açlık ile cümle
açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Asgari ücret Açlık sınırı Yoksulluk sınırı KölelikBarnfattigdom Försäkring Ond cirkel Välfärdsstat Utanförskap
Ülkede açlık baş gösterdi.Huvudstaden är Lhuntse.
Açlık kol gezer.Stenstugan vid Hungersvatten.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.1980 ägde den första hungerstrejken rum, med sju deltagare, vilken varade i 53 dagar.
Nüfusun üçte biri ise açlık sınırının altında yaşamaktadır.Av befolkningen lever omkring en tredjedel under fattigdomsgränsen.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Dessförutom dog befolkningen av svält och epidemier.
Diğer süfrajetlerde açlık grevine başladılar.För andra betydelser, se Filo de Hambre.
Özellikle Etiyopa'da büyük bir açlık mevcut.Intäkterna gick till det då kraftigt svältdrabbade i Etiopien.
Moğol istilası halk arasında açlık ve yoksulluğa neden oldu.Diktatur leder till fattigdom och svält för folket.
Uzun süreli açlık.Näldsjön och Nälden.
Şehir halkı açlıktan büyük zorluk çekmeye başladı.Befolkningen började svälta.
Bir köylü daha açlıktan ölmüştür.Чимало селян померло від голоду.
Yolda birçoğu açlıktan, soğuktan ve hastalıktan ölür.Дуже багато людей гинуло в дорозі від холоду, голоду, хвороб.
Açlık yüzünden milyonlarca İrlandalı yerlerini yurtlarını bırakarak ABD ve diğer ülkelere göç ettiler.Великий голод в Ірландії змусив мільйони людей переїхати до Нью-Йорка.
Söylendiğine göre kendi annesi açlıktan ölmüştür.Потім померла з голоду мати.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Живіт здутий, м'який.
Açlıktan ölmenin ne anlama geldiğini kendi tecrübelerinden bilmektedir.Віруючі на власному досвіді пізнають почуття голоду.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.У місті починається голод.
Açlık romanıydı bunlar.То була голодна воля.
Bunun sonunda halk yedi yıl boyunca açlık çekmiştir.Вже через чотири роки увесь край охопив голод.
Uzun süreli açlık.Можуть довго голодувати.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Точних підрахунків померлих від голоду тоді ніхто не вів.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur.Анисимовна ― мати Олешки, вмирає від голоду.
Kızı Leningrad Kuşatması sırasında açlık nedeniyle öldü.Помер в блокадному Ленінграді з голоду.
Açlık'taki performansından dolayı İngiliz Bağımsız Film Ödülü'nü kazandı.Вона отримала Премію британського незалежного кіно.
Hayat standardı NBA'ya girene kadar açlık sınırında kalmış,her şeyiyle ilginç bir NBA yıldızıdır.NBA Street є першою грою в серії NBA Street і має продовження NBA Street Vol.
Ülkede açlık baş gösterdi.У країні панував голод.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Призвели до голоду і спалаху епідемій.
Bölgeye giden tek yolu kapatan Glaber ayaklanmacıları kuşatarak açlıktan öldüreceğini düşünür.Таким чином, Глабр збирався почекати, поки голод не змусить бунтівників здатися.
Bazı bebeklerde sürekli açlık, geğirme izlenebilir.Протягом подорожі в дітлахів поволі з'являється почуття голоду.
Şehir halkı açlıktan büyük zorluk çekmeye başladı.Села зазнали великих втрат від Голодомору.
Açlıklara uğradı.Помер від голоду.
Bu dönem Yunan tarihinde "Büyük Açlık" (Yunanca'da μεγάλος λιμός) olarak geçer.На великому терені настає період «темних віків» (в Греції період відомий як Грецькі темні століття).
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.Голод і холод лютував у сім'ях трудящих.
Klasik semptomlar arasında aşırı susama, sık idrara çıkma ve sürekli açlık bulunmaktadır.Класичними симптомами є надмірна спрага, часте сечовипускання, та постійне відчуття голоду.
Kuşatılanlar, açlıktan teslim olmak zorunda bırakılacaktı.Обмеживши переміщення, можна змусити їх голодувати.
