterlerim araba kullanıyordu. Açlık çekmiyorlardı. Bu yüzden otantik Afrikalı olamazlardı.Mis personajes conducían vehículos, no morían de hambre; entonces, no eran auténticamente africanos.
Kendini açlıktan öldürmek mi istiyorsun?Das ist nicht schlimm.
Kendini açlıktan öldürmek mi istiyorsun? Üzülme.C'est possible.
Kendini açlıktan öldürmek mi istiyorsun?Vrei sã flãmânzeºti pânã la moarte?
Kendini açlıktan öldürmek mi istiyorsun?Θέλεις να πεθάνεις απο την πείνα;
Kendini bu şekilde açlıktan öldüremezsin.Auf diese Weise schaffst du es nie, dich zu Tode zu hungern.
Kendini bu şekilde açlıktan öldüremezsin.În felul ãsta nu vei reuºi sã flãmânzeºti.
Kendini bu şekilde açlıktan öldüremezsin.Nie dadzą ci się w ten sposób zagłodzić na śmierć.
Kendini bu şekilde açlıktan öldüremezsin.Tu sais... c'est pas comme ça que tu vas réussir à mourir de faim.
Kendini bu şekilde açlıktan öldüremezsin.Δεν θα καταφέρεις να πεθάνεις απο την πείνα με αυτό τον τρόπο.
Kendi türünden insanların açlıktan öldüğünü nasıl kabulleniyorsun?O,come accetti che individui della tua stessa specie,stanno morendo di fame.
Kötü koşullardan ötürü açlıktan ölebilir veya hastalanabilir.El podría morir de inanición o enfermar por sus pobres condiciones.
Kötü koşullardan ötürü açlıktan ölebilir veya hastalanabilir.このような状況は、貨幣制度によって引き起こされる。
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?( 39 : 3 ) Ai sắm đồ_ăn cho quạ , Khi con_nhỏ nó kêu_la cùng Ðức_Chúa_Trời , Và bay đi đây_đó không đồ_ăn ?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?(39:3) Ai sắm đồ ăn cho quạ, Khi con nhỏ nó kêu la cùng Ðức Chúa Trời, Và bay đi đây đó không đồ ăn?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?(39:3) Qui prépare au corbeau sa pâture, Quand ses petits crient vers Dieu, Quand ils sont errants et affamés?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Chi prepara al corvo il suo pasto, quando i suoi nati gridano verso Dio e vagano qua e là per mancanza di cibo
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Cine pregăteşte corbului hrana, cînd puii lui strigă spre Dumnezeu, cînd umblă rătăciţi şi flămînzi?
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?까마귀 새끼가 하나님을 향하여 부르짖으며 먹을 것이 없어서 오락가락 할 때에 그것을 위하여 먹을 것을 예비하는 자가 누구냐
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Kto pripravuje havranovi jeho pokrm, keď volajú jeho mláďatá k silnému Bohu, keď blúdia bez potravy?

İlgili Sayfalar