açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kalede bir kuru sarnıç içinde hapsedilip soğuk ve açlık nedeniyle (hiç kanları akmadan) ölmüşlerdir.Zij eten daar wat, omdat zij door het vasten hongerig geworden zullen zijn.
Tekrar açlık oyunlarına katılırlar.Het is het vervolg op De Hongerspelen.
Örneğin sevinç bir duygu, açlıksa bir duyumdur.Voorbeeld: honger is pijn, het stillen van de honger is plezier.
Bazıları açlıktan ölmüş bazıları da öldürülmüş (Sayfa 170-171) ...Dit is een lijst van personen die overleden zijn tussen 1700-1709.
İngiltere Cumhurbaşkanının 11 yaşındaki kızı onun geri Dönmesi için açlık grevi yapmak istemiştir.De Britten lieten hun 11-jarige gevangene een heropvoedingsprogramma volgen.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Huijgens, Stan.
Katniss Everdeen ve Peeta Mellark ilk seride açlık oyunlarını aşkları sayesinde kazanmışlardır.Katniss Everdeen en Peeta Mellark hebben de Hongerspelen gewonnen.
Açlıklara uğradı.Ze verhongert.
Yaptığı açlık grevleri sonuç vermedi.Hij overleefde deze hongerstaking niet.
Özellikle Etiyopa'da büyük bir açlık mevcut.In Athene heerst een hongersnood.
Oyuncunun iyi beslenmiş olması gerekir yoksa açlık sorunundan dolayı ölünebilir.Een landloper moet dus blijven trekken, omdat hij anders van honger omkomt.
Sonra o da açlıktan ölür.Ik sterf van de honger.
1740-1741 yılları arasında İrlanda'da büyük bir açlık ve kıtlık dönemi yaşandı.In Ierland veroorzaakte de strenge winter hongersnood in 1740-1741.
Kuşatılanlar, açlıktan teslim olmak zorunda bırakılacaktı.De velden waren verwoest om hongersnood te zaaien.
Bu kriz sonrasında yaklaşık 100 milyon insan, açlık konusunda etkilenmiştir.Alles bij elkaar heeft de Commission zo'n tien miljoen mensen van de hongerdood gered.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Dit werd gevolgd door pest en hongersnood.
Bolşeviklerin koydukları devlet kotasını doldurmak ise açlıktan ölmekle aynı anlama gelmekteydi.De taal van de kolonisator niet overnemen betekende de hongerdood tegemoetzien.
Söylendiğine göre kendi annesi açlıktan ölmüştür.Zijn moeder zei dat ze niet de enige was die honger had.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
Öyle ki bu açlık içindeki insanların, insan eti yediğinden bile bahsediliyordu.We hadden zo’n honger dat we alleen maar aan eten konden denken.
Tek bir çözüm vardı, Sovyet kuvvetleri, açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olmaya zorlamak.Hierdoor moesten de troepen van Napoleon wegens honger en kou zich terugtrekken.
Cehalet salgınlaşacak, korku ve açlık her yerde hüküm sürecek.Een beklemmende sfeer van honger, ellende, sociale onrust en angst weegt op het hele land.
"Açlık" Berlin'de basıldı.Froboess groeide op in Berlijn.
Açlık en iyi sosdur.Honger is de beste saus.
Açlıktan ölüyorum.Ik rammel van de honger.
Açlıktan ölüyorum.Ik sterf van de honger!
Ben açlıktan ölüyorum.Ik sterf van de honger!
Açlık kol geziyor.Het is daar armoe troef.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.W 1980 roku siedmiu więźniów wzięło udział w pierwszym strajku głodowym, który zakończył się po 53 dniach.
Bölgeler, her yıl yapılan Açlık Oyunları'na katılmak zorundadır.Do udziału w corocznych Głodowych Igrzyskach losowani są przedstawiciele z poszczególnych dystryktów.
Bu açlık formları deniz suyunda Ultramikrobakterilerin en yaygın türü olabilirler.Takie „formy głodowe” są prawdopodobnie najbardziej typowymi ultramikrobakteriami w wodzie morskiej.
Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür.Wiele osób zmarło z zimna lub głodu.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.W historiografii fińskiej mówi się o „wielkich latach głodu” (fiń. suuret nälkävuodet).
400.000 civarında İrlandalı açlıktan yaşamını yitirdi.W okresie istnienia Państwa Greckiego zmarło z głodu około 300 tysięcy mieszkańców Grecji.
Açlık romanıydı bunlar.Były to wartości głodowe.
Bozulmuş açlık glukozu mortalite için bir risk faktörüdür.Głodzenie proste prowadzi do głodzenia typu marasmus.
Açlıklara uğradı.Rozpoczął głodówkę.
Uyku öncesi açlık.Wieczny głodomór i śpioch.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Duszana Zdrawkowa, bułg.
Buralarda açlık ve sefalet içinde yaşar.W domu pojawia się nędza i głód.
Uzun süreli açlık.Wielkiego Głodu.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 – Działacz IRA Bobby Sands zmarł po 66 dniach głodówki w więzieniu Maze w Irlandii Północnej.
Ülkede Büyük açlık yaşanmaktaydı.Pewnego dnia w kraju nastał wielki głód.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Podczas klęsk głodu odżywiano się nim powszechnie.
Şehir içinde açlık ve sefalet hüküm sürmekteydi.Pod miastem cierpieli głód i pragnienie.
Açlık kol gezer.Głód głębi serca.
Ülke 1970'lerin başlarında kuraklık ve açlıkla karşı karşıya kaldı.Pod koniec lat 70. cierpiała na depresję i bezsenność.
Özellikle 1981'deki açlık grevi büyük yankı yaratmıştır.Susza w 1983 spowodowała groźbę głodu.
Tekrar açlık oyunlarına katılırlar.Ponownie podjął decyzję o proteście głodowym.
Sonra o da açlıktan ölür.Denna dör dock av svält.
Birçokları aç kalmış veya açlıktan ölmüştür.Och huruvida man är mätt eller hungrig.
Açlık, Knut Hamsun'un 1890 tarihli romanı.Svält (originaltitel: Sult) är en roman från 1890 av Knut Hamsun.
"Yeteri kadar yiyecek olmayınca insanlar açlıktan ölür.Om de inte får mat hungrar de snabbt ihjäl.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.Foderbladen är bladlika, flikiga.
Er ya da geç dişlerin tepe kısımları tamamen aşındıktan sonra hayvan açlıktan ölür.När den sista uppsättningen tänder har slitits ut svälter elefanten ihjäl.
Buralarda açlık ve sefalet içinde yaşar.I kungariket råder sjukdom och hungersnöd.
Seri Açlık Oyunları (2008), Ateşi Yakalamak (2009) ve Alaycı Kuş (2010) kitaplarından oluşur.De tre delarna heter Hungerspelen (2008), Fatta eld (2009) och Revolt (2010).
En iyi bilinen rolleri Açlık Oyunları (film) filminde canladırdığı Primrose Everdeen'dir.Hon är mest känd för rollen som Primrose Everdeen i The Hunger Games.
Herhangi bir anda, açlıktan ölmeye sadece birkaç saat uzaktadırlar.Vid sådanna tillfällen kan stora mängder dö av svält.
Mihver askerleri artık ancak açlıktan ölmeyecek kadar kalori alabilmektedir.Ensamma marsvin kan även svälta sig själva till döds.

İlgili Sayfalar