açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.이탈리아 국경을 재조정하는 문제는 확실히 인정될 수 있는 민족적 경계에 따라 정해져야 한다.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.베버가 사회 과학 분야로 학업을 계속하리라는 것은 분명해 보였다.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.나치당의 지도자들은 흡연을 비난했으며 이들 중 일부는 담배 소비를 공공연히 비난하기도 했다.
Frye açıkça lezbiyendir.그러나 그녀는 명백하게 레즈비언이다.
Bulgularının çoğunu 1816’da yayınladığını ve Paris’e gönderdiğini açıkça belirtti.이 책으로 그는 그가 했던 많은 발견이 출판될 수 있었고 1816년에는 파리에 책을 보낼 수도 있었다.
Açıkça görülür ki, kerpiçten yapılmıştır.주로 고구려, 백제에서 만들어졌다.
İlk başta Apple pazarlama literatürü bu ismi açıkça belirtmedi, "iPhone OS X kullanıyor" diye açıkladı.그 전까지는 애플 마케팅 측에서는 단순히 "아이폰은 OS X(애플의 데스크톱 운영 체제)를 사용합니다"라고만 말하고는 하였다.
Sonraki sinyaller ortaya çıkaracak kadar açıkça kuvvetli idi.그리고 거기에는 다음 악장들로 이어질 만한 뚜렷한 징후가 엿보이지 않았다.
Hürrem 1622'de ve 1625'te açıkça ayaklandı.1615년(광해군 7)에 기공하여 1622년에 준공되었다.
Bu noktada Bob Alice'in gönderdiklerini aldığını açıkça ilan eder.때문에 비언은 밥 딜런이 표절을 했다며 강력하게 비판했다.
Hüzünlü ama açıkça görülüyor ki hiçbiri bir adım bile ileri gidemezler.사신이지만 선과 악, 둘 중 하나가 너무 지나쳐서는 안 된다는 가치관이 있다.
Gandi ve yandaşları Hindistan'a hemen bağımsızlık verilmezse savaşa destek vermeyeceklerini açıkça belirtti.גנדי ותומכים הבהירו כי הם לא יתמכו במאמץ המלחמתי ללא שהודו תקבל עצמאות מיידית.
Film cinselliği açıkça tasviriyle bilinir.הסרט מאוד גלוי בהתייחסו למין.
McQueen açıkça geydi ve cinsel yönelimini altı yaşındayken fark ettiğini söylemişti.מקווין היה הומוסקסואל, וטען כי גילה את זהותו המינית עוד בהיותו בן שש.
Stalin, Nazi Hükümeti'nin ilk kez Alman yenilgisini açıkça kabul ettiğini açıkladı.קרב סטלינגרד הוכיח בפעם הראשונה, שניתן להביס את גרמניה הנאצית.
Açıkçası şu an bizim için müsait değil.אפשרות זו איננה נהוגה למעשה כיום.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.יש לתקן את החזיתות האיטלקיות לצד הכרה ברורה בגבולות בין לאומיים מוכרים.
Sonunda kendinin meşru kral olduğunu açıkça ilan etti.לבסוף הוא מצליח להזהיר את המלך עצמו.
Bütün insanların yazgısı açıkça görülebilir, Anakha hariç.את השאלות רשאיות להציע כל המדינות למעט המארחת.
Haklı olduğu sezilmekte, ama kendisi haklı olduğunu bir türlü açıkça kanıtlayamamaktadır.בראיה צרה, ניתן לומר שהוא צדק.
Bunları açıkça ifşa etmeye karar verir ve konuşmaya başlar.היא מפענחת את הפקודות ומתחילה לפעול לפיהן.
Ne yazık ki adını söyleyip açıkça teşekkür edemiyorum kendisine.היא מצטדקת באומרה שאת שמו לא שאלה ואת שמו לא מסר לה.
Açıkça boş bakan boş ve kemikli bir sima.ומעל לכל: שום לשון זולה וריקה מתוכן.
"Açıkça belli olduğu üzere çok iyi bir şekilde saklanıyor.מה אני מגנה עליו הוא ברור לחלוטין.
Açıkça homoseksueldir.הוא הומוסקסואל מוצהר.
Bu da açıkça yerel bir alan kuramı demektir.קל לבדוק שזהו אכן שדה.
Açıkça görülür ki çıkış yoktur.אחרת, קל לראות שאין פתרון.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.צבירת מעשים טובים חשובה לאדם לעולם הבא.
Bu hareket açıkça Kral'ın hayatına yönelik bir tehdit anlamı taşıyordu ve bu nedenle tutuklandı.הכלא נודע לשמצה בשל היותו התגלמות הדיכוי של הממשל הסורי, והעינויים בו הפכו לשם דבר.
