Daha sonra bir benzin istasyonu açacak kazanca ulaşır.Man har även öppnat en bensinstation igen.
Mağaranın kapısını açacak formülü söyleyip mağaraya girer.De hittar ingången till en grotta som leder till skatterna.
Eğer gerçekte armağan mavi kapı arkasında ise, sunucu yeşil kapıyı acacaktır.Om man använder en blå kvadraten istället för grå, kommer den blå att få en grön ton.
İşçi sınıfı hareketi zafer kazanacak, barış ve sosyalizm yolunu açacaktır.Förtruppen skall leda arbetarklassen och folket mot seger och socialismen.
Bu durum Britanya’nın imparatorluktan kopmasına yol açacaktır.Хоче змінити Британську імперію зсередини.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Hráči mohli odblokovat achievementy ("úspěchy") ve hře, které odemkly unikátní předměty v Dragon Age: Origins.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Mimořádný ohlas tohoto obrazu jí otevřel dveře ke královskému dvoru.
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.Jejich pobyt ve městě způsoboval obyvatelům značné škody.
Ancak geçici hükümet bu gösterileri yüzlerce insanın ölümüne yol açacak biçimde şiddet kullanarak bastırdı.Vláda reagovala použitím násilí proti demonstrantům, což vyvrcholilo masakrem více než 200 osob.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Echipamentul nu trebuie să pună în pericol jucătorii.
Reich'ın sürekli gördüğü "Yüzü olmayan adam" rüyası, başına işler açacaktır.Reich are coșmaruri periodice în care *Omul fără chip" îl persecută.
Fakat kimseye haber vermemiştir ve babası birkaç dakika önce oğlunun olduğu yere ateş açacaktır.A anunțat de asemenea că este gravidă, și că vrea să dea naștere copilului al cărui tată este Ateş.
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.Elvesztésük a város hanyatlásához vezetett volna.
Eğer gerçekte armağan mavi kapı arkasında ise, sunucu yeşil kapıyı acacaktır.Miután a medúzát kék fénnyel világították meg, az zöld fényt adott.
Yaz boyu çiçek açacaktır.Egész nyáron virágzik.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Semmiféle olyan anyagot nem tartalmazhat, amely a játékosok testi épségét veszélyezteti.
Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir.Mahdollisiin näyttelijöihin ei saa koskea.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Titteli avasi hänelle useita ovia viihdebisnekseen.
Fakat kimseye haber vermemiştir ve babası birkaç dakika önce oğlunun olduğu yere ateş açacaktır.Myöhemmin Stefan lähti tapaamaan isäänsä, joka paljasti ampuneensa itse molemmat poikansa.
Sonunda Hitler, Kursk Muharebesine yol açacak olan ikincisini tercih etti.Τελικώς ο Χίτλερ επέλεξε την δεύτερη λύση, πράγμα που οδήγησε στη Μάχη του Κουρσκ.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Με αυτό ήταν σε θέση να διαπεράσουν την πρώτη πόρτα.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.Όμως, τα πρώτα σκυλιά ήταν τόσο άγρια που δεν μπορούσαν να γίνουν οικόσιτα.
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.H σύγκρουση γρήγορα κλιμακώνεται σε ολοκληρωτικό εμφύλιο πόλεμο.
Eğer gerçekte armağan mavi kapı arkasında ise, sunucu yeşil kapıyı acacaktır.Bladranden er skarpt tandet, og mens oversiden er lysegrøn, er undersiden lyst blågrøn.
Fakat bu başına garip olaylar açacaktır.Men der begynder at ske noget mærkeligt.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Sedikit susah payah dia membuka pintu itu.
Bu durum Britanya’nın imparatorluktan kopmasına yol açacaktır.Perkembangan ini selanjutnya membuka jalan bagi terbentuknya Imperium Britania.
Moğol istilası Macar halkının neredeyse yarısının hayatını kaybetmesine yol açacaktır.Invasi Mongol mengakibatkan terbunuhnya setengah dari total penduduk Hungaria.
