açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ian yalnızlıktan hoşlanır, duygu ve düşüncelerini açıkça dile getiririr ve çok dikkatlidir.Zorn työskentelee mieluiten yksin ja käyttää hyvää huomiokykyään, vaistoaan ja ihmistuntemustaan.
Antipa her halûkarda, Yeni Ahitte Vaftizci Yahya ve Nasıralı İsa'nın ölümleriyle açıkça ilişkilendirilir.Jokainen uudestisyntynyt on yhtä paljon inkarnaatio kuin Jeesus Nasaretilainen.
SpaceX, güç verilerek yapılan iniş denemelerinin ilk birkaçında başarı beklemediklerini açıkça belirtmişti.SpaceX ei tosin ollut varma oliko rakettivaiheen laskuvarjo auennut onnistuneesti.
Hürrem 1622'de ve 1625'te açıkça ayaklandı.Perillisten välinen kiista puhkesi avoimeksi kapinaksi vuosien 1622 ja 1625 välillä.
Açıkça ifade ettiği eşcinsel eğilimleriyle tanınırdı ve sıklıkla uyuşturucularla ilgili deneyimlerini yazardı.Hän oli avoimesti homoseksuaalinen ja kuvasi aihetta usein teoksissaan.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.Hän kielsi avoimesti minua tulemasta sisään.
Onun hasta olduğu açıkça görünüyor.Näkyy selvästi, että hän on sairas.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Αναπροσαρμογή των συνόρων της Ιταλίας με σαφώς αναγνωρίσιμες γραμμές της ιθαγένειας.
Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.Καμία ομάδα ανθρώπων και κανένα άτομο δεν μπορεί να ασκεί εξουσία που δεν απορρέει από το Έθνος.
Parıltılı, büyük ve esrarengiz kelimelerle duvarda açıkça duyurulur: "Sırlar Odası açıldı.Στον τοίχο εμφανίζεται μια μυστηριώδης επιγραφή: Η Κάμαρα με τα Μυστικά άνοιξε.
Ancak bunu kamuoyunda açıkça ifade etmemek gerekir" dediği belirtildi.Θα ήθελα να πω σε αυτόν " Μη λέτε τέτοια πράγματα δημοσίως καθώς δεν είναι αλήθεια.
Nitekim şu beyiti bunu açıkça gösterir.Το έμβρυο τα αισθάνεται μυστικά αυτά.
Bu Kral Charles için açıkça küçük görülüp utanma vesilesi oldu.Ο αδερφός της Τσαρλς θυμάται ότι ήταν πολύ ντροπαλή μέχρι εκείνη την ηλικία.
Bu açıkça yanlışlanabilir bir iddia idi.Ο ισχυρισμός ήταν ψευδής.
(Açıkçası, D iki açık ve ayrık kümeden oluşursa, sonuç burada doğru olmaz.)(Αν η διαφορά στις τιμές pK ήταν περίπου δύο ή λιγότερο, το τελικό σημείο το τελικό σημείο δεν ήταν εμφανές.)
Ayrıca İslam prensiplerinin saçma olduğunu açıkça söylemesi olayı şüphelidir.Ισχυρίζονται πως η θρησκευτική πίστη είναι παράλογη.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Αναμφίβολα είναι δύσκολο να διακρίνουμε τη δράση ενός πλανήτη πίσω από τέτοιες αφηγήσεις.
Bu doktorlar, Nijerya Hükümeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler.Doktorerne kritiserede offentligt Nigerias regering og Røde Kors for deres tilsyneladende eftergivende adfærd.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Det er klart, at du er et godt eksempel for resten af landet.
Rusya'daki Moğol otoritesine açıkça meydan okuyan ilk Moskova prensiydi.Han var den første fyrste af Moskva som åbent udfordrede tatarenes autoritet i Rusland.
Bu tarafı açıkça The Ghost of Tom Joad (1995) albümünde vurgulanmıştır.Det akustiske album The Ghost of Tom Joad blev udgivet i 1995.
Açıkça homoseksueldir.Han er åben homoseksuel.
Ek olarak Hitler, Röhm'ün gelir dağılımıyla ilgili olan "ikinci devrim"e verdiği açıkça destekten rahatsızdı.Desuden var Hitler utryg ved Röhms udtalte støtte til en "anden revolution", der skulle omfordele velstanden.
Puerto Rico'nun anayasası açıkça ölüm cezasını yasaklamaktadır.Nebraska overvejer kraftigt at droppe dødsstraffen.
Kemp, açıkça eşcinseldir.Shankman er åbenlyst bøsse.
Eğer n = 1 ise, sonuç açıkça geçerlidir.Hvis h = 1, er der altså tale om en primisk løsning.
Bazıları ise devrimci terör kullandıklarını açıkça ifade eder.Det er kun dem, der har holdt den revolutionære ånd i live.
Görevleri kendinize ve başkalarına açıkça atayın.Respekter slægtskabet og giv fra jer til andre.
Bu manevranın neden yapıldığı açıkça bilinmemektedir ve değişik teoriler ortaya atılmıştır.Man kender ikke årsagen til, at det skete, men der findes flere teorier.
