açlık ile cümle

açlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zamanında Mısır'da ahaliyi açlık kırıp geçirmekteydi.На ранее цветущей Украине наступил голод.
Uzun süreli açlık.Вечный голод!
Buguruslan 1921 Açlıktan ölenler 1921 Kıtlık dolayısıyla ölen bir kadın 1922В 1921 году потерял мать, умершую от голода.
"Açlık" Berlin'de basıldı."Бостоны" появились под Берлином.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Избили — и кончилась голодовка.
Savaşı takiben 1946–1947 yıllarında Ukrayna'da büyük bir açlık ve kuraklık yaşandı.В 1946—1947 гг. на край обрушился страшный голод.
"Açlıktan kaçtı".Разве что проголодаемся».
Kızı Leningrad Kuşatması sırasında açlık nedeniyle öldü.Умер в блокаду Ленинграда от голода.
Hasat ürünleri, sürüler ve erzaklar kül oldu, 100 binden çok insan açlıktan yok oldu.Погибли хлеба, посевы и деревья, и народ стал голодать.
Her bir düşmanı bizden esirgesin, Açlık,hastalık,kıskançlık.Всадники Абокралипсиса — Война, Голод, Чума и Смерть.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur.Анисимовна ― мать Алёшки, умирает от голода.
Açlıklara uğradı.Пережили голод.
Finlandiya'da kıtlık, büyük açlık yılları (suuret nälkävuodet) olarak bilinir.تعرف هذه المجاعة في فنلندا باسم "سنوات الجوع الكبير" (suuret nälkävuodet) .
Ganji açlık grevindeyken dünyanın özgür insanlarına iki mektup yazdı.وقد كتب “غانجي” أثناء إضرابه عن الطعام رسالتين إلى أحرار العالم.
Açlık plazma glukoz tarama testleri 30-45 yaşlarında başlamalı ve en az üç yılda bir tekrarlanmalıdır.إختبار مستوى جلوكوز الدم الصومي يجب يبدأ على عمر 30-45 سنة وأن يعاد كل ثلاثة سنين.
Bunun sonunda halk yedi yıl boyunca açlık çekmiştir.دامت المجاعة لسبع سنين.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.في أكتوبر من العام 1920 توفي تيرينس ماكسويني عمدة مدينة “كورك” أثناء إضرابه عن الطعام في سجن بريكستون.
"Açlıktan kaçtı".«مضايا تموت جوعًا»..
Uyku öncesi açlık.فرط النوم الأولي.
Herhangi bir anda, açlıktan ölmeye sadece birkaç saat uzaktadırlar.وبعد أسابيع قليلة، ماتوا من الجوع.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.وكيف إن سكان المنزل الذى يأويهم يعانون أيضا من الجوع .
Özellikle Etiyopa'da büyük bir açlık mevcut.كانت هناك مجاعة كبيرة في إثيوبيا، حيث يوجد مئات الآلاف من البشر جوعى.
Açlık nadir değildi.لم تكن الرضاعة طبيعية.
Ülkede Büyük açlık yaşanmaktaydı.كانت المجاعة الكبري ثقيلة في المدينة.
Uzun süreli açlık.الجُوع لِفترات طَويلة.
Güneş geç doğduğu için çocuk açlıktan ölür.قلّة من هؤلاء الأطفال يموتون بفعل المجاعة.
Açlık grevi ^ Fuat, Memet.شرد أعاتب يا البريسم..
Açlık Oyunları, Amerikalı yazar Suzanne Collins'in kaleme aldığı bir seridir.مباريات الجوع هي رواية أمريكية للكاتبة الأمريكية سوزان كولنز.
Açlık başlayınca ilk önce glikojen depoları kullanılır ve yaklaşık 24 saatte tüketilir.عندما يتم التوقف عن تناول الطعام، فأن مخزون الجليكوجين يستهلكة الجسم في حوالي 24 ساعة.
Şehrin Türk sakinleri, açlık yüzünden teslim olmayı önerdi.عرض الأتراك ، الذين كانوا في آخر نهاية للمجاعة ، أن يستسلموا.