Bu koşullar altında, Almanlar çatışmalara resmi bir son verecek ve barışa yol açacak bir ateşkes umuyordu.Tình hình đó khiến người Đức hy vọng một cuộc ngưng bắn sẽ nhanh chóng được thông qua để chấm dứt chiến tranh.
Yalnızca sensöre parmak koymak, yalnızca iPhone kilidini açacaktır.単にセンサーに指を置くと、iPhoneのロックが解除される。
Bu koşullar altında, Almanlar çatışmalara resmi bir son verecek ve barışa yol açacak bir ateşkes umuyordu.この状況を受けて、ドイツ側としては交戦状態を公式に終わらせて休戦し、更に講和につなげる道筋を望んだ。
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.スネーフリートはオランダ本国を離れ、植民地オランダ領東インドに行くことを決めた。
Fakat bu başına garip olaylar açacaktır.しかし、彼の周りで変な出来事が起こり始める。
1976 yılında Tapınaktan kaçan Grace Stoen, 1977’de Tim’e karşı boşanma davası açacaktı.グレースは1976年に人民寺院を脱退し、翌年に夫ティムに対する離婚訴訟を開始した。
Bazı durumlarda, kullanıcılar açacakları VOB dosyasını seçebilirler.在某些情况下,用户可以选择其中的VOB文件并将其打开。
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.因為我們現在的盲目混亂而導致一場內戰。
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.您發現的新城市會變成大城。
610'da bastırılan, 608'de Antakya'da bir pogrom, bir Yahudi ayaklanmasına yol açacaktı.פוגרום שהתקיים בשנת 608 ביהודי אנטיוכיה הוביל למרד היהודי של 610, שדוכא.
Geri geldiğinde ona kucak açacaklarını söyler.אמרו לו כשנחזור ניתן לך.
Grant döneminde ortaya çıkan skandallar ve yolsuzluklar kamuoyu baskısına yol açacak düzeydeydi.השערוריות והשחיתות המשיכו להיחשף במהלך כהונתו השנייה של גרנט.
Onunla bağlantınızı koparmanız onun ölümüne yol açacak.От нея бягай, смърт за теб е тя...
Camdan girerek onlara ön kapıyı açacak küçük bir çocuğa ihtiyaçları vardır.Тръгвайки на училище, момчето оставя прозореца отворен.
Moğol istilası Macar halkının neredeyse yarısının hayatını kaybetmesine yol açacaktır.Много аркадски селища губят почти половината си жители.
Su kurak Asya için uluslararası sorunlara yol açacak kadar değerli bir kaynaktır.Voda je krajnje vrijedan resurs u aridnoj Srednjoj Aziji, te može dovesti do značajnih međunarodnih sporova.
Sonunda Hitler, Kursk Muharebesine yol açacak olan ikincisini tercih etti.Tipično, Hitler je izabrao izravnu metodu, što je dovelo do bitke za Kursk.
Nisan 1920'de ilk antlaşmaya yol açacak görüşmeler gerçekleştirildi.Aprila leta 1920 se je začela v skupščini razprava o ustavi.
Fakat kimseye haber vermemiştir ve babası birkaç dakika önce oğlunun olduğu yere ateş açacaktır.Toda starec je ni poslušal in dejal, da mora iti prižgati luč, saj je njegov mlajši sin Tine na morju.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Ukse avamise lihtsustamiseks on sellel ukselink.
Aralık 1978'de Arjantin ile Şili arasında neredeyse savaşa yol açacak bir gerginlik oluştu.Aastal 1978 oleks see peaaegu viinud relvastatud konfliktini Tšiili ja Argentina vahel.
Sonra da surlardan ilerleyip şehir kapılarini açacaklardı.Ta käskis avada linnaväravad ja pühkida tänavaid.
5 dakika içinde dükkanı açacak.5분 내로 열거야
5 dakika içinde dükkanı açacak.5 perc múlva nyit.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Abrirá en 5 minutos.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Anh ấy sẽ mở nó trong 5 phút.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Aprira' tra 5 minuti.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Cậu ấy sẽ mở nó trong vòng 5 phút.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Dia akan buka dalam 5 menit.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Er macht in 5 Minuten auf.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Han åbner om 5 minutter.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Hän avaa 5 minuutissa.