Bu manevranın neden yapıldığı açıkça bilinmemektedir ve değişik teoriler ortaya atılmıştır.הסיבה אינה ידועה בבירור, וקיימות תאוריות שונות בעניין.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.סיבותיה של ירידה זו אינן ברורות די הצורך.
Görevleri kendinize ve başkalarına açıkça atayın.Възлагай ясни задачи на себе си и на другите.
Filistin’de ise Araplar ve Yahudi Filistinliler stratejik noktaları kontrol etmek için açıkça savaşıyorlardı.В Палестина арабите и евреите водят открито битки за контрол над стратегическите позиции в района.
Ayrıca İslam prensiplerinin saçma olduğunu açıkça söylemesi olayı şüphelidir.Вменяват му посмъртно и репликата, че ислямските религиозни принципи са нелепи.
Açıkça görülüyor ki, Marie Antoinette, kocası üzerinde pek bir politik etkiye sahip değildi.От самото начало, въпреки всеобщото мнение, Мария-Антоанета има слабо влияние върху политиката на съпруга си.
Bunun nedeni filmde açıkça belirtilmez.Излишно е да се напомня за това във филма.
1950'li ve 60'lı yıllarda ırkçılığa açıkça karşı çıkan bir avuç Hollywood oyuncusundan biriydi.През 1950-те години, той е сред малкото холивудски актьори, които говорят открито против расизма.
Bu gelişmelerden devamlı haberdar olan Papa IV. Eugenuius açıkça bir aksi reaksiyon göstermemiştir.Подобен подарък е изпратен и на папа Йоан III. Въпреки това тяхната религиозна политика не е достатъчно ясна.
Açıkça homoseksueldir.Той е хомосексуален.
(Günümüzde bile bu davranışlar Floransa ve civarında yapılan futbol maçlarında açıkça izlenmektedir).(Същите тълкувания към Псалмите се намират също в Болонския и Погодинския псалтир.)
Ama yasaların anayasaya uygunluğunu denetleme yetkisi anayasada açıkça yer almamaktadır.Но да се установят законите на историята се оказва не толкова лесно.
Dolayısıyla ABD açıkça bu çatışmada taraf oluyordu.Това създава впечатление, че САЩ стои зад преврата.
Soruşturma kimsenin açıkça suçlanmayacağı bir şekilde tamamlanır.В края на разследването не са открити виновни за инцидента.
Temel karşıtlık Ak ve Al biçiminde açıkça belirginleşir.Думата е остаряла както по форма, така и по значение.
Sonrasında da birbirlerine gönderdikleri mektuplar vasıtasıyla bu düşüncelerini açıkça ifade etmişlerdir.Именно в писмата са разкрити и много от възгледите му.
Açıkça konuşmak gerekirse, o güvenilmez biri.Ако трябва да сме честни, той е човек, на когото не можеш да се довериш.
Bazıları ise devrimci terör kullandıklarını açıkça ifade eder.Većinu povijesnih revolucija prati revolucionarni teror.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Úprava talianskych hraníc nech bude uskutočnená podľa jasne zrejmých národnostných hraníc.
Stalin sürekli olarak açıkça Lenin'in yanılmazlığını şiddetli bir şekilde savunmuştur.Stalin verejne bránil Leninovu neomylnosť.
Ay, Dünya'dan açıkça görülemez.To znamená, že počas novu Mesiac zo Zeme vôbec nie je vidieť.
Durum açıkça umutsuzdu.Situácia vyzerá beznádejne.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınması taraftarı olmadığını açıkça ifade etmiştir.Švédsko sa teda jednoznačne samo rozhodlo nepripojiť k eurozóne.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Najskôr vznikli menšie štruktúry a až následne väčšie.
Haklı olduğu sezilmekte, ama kendisi haklı olduğunu bir türlü açıkça kanıtlayamamaktadır.Nie je to príjemné, najmä keď chápete, že majú pravdu.
Sonunda kendinin meşru kral olduğunu açıkça ilan etti.Vzápätí bol vyhlásený za právoplatného kráľa.
Bütün kötülük, burada cephe gerisinde bir kez daha açıkça görülüyordu.O deň neskôr sa pokus zopakoval na inom úseku frontu.
Parlamentoda açıkça gay olan ilk Litvan üyeydi.Bol prvým brazílskym kongresmanom, ktorý sa otvorene priznal, že je gay.
Ama yine de bu genel açıklama , temelinde yatan fiziki anlamını tam olarak açıkça aksettirememektedir.Navyše, tieto úsudky robíme bez vedomia, že fyzická príťažlivosť hrá v tomto procese rolu.
Üst sınıf, sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı.Gornji družbeni razred je svoj družbeni položaj razkazoval v umetnosti in književnosti.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Popravek italijanske meje po jasno določenih narodnostnih črtah.

İlgili Sayfalar