açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.All'epoca vi era una generale carestia.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Also, die Menschen hungerten, es gab eine allgemeine Hungersnot zu der Zeit.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Był tam powszechny głód
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Deci oameni: oamenii mureau de foame.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Er heerste toen algemene hongersnood.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Houve fome generalizada naquele tempo.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.당시에는 기근이 일반화 되어 있었습니다.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Une famine généralisée sévissait à l'époque.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Ve Francii byl tehdy rozšířený hladomor, nevypěstovalo se dostatek obilí, lidé nemohli sehnat chleba.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Υπήρχε λιμός εκείνη την εποχή.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.В същото време народът гладува. Французите не са имали достатъчно храна.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Существовал обобщенных голода в то время
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.Це був всенародний голод.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.היה רעב כללי באותו זמן
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.عمت المجاعة الشعب في ذلك الوقت
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.十分な穀物が作れなくなって
Çünkü çaresizlik, iç savaş, açlık ve kıtlık,절망, 내전, 굶주림과 기근이
Çünkü çaresizlik, iç savaş, açlık ve kıtlık,בגלל שייאוש, מלחמת אזרחים ורעב,
Çünkü çaresizlik, iç savaş, açlık ve kıtlık,ﻷن البؤس، والحرب الأهلية، والجوع والمجاعات،
Çünkü çaresizlik, iç savaş, açlık ve kıtlık,確かにアフリカが置かれている状況の一片なのですが、
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.사실, 매 10초마다 아이가 굶어 죽고 있다는 건
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.De facto, o que sabemos agora é que a cada dez segundos perdemos uma criança devido a fome.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.De fapt. ceea ce ştim acum, este că la fiecare 10 secunde pierdem un copil din cauza inaniţiei.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Die Tatsache, die wir heute wissen, ist, dass wir alle zehn Sekunden ein Kind an den Hunger verlieren
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Di fatto, quello che sappiamo ora è che ogni 10 secondi la fame si porta via un bambino.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.En fait, ce que nous savons désormais c'est que toutes les 10 secondes, la faim nous prend un enfant.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Es una realidad. Hoy sabemos que cada 10 segundos perdemos un niño, por hambre.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Fakta, která známe, jsou že každých 10 sekund zemře jedno dítě hlady.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Faktanya, yang kita tahu sekarang bahwa tiap sepuluh detik seorang anak mati karena kelaparan.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Faktiskt, vet vi nu att vart tionde sekund förlorar vi ett barn till svält.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.In feite, wat we nu weten is dat we elke tien seconden een kind verliezen door honger.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Trong thực tế, chúng ta giờ đã biết rằng cứ 10 giây chúng ta lại bị mất một đứa trẻ vì chết đói.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Valójában, amit tudunk, az az, hogy minden 10 másodpercben egy gyerek éhenhal.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.W istocie, wiemy teraz, że co 10 sekund tracimy dziecko z powodu głodu.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Στην πραγματικότητα, αυτό που γνωρίζουμε τώρα είναι πως κάθε 10 δευτερόλεπτα χάνουμε ένα παιδί από την πείνα.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.В действителност това, което знаем сега е, че на всеки 10 секунди гладът ни отнема по едно дете.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.Дело в том, что мы знаем, что каждые 10 секунд от голода умирает ребенок.
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.למעשה מה שאנו יודעים עכשיו שמדי 10 שניות
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.للحقيقة، نحن الآن نعلم أنه في كل عشر ثوانٍ
Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz.今この瞬間にも 10秒に1人の子供が 餓死しているのです
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor. Bir milyar insanin yeterli yiyecegi yok.Hoy el 70 por ciento de la provisión de peces está sobre explotada.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor. Bir milyar insanin yeterli yiyecegi yok.V současnosti je 77% rybích lovišť přetěžováno.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor. Bir milyar insanin yeterli yiyecegi yok.Една пета от човечеството се изхранва благодарение на рибата.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Cứ 6 người trên thế giới thì có một người không có đủ thức ăn.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Eén op zes mensen in de wereld heeft niet genoeg te eten.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Einer von sechs Menschen in der Welt hat nicht genug zu essen.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Ghetarii sunt foarte importanti pentru viata pe Pamant.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Jeden zo šiestich ľudí na svete nemá dostatok jedla.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Jednej osobie na sześć brakuje jedzenia.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.세계에서 여섯 사람 중 한 명 꼴로 식량 부족에 시달리고 있습니다.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Le retour des pêcheurs.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Minden hatodik ember éhezik a világban.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Um entre cada seis seres humanos não tem o suficiente para comer, no mundo.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Una persona su sei nel mondo non ha abbastanza da mangiare.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Ένας στους έξι ανθρώπους στον κόσμο, δεν έχει αρκετή τροφή.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.Во всём мире один человек из шести недоедает.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.לאחד מתוך שישה בני אדם בעולם אין מספיק אוכל לאכול.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.شخص من كل ستة أشخاص ليس لديهم ما يكفي ليأكلوا، في العالم.
Dunyada alti kisiden biri aclik cekiyor.食べ物が十分にありません 10億人が 十分に食べられずにいるのです
Dünya'nın tahıl ambarlarını şiddetle etkileyecek, büyük açlıklara ve ekonomik çöküşe neden olacak.전세계 곡장지대에 심각한 영향을 줄 것입니다. 이는 심각한 기근과 경제 침체의 원인이 됩니다.

İlgili Sayfalar