açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çalışma açıkça Clairvaux'lu Aziz Bernard'ın öğretilerinden esinlenmişti.Je rovněž autorem studií, věnovaných osobnosti svatého Bernarda z Clairvaux.
Bu manevranın neden yapıldığı açıkça bilinmemektedir ve değişik teoriler ortaya atılmıştır.Archeologové si nejsou jisti, proč se tak stalo, vysvětlení nabízejí různé teorie.
Açıkçası asla çok eğlenceli bir şeyler yaparak para kazanabileceğimi düşünmedim.Ale nestěžuju si poněvač si myslím že jsem si užil docela zajímavej život.
Bu arka plan İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da açıkça mevcuttur.Právě veršem z této posvátné islámské knihy vždy začíná každá kapitola díla.
Ama yine de bu genel açıklama , temelinde yatan fiziki anlamını tam olarak açıkça aksettirememektedir.Ovšem za cenu toho, že dané řešení nepopisuje probíhající fyzikální děj zcela přesně.
Açıkça görülür ki, kerpiçten yapılmıştır.Zajímavostí je, že byl stavěn na suchu.
20 Mayıs'ta Sovyet hükümeti Flensburg Hükümeti hakkında ne düşündüğünü açıkça belirtti.Pe 20 mai, guvernul sovietic a arătat clar ce crede despre guvernul de la Flensburg.
Budizm ve Hinduizm dersleri aldım, yoga çalıştım ve açıkça görülüyor ki Katoliklik hakkında çok şey biliyorum.Am studiat budismul și hinduismul, am practicat yoga și, evident, știu multe despre catolicism.
Kardinal Feyerabend’in iddiasıyla aynı fikirde olduğunu veya olmadığını açıkça belirtmedi.Cardinalul nu a indicat clar dacă era sau nu de acord cu afirmațiile lui Feyerabend.
Ocak Ayaklanması'nı açıkça destekledi ve mülteciler için finans sağlıyordu.A susținut deschis Revolta din Ianuarie și a finanțat ajutor pentru refugiați.
Üst sınıf, sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı.Clasa superioară își afișa vizibil statutul lor social în artă și literatură.
Grup üyesi Lance Bass, Out of Sync adlı anı kitabında Timberlake'in hareketlerini açıkça eleştirdi.Membrul trupei Lance Bass a criticat acțiunile lui Timberlake în memoriul său din Out of Sync.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Reajustarea frontierelor Italiei în baza principiului autodeterminarii naționalităților.
Örnek: İncil'de açıkça "yanlış tanıklık yapmamalısın" der.Un alt exemplu: Biblia afirmă că este fără erori.
Bütün insanların yazgısı açıkça görülebilir, Anakha hariç.Poate fi accentuată orice vocală, în afară de /ə/.
Haklı olduğu sezilmekte, ama kendisi haklı olduğunu bir türlü açıkça kanıtlayamamaktadır.Și am constatat, cu multă satisfacție, că s-ar putea să aibă dreptate !
Açıkça ilk kez savaşın kaybedildiğini ilan etti ve bu durumdan generallerini suçladı.El a declarat ca războiul era pierdut și și-a acuzat generalii pentru eșec.
Eserlerinden açıkça anlaşılabilir.Profesia lor se poate ghici cu ușurință.
Öyküde açıkça belirtilmese de, atın ölen Berlifitzing'in kendisi olduğu ima edilir.Deși neafirmat în mod explicit, se presupune că acel cal este într-adevăr Berlifitzing.
Türklerin çoğunlukta olduğu, siyasi seçim sonuçlarına bakılarak açıkça görülebilir.Numărul domeniilor politice în care va fi necesar votul în unanimitate va fi redus considerabil.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
Genel coğrafik bölge bilinmesine rağmen Tora'da bu kabilenin topraklarının sınırları açıkça anlatılmamıştır.Din păcate, despre acest conciliu, majoritatea trinitarienilor nu știu nimic.
Kendi resimlerinde de bu yaklaşımı açıkça görülmektedir.În scrierile sale tactice, același spirit este evident.
Bu davranış açıkça savaş ilanıydı.Acestă acțiune era echivalentă cu declararea războiului.
Durum açıkça umutsuzdu.El a fost în mod evident dezamăgit.
Penaltıyı kullanacak oyuncu açıkça belirtilir.Regizorul filmului este Iginio Straffi.
Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?Puteți defini clar acest cuvânt?
Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?Puteți defini explicit acest cuvânt?
Tom evlenmek istemediğini çok açıkça ifade etti.Tom a declarat foarte clar, că nu a vrut să se căsătorească.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Az olasz határokat a világosan felismerhető nemzeti vonalak szerint kell kiigazítani.