Meryem'in aile yapısı konusunda İslam ve Hristiyan kaynakları arasında açıkça bir çelişki bulunmaktadır.Alligevel er der meget store forskelle på islams og kristendommens syn på Jesus.
Açıkça görülür ki, kerpiçten yapılmıştır.Nogen mener at den er bygget af Huni.
Nitekim şu beyiti bunu açıkça gösterir.De mange kæmpehøje viser dette tydelig.
Mimarisinde Toltek etkileri açıkça görülmektedir.Her mærkes påvirkningen fra Dahl tydeligt i den maleriske behandling.
Üst sınıf, sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı.De øverste klassene viste fram sin sosiale status i kunsten og litteraturen.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.Enkelt sagt ble hele byen gjort om til en stor byttering.
Rusya'daki Moğol otoritesine açıkça meydan okuyan ilk Moskova prensiydi.Han var den første fyrsten av Moskva som åpent utfordret tatarenes autoritet i Russland.
Haçlıların şövalyeleri açıkça atların transferi ile yükümlüydü ve Bizans ordusu güneye kaçmıştı.Korsfarernes riddere angrep rett fra transportskipene og den bysantinske hæren flyktet sørover.
Hindular, Budistler ve diğerleri dinlerini açıkça uygulayamamaktadır.Protestanter, jøder og ortodokse kunne uhindret utøve religionen sin.
McQueen açıkça geydi ve cinsel yönelimini altı yaşındayken fark ettiğini söylemişti.McQueen var åpent homofil og sa at han ble klar over sin seksuelle legning i veldig ung alder.
Kimlere çattığını açıkça söyler.Uoppklart – Hvem drepte dem?
Dmitri, Moğol otoritesinin çökmesinin avantajından yararlanarak Tatarlara açıkça meydan okudu.Dmitrij benyttet seg av dette opphøret av mongolsk autoritet til åpeny å utfordre tatarene.
Mısır'da Rambam Yahudiliğini açıkça uyguladı fakat önceden din değiştirmiş olduğu için sahtecilikle suçlandı.Derfor er det stor sannsynlighet for at Jahve (יהוה) har stått her tidligere, men byttet ut.
Alt kimliğini açıkça belli eden kişilerdir.For medlemmer av de lavere grader var deres identitet ukjent.
Açıkçası, donanma ithal akaryakıt stoklarına güvenmekteydi.Okkupasjonsmakten hadde bruk for verftet til skipsreparasjoner.
Açıkça bellidir ki, bunlar koordinat dönüşümü koşulları altında değişmezdir.Det er da kun nødvendig å vise at de forblir uforandret under disse tre bevegelsene.
Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır.Gorky secara terbuka menentang rezim Tsar, dan oleh karenanya telah beberapa kali ditangkap.
Ayrıca Vatacis açıkça Theodoros'un teslim edilmesini talep etti.Selanjutnya, Vatatzes secara eksplisit menuntut penyerahan Theodoros.
Örneğin, Fransız Devrimi sırasında Jakobenler Vendee isyanını açıkça olumsuz olarak nitelendirdiler.Selama Revolusi Prancis Jacobin melihat Kontra revolusi di Vendée dengan negatif.
Herodot açıkça belirtmez ama bu kent muhtemelen Ada'ya adını veren başkenttir.Herodotos tidak secara jelas mengatakannya, namun kota ini kemungkinan adalah ibu kota negara Naxos.
Sosyalist parti açıkça sosyalist olarak adlandırılan, dünyanın birçok yerinde varolan siyasal parti ismidir.Partai Sosialis adalah nama dari berbagai macam partai politik di seluruh dunia.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Jalur karier kerah putih juga digambarkan.
Ay, Dünya'dan açıkça görülemez.Awan ini tidak dapat dilihat dari bumi.
Hovi, açıkça eşcinsel olduğunu belirtmiştir.Yosef secara terbuka mengatakan bahwa ia gay.
Açıkça homoseksueldir.Ia adalah seorang homoseksual.
Aynı şekilde teknoloji, ampirik gerçeğin araştırılmasıyla yakından ilişkili ancak açıkça farklıdır.Teknologi juga berkaitan erat tetapi jelas berbeda dengan mencari kebenaran empiris.
Bu arka plan İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da açıkça mevcuttur.Namun, gagasan mengenai kerajaan Allah terlihat jelas dalam kitab ini.
Haçlıların şövalyeleri açıkça atların transferi ile yükümlüydü ve Bizans ordusu güneye kaçmıştı.Para kesatria berkuda Tentara Salib menyerbu langsung, dan tentara Romawi Timur melarikan diri ke selatan.
Açıkçası üşüyünce daha mı iyi oluyor, onu da düşünmedim değil." sözlerini söylemiştir.“Saya kalau sakit justru nggak enak tinggal di rumah, enggak enak kalau sakit itu dirasa-rasain”, katanya.
Bunun nedeni filmde açıkça belirtilmez.Hal ini tidak dimunculkan di filmnya.
Buna rağmen, Sangh Parivar’ın liderliğini yaptığı tutucu hindu milliyetçiler açıkça Siyonizmi savundu.Berbagai organisasi nasionalisme Hindu, yang dipimpin oleh Sangh Parivar, mendukung pendirian Israel.

İlgili Sayfalar