açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu doktorlar, Nijerya Hükümeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler.Zdravniki so javno kritizirali nigerijsko vlado in Rdeči Križ za njihovo domnevno vpletenost in sodelovanje.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.Ni dovolj jasno, če povemo to potihoma.
Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.Nobeno telo, noben posameznik ne more izvrševati oblasti, ki ne izhaja neposredno iz naroda.
Haçlıların şövalyeleri açıkça atların transferi ile yükümlüydü ve Bizans ordusu güneye kaçmıştı.Križarji so jo napadli kar z ladij za prevoz konj in bizantinska vojska je pobegnila proti jugu.
Şehirde temiz su ve kanalizasyon yapıları açıkça görülebilir.Sistem za oskrbo z vodo in kanalizacijo je mogoče enostavno prepoznati.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Izhajal je iz ugledne in bogate družine, kar mu je omogočilo dobro izobrazbo.
Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.Izraža pripravljenost, da si bomo odslej bolj prizadevali za zvestobo Bogu in njegovim zapovedim.
Bu konu 969 yılında İmparator II. Nikiforos'a yapılan ve ölümüyle sonuçlanan suikast olayında açıkça görülür.To je postalo očitno leta 969, ko garda ni maščevala umora cesarja Nikeforja II.
Frye açıkça lezbiyendir.Tematika zbirke je izrazito lezbična.
Varsayımda kullanılan kavramlar açıkça tanımlanmalıdır.Delovna mesta naj bodo jasno opredeljena.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Italijos teritorijos sienos turi būti nustatytos pagal aiškiai matomas etnines ribas.
Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.Jokia žmonių grupė, joks asmuo negali turėti valdžios, kuri aiškiai nesuteikta tautos.
Varsayımda kullanılan kavramlar açıkça tanımlanmalıdır.Mįsle netiesiogiai apibūdinamas daiktas, kurį reikia atspėti.
Bazıları ise devrimci terör kullandıklarını açıkça ifade eder.Daugelį gąsdino Revoliucinio tribunolo teroras.
Sonunda kendinin meşru kral olduğunu açıkça ilan etti.Galiausiai ji tapo vienvaldė valdovė.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Jis buvo kilęs iš palyginti turtingos šeimos, taigi gerai išsilavinęs.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Nebandykite kuo nors pasinaudoti seksualiai, nebent matote aiškų signalą.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.Kaip jie buvo renkami nėra visiškai aišku.
Eğer n = 1 ise, sonuç açıkça geçerlidir.Jei juodieji atsako 1…e5, rezultatas – atvira partija.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Itaalia Itaalia piirid tuli uuesti määrata, rahvusliku kuuluvuse järgi.
İlk başta Apple pazarlama literatürü bu ismi açıkça belirtmedi, "iPhone OS X kullanıyor" diye açıkladı.Alguses Apple'i turundus ei avaldanud operatsioonisüsteemi nime, väites lihtsalt, et iPhone kasutab OS Xi.
İran da protestoları açıkça destekledi.Ka Iraan nõudis selgemat vabandust.
Varsayımda kullanılan kavramlar açıkça tanımlanmalıdır.Ideid me peame mõistetega täiesti esitatavateks.
İoannes, açıkçası iyi bir eğitim görmüştür.Tacitus sai väga hea hariduse.
Durum açıkça umutsuzdu.Olukord oli masendav.
Jüri açıkça iddia makamının yanında yer aldı.Kihelkondlikult kuulus küla Jüri kihelkonda.
Açıkça görülüyor ki, Marie Antoinette, kocası üzerinde pek bir politik etkiye sahip değildi.Marie Antoinette'i ei huvitanud poliitika – võib-olla tal polnud piisavalt teadmisi.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Õigusvastasuse välistavad ainult seadusega selgesõnaliselt nimetatud erandid.
Bu türden bir kalkışmanın herhangi bir şekilde başarıya ulaşma şansının olmadığı da açıkça görülmüştür.Ei oldud kindlad, et selline totaalne treenimine ka edu toob.
Samsun Kalesi'nin denize sıfır duvarları açıkça görünüyor.Selge ilmaga paistavad merelt Ponza saared.
Sosyalist parti açıkça sosyalist olarak adlandırılan, dünyanın birçok yerinde varolan siyasal parti ismidir.Demokraatlik Partei on poliitiliste ühenduste nimetus paljudes maailma riikides.
Soruşturma kimsenin açıkça suçlanmayacağı bir şekilde tamamlanır.Ametlikult juurdluse tulemusena süüdlast ei selgunud.
İletiler, kullanıcıya güvenilir bir kaynaktan geldiği için açıkça tanımlanacaktır.Selle põhjal leitakse kasutaja loogilise küsimuse põhjal ruumiandmete seast vastus.
Madde ve metotlar açıkça ortaya konulmuştur.Objektid ja tunnused on seadistatavad.
1 bölü 27'nin karesini, biraz önceki gibi değiştirebiliriz. - Bunu açıkça belirteyim.Ujasním to... 1 lomeno (3 na třetí), to celé na druhou.
200 temel puanın B şirketinin temerrütlerinin ödenmesi olasılığı için açıkçası ucuz olduğunu düşünüyorum.率直に非常に安いです。 なぜなら、B社がデフォルトする可能性は、
291 çarpı 10'un ne olduğunu biliyoruz. Açıkça, 2910.291がこのややこしい数にいくつあるのかを
34 parçasını oluştururken, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi açıkça bir hedef olarak tanımlanmamıştır.drogue (Espagne, Lettonie, Luxembourg et Suède), ou ont fait les deux (Estonie, France, Royaume-Uni).
34 parçasını oluştururken, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi açıkça bir hedef olarak tanımlanmamıştır.Малта и Австрия планират да изготвят конкретни политики за техния подход в тази област.
3 tane çekirdek bileşeni var. Bilim açıkça çok önemli bir parçası.이것은 3개의 핵심 요소가 있습니다. 명백히 과학은 이것의 큰 부분입니다
3 tane çekirdek bileşeni var. Bilim açıkça çok önemli bir parçası.יש בו 3 מרכיבי יסוד. המדע הוא חלק מרכזי.
3 tane çekirdek bileşeni var. Bilim açıkça çok önemli bir parçası.وله ثلاث محاور رئيسة، والعلوم -كما يبدو- جزء كبير من المشروع،
3 tane çekirdek bileşeni var. Bilim açıkça çok önemli bir parçası.世界中で 先住民と一緒に行う現地調査
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Aku tidak tahu, saya tidak melakukan matematika.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Eu não sei, eu não fiz as contas.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Ich weiß es nicht, ich habe es nicht berechnet.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Ik weet het niet, ik heb het niet nagerekend.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Jeg ved ikke, jeg ikke har gjort math.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Je sais pas, j'ai pas fait les calculs.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.수학적을로 계산은 안 했지만..-_-
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Nevím přesně, nedělal jsem žádné výpočty.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Nie wiem, nie obliczałem tego.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Non so, non ho fatto i calcoli.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.No sé, no he hecho los cálculos.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Δέν ξέρω, δέν έκανα τους υπολογισμούς.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Не знам, не съм изчислявал.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.Я не знаю. Я не считал.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.לא יודע, לא עשיתי את המתמטיקה.
Acikcasi matematigini yapmadigim icin bilmiyorum.انا لا اعرف , انا لم احسبها بالرياضيات
Açıkça, 1 dondurmanın vergilendirilmemiş fiyatıydı. 1/12 ise eklenmiş verginin miktarı.1 er altså prisen på isen uden afgift, og 1/12 er afgiften.

İlgili Sayfalar