açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cibi condimentum est fames Açlık her yemeğin baharatıdır.Cibi condimentum est fames Rasa lapar adalah bumbu setiap hidangan.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.Pada awal abad 20 ] sering mengalami mogok makan di penjara Inggris.
Sonra o da açlıktan ölür.Setelah itu, dia membuat dirinya kelaparan sampai mati.
Ülkede açlık baş gösterdi.Tetapi hebat sekali kelaparan di negeri itu.
Klasik semptomlar arasında aşırı susama, sık idrara çıkma ve sürekli açlık bulunmaktadır.Gejala klasiknya antara lain haus berlebihan, sering berkemih, dan lapar terus-menerus.
Şehir halkı açlıktan büyük zorluk çekmeye başladı.Masyarakat mengalami kelaparan yang berat.
Uzun süreli açlık.Kadang tahan lapar.
Katniss Everdeen ve Peeta Mellark ilk seride açlık oyunlarını aşkları sayesinde kazanmışlardır.Kemenangan Katniss Everdeen dan Peeta Mellark dalam Hunger Games berbuntut panjang.
Şehrin Türk sakinleri, açlık yüzünden teslim olmayı önerdi.Pasukan Swedia mengepung kota Kopenhagen dengan harapan agar mereka menyerah akibat kelaparan.
İngiliz meslektaşları gibi Amerikalı süfrajetlerde politik bir protesto yöntemi olarak açlık grevini kullandı.Seperti rekan-rekan Inggris mereka, hak pilih Amerika juga menggunakan metode protes politik.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur."Starveling" artinya seorang yang kurus atau kelaparan.
Milyonlarca sivil açlıktan, katliamlardan veya başka sebeplerden hayatını kaybetti.Dua puluh juta warga sipil terbunuh atau meninggal karena penyakit, kelaparan dan siksaan.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Holodomor nghĩa đen có nghĩa là „Cái chết vì đói".
Uzun süreli açlık.Nạn đói lan rộng.
Ölümler yoksul ülkelerde çoğunlukla savaş, açlık ve hastalıklardan (AIDS, Sıtma, vb) kaynaklanmaktadır.Tỉ lệ tử vong cao ở các quốc gia nghèo phần lớn là do chiến tranh, nghèo đói và bệnh tật (AIDS, sốt rét..).
Söylendiğine göre kendi annesi açlıktan ölmüştür.Bố ông bị chết vì đói.
Bunun sonucunda oluşan açlıkla da İzlanda nüfusunun çeyreği öldü.Hậu quả tiếp theo đó là một nạn đói khủng khiếp, giết chết 1/4 dân số Iceland lúc bấy giờ.
"Açlıktan kaçtı".Vì thế, không có nạn đói".
Herhangi bir anda, açlıktan ölmeye sadece birkaç saat uzaktadırlar.Với một vài ngoại lệ tất cả các trẻ em chết vì đói.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Một vài loài khác lại cất giấu thức ăn vào nhiều chỗ khác nhau.
Açlık kol gezer.Nận đói hoành hành.
Örneğin sevinç bir duygu, açlıksa bir duyumdur.Có chăng là kỷ niệm, là hạnh phúc, là khổ đau.
Yani, bir kurbağanın çevresi hareketsiz besinlerle çevrili olsa açlıktan ölür.Nếu không có sự bổ sung này, nếu bể hết rêu cá sẽ đói và chết.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Xã Mê Linh, Hà Nội.
