açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu göç esnasında soğuk ve açlıktan çok sayıda Türk yollarda hayatını kaybetmiştir.Během svého pobytu v severním Atlantiku ale vyhladověl a ztratil váhu.
Sonraki günlerde açlık ve susuzluktan ölme tehlikesi baş gösterir.În următoarele zile, oamenii se confruntă cu pericolul de a muri de foame și de sete.
Açlık nadir değildi.Foametea era inevitabilă.
Sonra o da açlıktan ölür.Ea a murit mai târziu de foame.
Tutuklanmalarından sonra bunu, bir grubun açlık grevi takip etti.A murit ca urmare a unei greve a foamei în închisoare.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Bulevardele Magheru, Bălcescu.
Kuşatmanın ilk kışında binlerce Leningradlı açlıktan veya donarak ölür.Mii de leningrădeni au murit de frig sau de foame doar în prima iarnă a asediului.
Kış boyunca 10.000 kişilik ordudan 2500’ü açlık ve hastalık sonucu öldü.În cursul iernii 2500 de oameni dintr-un efectiv de 10000 de oameni mor de frig și boli.
Açlık hissi verir.Simbolizează Foametea.
Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür.Se consideră că a murit înfometat sau ucis.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Holodomor vine de la cuvântele ucrainene голод (golod = foamete) și мор (mor = pieire în masă; epidemie.).
Bunun sonunda halk yedi yıl boyunca açlık çekmiştir.Recoltele slabe din nord au provocat o foamete de șapte ani.
Ekibin tamamı susuzluk, açlık ve yüksek sıcaklıkta ölecekti.Este rezistent la frig, foame și sete.
Savaş, açlık ve salgın hastalıklar İrlanda'nın savaş öncesi nüfusunun %40'ının ölümüne sebep olmuştur.Războiul, o epidemie de ciumă, și o foamete s-au soldat cu moartea a circa 40% din populația țării.
Ülkede açlık baş gösterdi.Foametea din India se încheie.
Kuşatılanlar, açlıktan teslim olmak zorunda bırakılacaktı.Acolo, a găsit trupe asediate care erau pe punctul de a se preda din cauza foametei.
Savaşı takiben 1946–1947 yıllarında Ukrayna'da büyük bir açlık ve kuraklık yaşandı.Nu mult după război, în anii 1946-1947 a venit foametea, cauzată de sovietici.
Açlık grevleri süreli veya süresiz şekilde olabilir.Dimorfismul sexual poate fi permanent sau sezonier.
Kısa sürede, açlıkları öfkeye dönüştü.În scurt timp, foamea lor s-a transformat în mânie.
Açlıklara uğradı.Éhes volt.
En büyük tıbbi nedenleri stres ve açlık diyetine bağlı kalp krizi ve inmedir.Főbb egészségügyi okai a szívroham, stressz okozta stroke és az éheztetéses diéta.
Açlık tehlikesi geçiren bu ordu teslim olmak zorunda kaldı.40 februárjában az éhező sereg kénytelen volt megadni magát.
Sonra o da açlıktan ölür.Ha ez nem sikerül, akkor éhen halnak.
Holodomor, Ukraynaca (морити голодом) "açlıkla öldürmek" anlamına gelir.Származhat egyenesen a 'Морити голодом' szókapcsolatból is, ami azt jelenti: „éhség által meghal”.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.Vera az „éhezés éveiben” (Hungerjahren) nőtt fel.
Daha sonra tutuklanarak hapse gönderilmiş orada açlık grevine başlamıştır.Hosszas pert követően végül börtönbe vetették, ahol halálra éheztették.
1740-1741 yılları arasında İrlanda'da büyük bir açlık ve kıtlık dönemi yaşandı.1739-40-ben éhínség pusztított.
Açlık kol gezer.Éhségfal.
Cehalet salgınlaşacak, korku ve açlık her yerde hüküm sürecek.Betegség, éhség félelem terjed a világokban.
Salgın Kahire'ye yiyecek tedariki sistemini de çok aksatmış ve şehirde açlık alıp yürümüştü.Károlynak igen hamar utánpótlási gondjai támadtak, táborában éhezés tört ki.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Komár Pál, ford.
Açlık Oyunları televizyondan canlı olarak yayınlanan ve ölümüne bir kavgadır.Az életre-halálra zajló küzdelmet élőben közvetíti a tévé.
Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür.Sokan közülük éhen haltak.