Kitabın Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak adlı film uyarlaması 22 Kasım 2013'te gösterime girdi.صدر فيلم مأخوذ عن الرواية بعنوان مباريات الجوع: ألسنة اللهب في 22 نوفمبر 2013.
Ukraynalı öğrencilerin protestolarına ve açlık grevlerine istifa etmek zorunda kaldı.أعلنت جمعية المعلمين تعليق إضراب المُعلمين والعودة للمدارس.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.خاضت المُطالِبات بحق اقتراع المرأة في مطلع القرن العشرين إضراباً عن الطعام في السجون البريطانية.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.في ذلك استحكمت حلقات المجاعة على الناس ومات الكثير من الناس من المجاعة وتوابعها.
"Yeteri kadar yiyecek olmayınca insanlar açlıktan ölür.تناول كميات كبيرة من الطعام حتى في حال عدم الشعور بالجوع.
Bu kriz sonrasında yaklaşık 100 milyon insan, açlık konusunda etkilenmiştir.خلال الحرب، مئات الآلاف من الناس ماتوا من المجاعة.
Açlık süresi ilk 24 saat, 24-72 saat ve sonrası olarak dönemlere ayırılabilir.تبدأ الاستجابة السريرية لتأثيره خلال 24-72 ساعة من تطبيقه.
Bölgeler, her yıl yapılan Açlık Oyunları'na katılmak zorundadır.تشتهر المنطقة بتنظيم احتفالات ألعاب الخيل نهاية فصل الربيع من كل عام.
Tecrit edilmeye karşı pek çok açlık grevi başlattılar ama yemek yemeye zorlandılar.قام معاذ بإضراب طويل عن الطعام، وكان يُجبر على التغذية القسرية.
Sonra o da açlıktan ölür.بحلول ذلك الوقت، مات كثير من الناس من الجوع.
"Yeteri kadar yiyecek olmayınca insanlar açlıktan ölür.Ele disse: "Quando não há o suficiente para comer as pessoas morrem de fome.
Ülkede açlık baş gösterdi.Há fome no país.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.Em 1980, sete prisioneiros deram início à primeira greve de fome, a qual terminou 53 dias depois.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Alguns morreram instantaneamente, enquanto que outros foram deixados para morrer de fome e sede.
Kafka, dört öykü üzerine çalıştı ve bunlar, Ein Hungerkünstler (Açlık Sanatçısı) adıyla yayımlandı.Trabalhou em quatro contos, que preparou para serem publicados como Um Artista da Fome.
Savaş sonrası dönemde yoğun açlık ve kıtlık yaşanmıştır.Após a catástrofe, a população remanescente sofria de fome e medo.
Sonra açlıkla ve veba salgınıyla yüzleştiler.Quem nos livra da fome e da peste?
Bir köylü daha açlıktan ölmüştür.Morreram pessoas à fome.
Açlık romanıydı bunlar.O livro negro da fome.
Özellikle Etiyopa'da büyük bir açlık mevcut.1973 - Fome na Etiópia.
Açlıklara uğradı.Têm fome.
Bunun yanında hasatların kötü çıkması ile açlık korkusu vardı.Havia ainda o problema da carestia dos fretes.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Os famintos prisioneiros dificilmente conseguiam caminhar sozinhos.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.E morreu porque decidiu fazer uma greve de fome.
Söylendiğine göre kendi annesi açlıktan ölmüştür.Foi-lhe dito que sua mãe tinha morrido.
Sonra o da açlıktan ölür.Então, eles passam fome.
"Açlıktan kaçtı"."Estou morrendo de fome!"
Bölgeye giden tek yolu kapatan Glaber ayaklanmacıları kuşatarak açlıktan öldüreceğini düşünür.A única maneira de deter a raça Flood é matá-la de fome até a morte.
Çalmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.Eu prefiro morrer de fome a roubar.
Açlık nadir değildi.Honger is geen zeldzaamheid.

İlgili Sayfalar