açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.Nenhum corpo, nenhum indivíduo pode exercer autoridade que dela não emane expressamente.
Bu manevranın neden yapıldığı açıkça bilinmemektedir ve değişik teoriler ortaya atılmıştır.Não se sabe ao certo o motivo para o fazer e existem várias teorias.
Hatta bazı tarihçilere göre Ali Bin Hüseyin'i açıkça desteklemişti.Outros mencionam Jan Janszoon, que aparentemente já era então grande-almirante.
Kemp, açıkça eşcinseldir.Pekka é assumidamente homossexual.
Bunu şu sözleriyle açıkça belirtmiştir; “Kural insan için bir hapishanedir.Estes valores são: Verdade: "O homem tende naturalmente para a verdade.
Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.Ele continua dizendo da importância da fé e oração a Deus.
İmgede düğüm çizgileri açıkça seçilmektedir.As próprias manchas devem ser claramente definidas.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Het is duidelijk dat radiobronnen eerst klein zijn en dan groter worden.
1956'ya kadar Sukarno, parlamenter demokrasiyi açıkça eleştirdi.Rond 1956 begon Soekarno openlijk het systeem van parlementaire democratie te bekritiseren.
Açıkça homoseksueldir.Hij is openlijk homoseksueel.
Claudiyo evlenmek istediğini çok açıkça belirtmesine rağmen Angelo onu idama mahkûm eder.Hoewel hij bereid is om met haar te trouwen, veroordeelt Angelo hem ter dood.
Aslında bu, deneylerin açıkça ifade edilen hedeflerinden biriydi.Blijkbaar is dat het ware doel van de experimenten.
“Ama Tanrı O'nu üçüncü gün diriltti ve açıkça görünmesini sağladı.”"Hij was namelijk aan hen verschenen op de derde dag, opnieuw levend.
Açıkça, bu Leo'nun isyana katılmasına doğru kayacaktı.Helaas blijkt er een luchtje aan dit klusje van Leo te zitten.
Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.Geen instantie, geen individu kan gezag uitoefenen dat daar niet uitdrukkelijk uit voortkomt.
Bu noktadan Kaçkar zirvesi açıkça görülmektedir.De zijdelingse helling is hier duidelijk zichtbaar.
Claudio çok sinirlenip Don Pedro'yla yüzleşip, ona olan aksi hislerini açıkça ifade eder.Claudio wordt woedend op Don Pedro en gaat de confrontatie met hem aan.
Kendi resimlerinde de bu yaklaşımı açıkça görülmektedir.In de Verzen klinkt ook deze bewondering duidelijk door.
Faşizmle açıkça sempati duyması yüzünden sağa döndü.Aan deze vriendschap kwam echter een einde door Gentiles sympathie voor het fascisme.
Bu açıkça yanlışlanabilir bir iddia idi.Mogelijk was dit een valse beschuldiging.
Ay, Dünya'dan açıkça görülemez.De maan is dan niet te zien.
Nitekim o yıllardan kalma kalıntılar bunu açıkça belli etmektedir.Muurankers met dit jaartal herinneren hier duidelijk aan.
Wright film hakkında ''açıkça Elizabeth ve Darcy hakkında.De film eindigt met een filmkus tussen Elizabeth en Darcy.
Stalin bu tarz eylemlere açıkça karşı çıkıyordu.Stalin was hier fel op tegen.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.De hele stad werd in feite omgebouwd tot concentratiekamp.
Araştırma sorularının oluşturduğu şemalarda bu farklılıklar açıkça uymayabilir.Tegelijkertijd zullen de punten waar de gegevens van de trend afwijken duidelijk zichtbaar worden.
Açıkça ifade ettiği eşcinsel eğilimleriyle tanınırdı ve sıklıkla uyuşturucularla ilgili deneyimlerini yazardı.Hij is vooral bekend door zijn tangofilms, die dikwijls seksueel getint waren.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Gebleken is dat de Somalische wet dit toestaat.
Açıkçası şu an bizim için müsait değil.Momenteel niet meer verkrijgbaar.
İlk kez Stalinist baskı insanlar tarafından açıkça öğrenilmiştir.Voor het eerst werden de behoeften van de jonge lezer serieus genomen.
Açıkçası, yıldız yarıçapını tanımlamak çok da kolay değildir.Doordat het slechts weinig heldere sterren bevat is het niet gemakkelijk te vinden.
Kutsal topraklar olarak değerlendirildiğinden, bu fikrini açıkça seslendirememektedir.Wie dit Heilig Hartbeeld maakte is niet bekend.