1921 Samara için şiddetli bir açlık yılı oldu.1921年、サマーラを大飢饉が襲った。
Ekonomistlere göre 150 milyon nüfuslu ülkenin 30 milyonu açlık çekebilecek duruma düşebilir.エコノミストはこの国では1億5000万人のうち3000万人が飢餓の危機に直面する可能性があると推測している。
1740-1741 yılları arasında İrlanda'da büyük bir açlık ve kıtlık dönemi yaşandı.1740年–1741年 - アイルランド大飢饉。
"Açlıktan kaçtı".「腹減った」が口癖。
Bunun yanında, Felluce halkının açlık çektiği belirtilmiştir.単に天保の飢饉とも言う。
Öyle ki bu açlık içindeki insanların, insan eti yediğinden bile bahsediliyordu.その中で、彼らは飢餓状況の中で人肉を食べたことまで証言。
Açlık romanıydı bunlar.^ “ちっちゃなおなか ナイショですよ。
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.空腹度 行動するうちに、お腹が減ってくる。
Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür.多くの領民が餓死あるいは逃散した。
Açlık tehlikesi geçiren bu ordu teslim olmak zorunda kaldı.そのため、兵糧攻めによって降伏させる事はできなかった。
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.冬の間に1万名いた軍隊の2,500名が病気と寒さで死んだ。
Sonra o da açlıktan ölür.後に腹上死する。
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.実父の辻潤餓死。
Yolda birçoğu açlıktan, soğuktan ve hastalıktan ölür.何百という者達が寒さ、飢えおよび病気で死んだ。
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)松島は笑ふが如く、象泻は憾む(うらむ)が如し。
Bölgeler, her yıl yapılan Açlık Oyunları'na katılmak zorundadır.社内には労働組合があり、毎年春闘が行われている。
Adamı, 3 yıl boyunca askerler açlık çekerken havyar yediği için suçlar.慶応三年にも狼害のため兵卒が退治に出動。
Kuşatılanlar, açlıktan teslim olmak zorunda bırakılacaktı.飢えた児童は食物を与えられなければならない。
Sonraki günlerde açlık ve susuzluktan ölme tehlikesi baş gösterir.飢えや渇きによって死ぬには長時間かかる。
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.苦手なものはお化け、芋虫。
Nero Ponza adasına sürgüne gönderildi ve 30 yılında ya intihar etti ya da açlık sonucu öldü.ポンティア島(現在のポンツァ島)へ流されたネロは31年に殺害または自死の強要によってこの世を去る。
Açlık grevimiz sayesinde gruplar halinde kalma hakkını elde etmiştik.関中の大飢饉の際には飢民の救恤に尽力した。
2001 - Kızıl Haç, Tacikistan'daki açlık tehlikesine dikkat çekti.1971年:日本赤十字東京都支部で表彰される。
Açlık sistemi Minecraft'a Beta 1.8 sürümünde eklenmiştir.オペレーティングシステムはSymbian OS 8.1で、マルチタスクを実現。
Sonunda kentte başgösteren açlık üzerine düştü.しかし、天明の大飢饉で底を突いてしまっていた。
Açlık Oyunları'na 14 yaşında katılıp kazanmıştır.かつてのハンガー・ゲームでわずか14歳で勝利を収めた頭脳派。
Özellikle 1981'deki açlık grevi büyük yankı yaratmıştır.特に1981年の活躍は秀逸であった。
Uzun süreli açlık.大飢饉。
Açlık yüzünden milyonlarca İrlandalı yerlerini yurtlarını bırakarak ABD ve diğer ülkelere göç ettiler.飢餓や貧困から逃れるために、生き残った多くのアイルランド人もアメリカ合衆国へと移住することになる。
Bir köylü daha açlıktan ölmüştür.やがて飢饉が訪れ多くの農民が餓死していった。
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.カッシウス・ディオによると、アントニアは娘リウィッラを監禁、餓死させたと言う。
Onun emrinde çalışmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.彼の下で働くぐらいなら私はむしろ餓死する。
Onun için açlık gerçeklikten çok uzakta bir kavramdı. Zira her zaman yeterince yiyeceği vardı.空腹は彼にとって現実とはかけ離れた概念だった。いつだって十分に食べ物があったからである。
Dünyadaki açlık sorununu çözmek benim işim değil.世界の飢餓問題の解決は私の仕事ではない。
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.1980年,七名囚犯参与了持续53天的第一次绝食抗议。
Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür.病死或是饿死者很多。

İlgili Sayfalar