Dolayısıyla Dünya benzeri bir uygarlığı uzaktan açıkça tespit edebilmek zordur.Nehéz nagy távolságokból tisztán észlelni egy, a földihez hasonló civilizációt.
Eğer n = 1 ise, sonuç açıkça geçerlidir.Ha n = 1, az eredményt nyilvánvalóan igaz.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
İlk başta Apple pazarlama literatürü bu ismi açıkça belirtmedi, "iPhone OS X kullanıyor" diye açıkladı.Korábban az Apple csak annyit árult el, hogy „az iPhone OS X-et használ”.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Szabályaiktól csak akkor lehet eltérni, ha ezt a törvény kifejezetten megengedi.
Bunun en büyük nedeni, açıkça ayrıştırılabilecek devrelere sahip olmamasıdır.Ezek legfőbb előnye, hogy külön rugózásra nincs szükség.
Açıkçası şu an bizim için müsait değil.Jelenleg nincs megnyitva a nyilvánosság előtt.
Fakat hava ve iklimin bu başarısızlığına neden olduğu açıkça anlaşıldığı için affolundu.Ez sajnos az időjárás és Lehel akadékoskodása miatt meghiúsult.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.A begyén nagy fekete foltozás látható.
İran da protestoları açıkça destekledi.Irán szintén felajánlotta támogatását.
Açıkça kafalara sokulan "teslim olmaktansa intihar edin"dir.Miután „hazaárulására” fény derül, öngyilkosságra kényszerítik.
Gandi ve yandaşları Hindistan'a hemen bağımsızlık verilmezse savaşa destek vermeyeceklerini açıkça belirtti.Richárd és szövetségesei számára csata nélkül is nyilvánvalóvá vált, hogy nem nyerhetnek.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.Ennek ismeretében egyértelműnek tűnt, hogy Weber a társadalomtudományok művelésének szenteli magát.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Italian rajojen tarkistaminen noudattamaan selvästi tunnistettavia kansallisuusrajoja.
Fakat Marry, oğlunun bu şekilde devam etmesini hâlen istemediğini açıkça ortaya koyar.Mary tekee kuitenkin edelleen selväksi, ettei halua poikansa olevan sellainen kuin on.
Açıkça görülür ki, kerpiçten yapılmıştır.Tiedetään kuitenkin, että se oli valmistettu tammesta.
Ayrıca Vatacis açıkça Theodoros'un teslim edilmesini talep etti.Napier vaati kuitenkin Teodoroksen antautumista.
Bu mesaj açıkça 5:24'te görülür.5:22) nähdään samaksi asiaksi.
Puerto Rico'nun anayasası açıkça ölüm cezasını yasaklamaktadır.Vuoden 2001 Global Greens Charter ei hyväksy kuolemanrangaistuksen käyttöä.
Bu tarafı açıkça The Ghost of Tom Joad (1995) albümünde vurgulanmıştır.DVD:n mukana The Ghost of Tom Joad -single.
Açıkçası şu an bizim için müsait değil.Tällä hetkellä se ei ole vallassa.
Bu dönemle birlikte ordu içinde yaşanan ayrışma ilk kez açıkça ortaya çıkmış oldu.Hän kertoi itseluottamuksensa vahvistuneen ensimmäisen kerran armeija-aikana.
Teotihuacan şehrinin hangi halklar tarafında kurulduğu ve devam ettirildiği açıkça bilinmemektedir.Teotihuacánin perustajien ja asukkaiden etnistä taustaa ei vieläkään tunneta varmasti.
Cuntayla açıkça veya gizlice işbirliği yapan bazı politikacılara karşı bir dizi suçlamada bulundu.Hän esitti useita syytteitä valtavirtapoliitikoita vastaan, jotka avoimesti tai salaa olivat tukeneet junttaa.
Kısa zaman sonra Saruman, Rohan'ı fetih planlarını açıkça uygulamaya başladı.Pian tämän jälkeen Sarén alkoi suunnitella vaatteita kenkien oheen.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Mustaa huumoria toki löytyy.
Açıkça homoseksueldir.Hän on avoimesti homoseksuaalinen.
Linfea bu satirin yardım sunmasını açıkça reddeder ve ona "keçi-adam" ismi vererek hakaret eder.Hän näyttää kiintyneen Caleen välittömästi ja kutsuu tätä kananpojakseen.
Belli bir kadronun fonksiyonları açıkça tanımlanmıştır.Päällikökunnan statukset ovat tarkoin määriteltyjä.
Bu açıkça yanlışlanabilir bir iddia idi.Väittämä on mitä ilmeisimmin väärä.

İlgili Sayfalar