Ana içeriğe geç
Sözlük

açacak ile cümle

açacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Radyo ve Televizyon Konseyi 3 Haziran'da ihaleyi açacak.The Council for Radio and Television will open the bids on 3 June.
Değişiklikler, AB komisyon üyesi sayısında önemli bir azalmaya da yol açacak.The changes would also lead to a substantial reduction in the number of EU commissioners.
Tadiç komşuları da işin içine katarak, "Bu, bölgede istikrarsızlığa yol açacaktır," dedi."That would raise instability in the region," Tadic said, including neighbouring countries.
Bu yüzden de, yeni plan kuzeyde istikrarın bozulmasına yol açacak.The new plan, therefore, would lead to a destabilisation in the north.
Yunanistan Siemens'e rüşvet skandalından dava açacakGreece to sue Siemens over bribery scandal
Praktiker ülke çapında en az yedi hipermarket açacak. [Arşiv]Praktiker will establish at least seven hypermarkets nationwide. [File]
Yerel Kosovalı Sırpların direnişine yol açacak başka bir kriz tehlikesi doğurabilir." dedi.It would engender another crisis that would lead to resistance by the local Kosovo Serbs," he said.
İş dünyası: Nokia Romanya'da yeni tesis açacakBusiness: Nokia to open new facility in Romania
AB, Türkiye ile yeni müzakere fasıllarını açacakEU likely to open new negotiating chapters with Turkey
Bir milyona yakın Arnavut vatandaşının kimliğinin olmaması seçimlerde büyük zorluğa yol açacakNearly million Albanians lack ID cards, pose serious election challenge
Fazla besinler potansiyel olarak aşağıdakilere yol açacak şekilde özetlenmiştir:Excess nutrients have been summarized as potentially leading to:
Bu keşif, kütle spektrometresi olarak bilinen analitik tekniğe giden yolu açacaktır.[1]This discovery would lead to the analytical technique known as mass spectrometry.[87]
Hipparchus, farklı değerlere yol açacak başka gözlem kümeleri de kullanmış olabilir.Hipparchus may also have used other sets of observations, which would lead to different values.
Cihazlardaki kamera sistemi, 8 ve 8 Pro'nun arasındaki makası açacak şekilde değiştirilmiştir.The camera system has been changed to further differentiate the 8 and 8 Pro.
İkinci bir semptom okülojirik krize yol açacaktır.A second symptom would lead to an oculogyric crisis.
Roma'nın inatçılığı krallıkta sorunlara yol açacaktı.In theory, the pope named his bishops and cardinals.
Unvanlarla ilişkili etki, onun Lord High Steward olmasına yol açacaktı.The influence associated with the titles would lead him to become Lord High Steward.
Oradan Eski Calabar'a yelken açacak ve 350 kişi alacaktı.From there he was to sail Old Calabar and buy 350 people.
Durkheim'a göre bu, intihar gibi sorunlu davranışlara yol açacaktır. [1]According to Durkheim, this will lead to dysfunctional behavior, such as suicide.[8]
Bu durum, mevcut ekonomik ve sosyal yapıda büyük değişikliklere yol açacaktır.This will precipitate major changes to the current economic and social structure.
Aynı zamanda kapalı zamansal eğrilere yol açacaktır.It would also give rise to closed timelike curves.
Kahire'de sarsıntı hala hissedilebilir ve hasara yol açacak kadar güçlüydü.In Cairo, the shaking was still perceivable and strong enough to cause damage.
Zor zamanlar güzel kapılar açacaktır.Schwere Zeiten werden schöne Türen öffnen.
Sonra da surlardan ilerleyip şehir kapılarini açacaklardı.Dennoch fordert er, man solle vor die Stadt ziehen und die Tore öffnen.
Geri geldiğinde ona kucak açacaklarını söyler.Als sie wieder zu sich kommt, gibt sie ihm einen innigen Kuss.
Laleler yakında çiçek açacaklar.Les tulipes fleuriront bientôt.
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.Déçu par leur attitude, Sneevliet quitta les Pays-Bas pour les Indes néerlandaises.
Bu koloni de Atina'nın başına yeni sorunlar açacaktır.Celui-ci tente une nouvelle attaque contre Athènes.
