Tesseract gezegenler arası bir kapı açar ve kapıdan Loki girer.Tesseract nagle się uaktywnia i otwiera portal, dzięki któremu Loki pojawia się na Ziemi.
Parti bir daha açılmadı.Nie przyjęto ponownie do partii.
Dar açıdan istihsân kıyasın bir kısmıdır.Stosunek jest częścią proporcji.
Encyclopédie birkaç açıdan yenilikçi bir ansiklopedi olmuştur.Encyklopedia stanowiła swoistego rodzaju novum.
Kıymık merakla mektubu açar.Łętowska zlekceważyła list.
Ayrıca ticari açıdan gelişmeye müsaitti.Kształcił się także w kierunku handlowym.
Açılış töreninde Kanada bayrağını Olimpiyat şampiyonu hız patenci Clara Hughes taşımıştır.Mistrzynią olimpijską na tym dystansie została Kanadyjka Clara Hughes.
Bu yapılırken ortaya bu dinlerin takipçileri açısından büyük bir sıkıntı çıkacaktır.W tym wypadku, moim zdaniem, jest to wyrządzanie krzywdy słuchaczom.
Schwarzenegger 11 Şubat 2011 tarihinde, oyunculuğa geri döneceğini açıkladı.11 lutego 2011 roku ogłosił, że powraca do aktorstwa.
Bu sayede yüksek oranlı uçuşlar için ekonomik açıdan masraf azalması sağlar.Przypuszczalnie służy to zmniejszeniu kosztów energetycznych lotu.
Açık bırakılan bir sistem günlerce hata vermeden çalışabilir.Początkowo, użytkownik może uruchomić system, który będzie działał bezawaryjnie przez określony czas.
Sinagog, haftaiçi dualarına açıktır.Chang modli się, by ciemności trwały jak najdłużej.
Galeri, 2 Aralık 2006 tarihinde hizmete açılmıştır.Galerię otwarto 4 grudnia 2006 r.
2010 yılı Mayıs ayında yeniden hizmete açıldı.W maju 2010 roku na nowo otwarty jako restauracja.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.Oryginalny odlew został w całości przetopiony.
1960 yılında açılmıştır.Został otwarty w 1960 roku.
Hava açıktı.Przejrzysta pogoda.
Şehir içinde açlık ve sefalet hüküm sürmekteydi.Pod miastem cierpieli głód i pragnienie.
29 Kasım 1943 yıllında yeni sirk binasının açılışı gerçekleşti.29 listopada odbyło się uroczyste otwarcie cyrku.
Ayın ışığını güneşten aldığını söylemiş ve ay tutulmasının doğru açıklamasını ilk olarak o yapmış.Jako pierwszy podał poprawne wyjaśnienie zaćmienia Słońca i Księżyca.
Bir kısmı açkılanmıştır.Część z nich była zwęglona.
Operasyon sonucu 300 PKK militanının öldüğü açıklandı.Według tureckiego Sztabu Generalnego, w sumie 300 bojowników PKK zginęło w wyniku bombardowań.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.Władze amerykańskie odmówiły jakichkolwiek informacji na ten temat.
Aralarındaki düşmanlık ve rekabetin kökeni açıklanmamıştır.W ich relacjach nie brakowało jednak zazdrości i rywalizacji.
Ödül sahibi, festivalden birkaç ay önce açıklanır.Ta ostatnia wycofała się na kilka tygodni przed festiwalem.
"Festival Images" - Açık hava konulu fotoğraf festivali.Sztorm Sztormów: festiwal Open’er.
Birçok söylevcinin tersine söylevi gerçeği öğretmekten çok gerçeği açığa çıkarmak olarak gördü.Wśród tylu sprzecznych informacji trudno odróżnić prawdę od fałszu.
1963 yılında ikinci köprünün açılmasıyla hızla büyümeye başlamıştır.W 1933 roku nastąpiło otwarcie drugiego mostu przez Wisłę.
Açlık kol gezer.Głód głębi serca.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.Przyczyniły się do pobudzenia świadomości narodowej.
Hepatite yakalanınca 1988'de emekliliğini açıklamaya karar verdi.Od przejścia w roku 1988 na emeryturę poświęciła się pisarstwu.