Adamı, 3 yıl boyunca askerler açlık çekerken havyar yediği için suçlar.Bill kapitány szerint hetekig tart, mire ez a kígyó újra éhes lesz.
Açlık nadir değildi.Az emberáldozat nem volt ritka.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur.(Liptai Lívia): Mire éhes az ember.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981-ben Bobby Sands kezdett éhségsztrájkba az észak-írországi Maze börtönében.
Açlık Oyunları New York Times Best Seller listesinde aralıksız 60 hafta boyunca zirvede kalmayı başarmıştır.Az éhezők viadala több mint hatvan hétig megállás nélkül fent volt a New York Times Best Seller-listáján.
Uzun süreli açlık.Nagyon sokat éhezett.
Katniss Everdeen ve Peeta Mellark ilk seride açlık oyunlarını aşkları sayesinde kazanmışlardır.Katniss és Peeta megnyerték az Éhezők Viadalát, így ők és a családjaik megmenekültek az éhezéstől.
Isı, açlık, korku, koku.Pl. fájdalom, hányinger, félelem.
Herhangi bir anda, açlıktan ölmeye sadece birkaç saat uzaktadırlar.Ne ovat päiväsaikaan jatkuvasti vain muutaman tunnin päässä nälkään nääntymisestä.
Sonra o da açlıktan ölür.Sitten on minun syyni, jos kuolemme nälkään."
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Málatvuotna, norj.
En iyi bilinen rolleri Açlık Oyunları (film) filminde canladırdığı Primrose Everdeen'dir.Hänet tunnetaan parhaiten Primrose Everdeenin roolista Nälkäpeli-elokuvasarjassa.
Açlık Oyunları, Suzanne Collins'in yazdığı çoksatan roman.Nälkäpeli (The Hunger Games) on Suzanne Collinsin kirjoittama nuortenromaani.
Söylendiğine göre kendi annesi açlıktan ölmüştür.Siellä sisarukset todistivat äitinsä nälkäkuoleman.
Örneğin sevinç bir duygu, açlıksa bir duyumdur.Mielihyvä on mieluisuuden, tyytyväisyyden ja ilon tunne.
Afrika'daki açlık, Afrika genelinde egemen olan açlık sorunu.Aavikoituminen on yksi suurin vaikuttaja Afrikassa vallitsevaan nälänhätään.
Savaş sonrası dönemde yoğun açlık ve kıtlık yaşanmıştır.Sisällissodan aikoina ja sen jälkeen maassa oli valtava nälänhätä.
De Valera yıllarında yüzlerce kısa süreli açlık grevi yapıldı.Elettiinhän niin sanottuihin suuriin nälkävuosiin johtaneita heikkojen satojen aikaa.
Uluslararası ilişkiler alanında insanların açlık veya kıtlık durumunda bulunmamasını belirtir.Palautuminen vaatii sen, ettei hahmo ole nälkäinen tai janoinen.
Şehir halkı açlıktan büyük zorluk çekmeye başladı.Lopulta kaupungin puolustus murtui erittäin kovan nälänhädän takia.
1988 - Cezaevlerinde yaklaşık bin kişinin bir süredir açlık grevi yaptığı açıklandı.Muutaman päivän kuluttua nälkälakkoon osallistuvien määrä kasvoi tuhansiin.
Açlık, Steve McQueen'in yönettiği 2008 tarihli film.Hunger (Suomessa televisioesityksessä Nälkä) on Steve McQueenin ohjaama elokuva vuodelta 2008.
Bir yıl boyunca, Tesla, bu yabancı ülkede açlıktan korunmak için mücadele etti.Salten vietti viimeiset vuotensa Sveitsissä rahavaikeuksien piinaamana.
Atina'da 1941-1942 ve 1942-1943 yılının kış ayında 100.000'den fazla insan açlıktan öldü.Yli puolet 3,3 miljoonasta sotavangista kuoli talveen 1941–1942.
Farklı yiyecekler açlık barını farklı oranlarda doldurur.Joissakin leivänpaahtimissa on mahdollista paahtaa leivän pintaan erilaisia kuvioita.
Gandhi İngiliz yönetimindeki Hindistan'ın bağımsızlığı için açlık grevi başlattı.Gandhi alkoi tavoitella Intialle itsenäisyyttä.
Bu kriz sonrasında yaklaşık 100 milyon insan, açlık konusunda etkilenmiştir.Miehityksen seurauksena yli 100 000 ihmistä kuoli nälkään.

İlgili Sayfalar