Bu değişiklik, daha sonra Ekim anayasası'na yol açacak değişimlerin başlangıcı oldu.Pour certains, elle représente le changement que promettait le Printemps arabe.
Geri geldiğinde ona kucak açacaklarını söyler.Elle lui dit de venir la voir lorsqu'il se réveillera.
Dragon Age Legends oyunu Dragon Age II içindeki öğelerin kilidini açacaktır.On retrouve ce type de magie dans Dragon Age II.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Es necesario dar la respuesta correcta para que la puerta se abra.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Los jugadores pueden desbloquear logros en el juego, que desbloqueará elementos únicos en Dragon Age: Origins.
Fakat kimseye haber vermemiştir ve babası birkaç dakika önce oğlunun olduğu yere ateş açacaktır.No llegó a conocer a su padre ya que este fue fusilado antes de que él naciera.
Dragon Age Legends oyunu Dragon Age II içindeki öğelerin kilidini açacaktır.El juego Dragon Age Legends desbloqueará elementos dentro de Dragon Age II.
Bu durum Britanya’nın imparatorluktan kopmasına yol açacaktır.Esto provocará la Guerra del Opio con el Imperio británico.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Su buena interpretación le abrió de par en par las puertas del éxito.
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.La devolución de las localidades provocó graves pérdidas económicas.
Böyle bir plan, birçok probleme yol açacak.Un piano così porterà molti problemi.
Bu karar parti içinde büyük tartışmalara yol açacaktır.La decisione provoca grande polemica all’interno del Partito.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.Ma le rispettive consorti non si mostrano così aperte.
Aslında yüzünün çok özel şekli ona şöhretin kapılarını açacaktı.Lo spettacolo è pensato apposta per lui e il suo successo, infatti, gli apre le porte della celebrità.
Bölge halkının gündelik hayatına dair ilgi göstermesi yöre halkı tarafından sevilmesine yol açacaktır.Questa volta la sua omologazione alla vita del Villaggio viene forzata attraverso una storia d'amore.
Onunla bağlantınızı koparmanız onun ölümüne yol açacak.Distruggerla causerà la sua morte.
Pencereyi açacaksın, perdeyi çek lütfen.Будешь открывать окно, не задёргивай шторы, пожалуйста.
Kutuyu açacak mısınız?Вы собираетесь открыть коробку?
Tom açacak ile şişeyi açtıТом открыл открывашкой бутылку.
Yakında hava açacak gibi duruyor.Похоже, скоро прояснится.
Bu yüzden cephedeki birliklere düşman saldırısına yol açacak provokasyonlardan kaçınmaları emredilmiştir.С земли поступил приказ остановить неприятеля любой ценой.
İmparator, 26 yılında onun tekrar evlenebilmesinin önünü açacak ricayı geri çevirdi.В 26 году он ответил отказом на её просьбу о повторном браке.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Из-за двери раздаётся голос, просящий открыть дверь.
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.Развернувшаяся в стране острая борьба за власть вылилась в гражданскую войну.
Bu durum ise, her iki geminin de aynı kaderi paylaşmasına yol açacaktır.А что изменится, если купец распределит груз поровну на двух судах.
Daha sonra bu görüşleri Rus sosyalist çevrelerle de ilişkisinin bozulmasına yol açacaktı.В скором времени обнаружила идейные разногласия с русскими социал-демократами.
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.Eu sabia que abrir a porta teria conseqüências graves.
Bu durum Britanya’nın imparatorluktan kopmasına yol açacaktır.Dit leidt tot een conflict met het Britse rijk.
Bu durum ise, her iki geminin de aynı kaderi paylaşmasına yol açacaktır.Hierna gaan de twee schepen ieder weer hun eigen weg.
Ama diğer kötüler kapıyı açacak kadar kötü değillerdir.Nawet amerykańskie sukinsyny nie będą nas kłopotać.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Gracze mogą odblokować osiągnięcia w grze, które odblokują unikalne przedmioty w Dragon Age: Początek.
Onunla bağlantınızı koparmanız onun ölümüne yol açacak.Czy też otaczająca go śmierć przyczyni się do jego śmierci?”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
açacak ile cümle - Sayfa 3 - açacak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App