Fakat bu mahkûm sarhoş olmasına rağmen katiyen buna razı olamayacağını açıkça bildirir.Hij raakt echter zodanig dronken dat hij de boodschap vergeet te melden.
Durum açıkça umutsuzdu.De situatie leek hopeloos.
Sonraki sinyaller ortaya çıkaracak kadar açıkça kuvvetli idi.Vervolgens wordt er bepaald hoe sterk de signalen zijn.
Takip eden sinyaller açıkça kuvvetli idi ortaya çıkacak kadar.Dit type laat ieder signaal door, zodra het sterk genoeg is.
Bunları açıkça ifşa etmeye karar verir ve konuşmaya başlar.Bemerken ze onraad, dan beginnen ze te blaffen.
Sonuç olarak, ateistlere karşı açıkça yapılan yasal ayrımcılık çoğu Batı ülkesinde alışıldık değildir.Stąd otwarta, zgodna z prawem dyskryminacja ateistów nie jest powszechna w większości zachodnich państw.
Bir süre sonra da aşkını açıkça itiraf eder.Ten zaś raz po raz wyznaje jej miłość.
Kimlere çattığını açıkça söyler.Wiesz, kto ją sznurem wymierzył?
Sonunda kendinin meşru kral olduğunu açıkça ilan etti.W końcu uległa zalotom Władka.
Varsayımda kullanılan kavramlar açıkça tanımlanmalıdır.Dlatego musimy mieć pewność, że posługujemy się pojęciami o precyzyjnie ustalonym znaczeniu.
Stalin sürekli olarak açıkça Lenin'in yanılmazlığını şiddetli bir şekilde savunmuştur.Trocki w debatach na ogół jednoznacznie popierał Lenina.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.On jednak krytycznie wyrażał się o umiejętnościach mnichów.
Amerika Birleşik Devletleri Anayasası tarafından açıkça yetkilendirilmiş birkaç devlet kurumundan biridir.Jest jedną z niewielu agencji, której upoważnienie wynika bezpośrednio z Konstytucji Stanów Zjednoczonych.
Öyküde açıkça belirtilmese de, atın ölen Berlifitzing'in kendisi olduğu ima edilir.Choć nie jest to dokładnie napisane w tekście, pojawia się sugestia, że ów koń jest naprawdę Berlifitzingiem.
ABD Anayasası bu makamı açıkça herhangi bir organa tahsis etmemiştir.Konstytucja amerykańska nie mówi o tym tak dokładnie.
Açıkça homoseksueldir.Jest jawnym homoseksualistą.
Ne yazık ki adını söyleyip açıkça teşekkür edemiyorum kendisine.I shall not disclose his name → Nie wyjawię jego nazwiska.
Ocak Ayaklanması'nı açıkça destekledi ve mülteciler için finans sağlıyordu.Po wybuchu powstania styczniowego wspierał je finansowo, a później pomagał popowstaniowym uchodźcom.
Kemp, açıkça eşcinseldir.Na szczęście Simon jest gejem.
Ay, Dünya'dan açıkça görülemez.Trudno je dostrzec z ziemi.
Bunu Türklere açıkça söyledik” dedi.Żądamy, abyście w sposób wyraźny stwierdzili ten fakt wobec Brytyjczyków”.
İlk kez Stalinist baskı insanlar tarafından açıkça öğrenilmiştir.Po raz pierwszy Stalin napotkał silny opór własnych sprzymierzeńców.
Oysa Korben'in çalarsaatinde yıl açıkça 2263 olarak görülmektedir.Za datę wprowadzenia buddyzmu do Korei uważa się rok 372.
Film cinselliği açıkça tasviriyle bilinir.Charakter filmu jest wyraźnie propagandowy.
Bazı savantlarda açıkça nörolojik anormallik vardır.Zapalenie aorty w dużej części przypadków jest idiopatyczne.
Bu plan babasının açıkça yapmamak için kendine emir verdiği büyük bir saldırgan harekat idi.Zdeterminowany ojciec poczynił starania, by odwieść go od tego planu.
Halifenin tâbibi Hasib kendisinin Hıristiyan olduğunu açıkça söyleyen bir "zındık" idi.Był przekonany, że prawdziwe chrześcijaństwo głosi on sam.
Bu elimizde bulunan verilerde açıkça görülmektedir.Znajduje to potwierdzenie w ujawnionych wydarzeniach.

İlgili Sayfalar