Açlık'taki performansından dolayı İngiliz Bağımsız Film Ödülü'nü kazandı.Za roli ve filmu Hlad obdržel cenu British Independent Film Award.
Cassius Dio, Antonia'nın onu odasına kitlediğini ve açlıktan ölmesine iin verdiğini aktarır.Cassius Dio tvrdí, že ji Antonie uvěznila v jejím pokoji, dokud nevyhladověla.
1740-1741 yılları arasında İrlanda'da büyük bir açlık ve kıtlık dönemi yaşandı.V letech 1740-1741 pak například způsobilo hladomor v Irsku.
Asgari ücret Açlık sınırı Yoksulluk sınırı KölelikSociální nouze Chudoba Obchod s chudobou
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.Primátor města Cork Terence MacSwiney během hladovky zemřel v říjnu ve vězení Brixton v Londýně.
Kızı Leningrad Kuşatması sırasında açlık nedeniyle öldü.Zemřel hladem během obležení Leningradu.
3 Nisan 1972'de tutuklu şair ve muhalif Pedro Luis Boitel, açlık grevi yaptığını ilan etti.Naposled se tak stalo v roce 1972, kdy kvůli hladovce zemřel básník a disident Pedro Luis Boitel.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Zalužanský ze Zalužan, Adam.
En iyi bilinen rolleri Açlık Oyunları (film) filminde canladırdığı Primrose Everdeen'dir.Je známá rolí Primrose Everdeenové ve filmu Hunger Games.
Savaşı takiben 1946–1947 yıllarında Ukrayna'da büyük bir açlık ve kuraklık yaşandı.Během poválečného hladomoru v letech 1946-47 trpěl hlady.
Daha sonra tutuklanarak hapse gönderilmiş orada açlık grevine başlamıştır.Každý, kdo přežil toto zacházení, byl poslán do vězení, kde umřel hlady.
Açlıklara uğradı.Tak má hlad..
Açlık filminin Cannes Film Festivali'ndeki başarısından bir yıl sonra iki filmde rol aldı.O rok později, po úspěších na filmovém festivalu v Cannes s filmem Hlad, se objevil ve dvou filmech.
Bu durumu protesto etmek için 3 günlük bir açlık grevi yaptı.Před soudním jednáním držel tři měsíce protestní hladovku.
70 yılında açlıkla daha fazla mücadele edemeyerek teslim olmak zorunda kaldılar.Od počátku 30. let se úřadům nedařilo odvracet hladomory.
Bahar/Yaz 2008 koleksiyonundaki Afrika G8 zirvesi sonrası ki konu açlık idi.Pro svou přehlídku jaro/léto 2008 mu bylo inspirací setkání G8 s tématem Afrika.
Açlık nadir değildi.Lidské oběti nebyly zřídkavé.
Kandaki glikoz oranı sınırların altına düştüğünde açlık hissi oluşur.Hlad vzniká, když hladina glukózy v krvi poklesne pod určitou hranici.
Örneğin sevinç bir duygu, açlıksa bir duyumdur.Smutek je jedna z emocí, stav nálady, který je opakem radosti.
Kuşatmacı Haçlı ordusunu levazım ve ıaşesi imkansız hale geldi ve kuşatmacı Haçlı ordusunda açlık başladı.Obléhání skončilo katastrofou a křižáci trpěli strašným hladem.
Dilber Hala'nın kokular sürmesini, Azim'in cinsel açlık çekiyor gibi hareket etmesini komik değil (...)Briseidu to nijak neuklidní a přála by si raději konec utrpení (árie Se ognor fra cento affani).
Açlıktan ölmek üzeredir ve bu yüzden bebeği gömüldüğü yerden çıkararak yer.Když jej začala nudit, uškrtil ji a odvezl do nedaleké pouště, kde ji pohřbil.
Babası 28 Ocak 1945'te açlık ve hastalıktan öldü.Zde na následky hladu a brutálního týrání zemřel 28. února 1942.
Her iki taraf ta açlık ve hastalık sonucu çok sayıda kayıplar verdi.Kvůli mrazu a epidemiím ztratily obě strany velké množství mužů i sil.