Bundan ötürü, Yahudilik, Yahudi kültürü ve Yahudi kimliği arasında açık bir ayrım yapılması da oldukça zordur.Bardzo obfity jest również zbiór pozycji na temat judaizmu, historii i kultury żydowskiej.
Ay'ın oluşumunu açıklayan çeşitli varsayımlar önerilmiştir.Powstało kilka teorii wyjaśniających pochodzenie ziemskiego Księżyca.
İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor.Så klargör Gud budskap för er för att ni skall tänka över " -ur Koranens budskap, Al-Baqarah, ayah 219.
63 yılında yapılan bu barış antlaşması, siyasi açıdan Nero için çok önemli bir zaferdi.Detta fredsavtal av år 63 sågs som en avsevärd politisk seger för Nero.
11 Mayıs'ta, Batum'da yeni bir barış konferansı açıldı.11 maj 1918 öppnades en ny fredskonferens i Batum.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.En vallgrav skiljer porten från Revelinfästningen (Tvrđava Revelin).
Good Morning America her gün bir harika olmak üzere bir haftada bütün harikaları açıklamış oldu.Good Morning America presenterade ett under per dag under en veckas tid.
(Ben açım.)(Jag är hungrig.)
Bir ongen, on açısı ve on kenarı olan çokgendir.Den har inngangr (inledning) och slœmr (avslutning) på vardera tio strofer.
1997 yılında Gant, Amerika Birleşik Devletlerinde ilk mağazasını açmıştır.Under 1997 öppnade Gant sin första butik i USA.
Donbas Arena 29 Ağustos 2009 tarihinde açıldı.Donbass Arena öppnades den 29 augusti 2009.
1869 - Birinci Vatikan Konsili açıldı.1869 Första Vatikankonciliet inleds.
Evi olan Seattle'a geri döndü; ve burada babasıyla restoran açtı.Han åkte då hem till Seattle och startade en restaurang med sin pappa.
Proje NASA tarafından 24 Mayıs 2011 tarihinde açıklanmıştır.Projektet presenterades av NASA den 24 maj 2011.
Bu yaygın bir problemdir ve kronik günlük baş ağrısına yol açabilir.Detta är ett vanligt problem som kan leda till kronisk, daglig huvudvärk.
1 Ocak 2006'da, son 1000 pikselin fiyatı, eBay'daki bir açık artırma için artırıldı.Den 1 januari 2006 lades de sista 1 000 pixlarna upp för auktion på eBay.
7:16'da öldüğü açıklandı.Han dödförklarades klockan 07:16.
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.Auktionen pågick i tio dagar och det lades 99 godkända bud.
1970 yılında hayalet kasaba haline geldikten sonra ulusal anıt ilan edildi ve turizme açıldı.Efter att blivit spökstäder fick de 1970 status som nationalmonument och öppnades för turism.
Kitâb-ı Mukaddes ile kıyaslanınca, bunun açık bir yanlış olduğunu tespit edilmektedir.När den upprörs hörs ett abrupt "waa waa waa".
Müze, 2005 yılında Neue Residenz'da yeniden açıldı.Museum återöppnades i Neue Residenz 2005.
Henry van de Velde'nin tasarladığı müze 1938'de açıldı.Museet, som ritades av Henry van de Velde, öppnade 1938.
Bir süre açıkta kaldıktan sonra 1867 yılında yeniden hariciye nazırlığına atandı.Do pomysłu próbowano bezskutecznie wrócić w roku 1867.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Zapalenie płuc jest najpowszechniejszym spośród zakażeń szpitalnych kończących się śmiercią.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sonrası yakalanan sanıklara dava açıldı.Wcześniej od śledztwa zostali odsunięci prokuratorzy, którzy chcieli rozpocząć dochodzenie w tej sprawie.
Ayrıca Gazze'deki elektrik santralinin yakıt vanaları açıldı.Tam otworzono własną stację paliw.
İlk kez Stalinist baskı insanlar tarafından açıkça öğrenilmiştir.Po raz pierwszy Stalin napotkał silny opór własnych sprzymierzeńców.
Bu şekilde 5 gece boyunca hayatta kalmayı başaran oyuncu oyunu kazanır ve 6.gecenin kilidi açılır.Celem gry jest przetrwanie pięciu kolejnych nocy i unikanie ich.
Binanın açılışı Ekim 2002'de yapıldı.Inauguracja tej linii nastąpiła w październiku 2002.