açıkça ile cümle
açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
122 nolu bu defterde “Tolikcet” adı açıkça belirtilmektedir.Der Pass wurde schon 1241 als „Thymels“ urkundlich erwähnt.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.Die Art ihrer Beziehung ist nicht eindeutig geklärt.
Amerikalılar düşündüklerini açıkca söyler.Les Américains disent franchement ce qu'ils pensent.
Açıkcası, siz hatalısınız.Franchement, vous avez tort.
Açıkca konuşur.Il parle franchement.
Düşündüğünü açıkça söylemek kötü bir şey değildir.Dire ce que tu penses franchement n'est pas une mauvaise chose.
Açıkça memnun olduğunu doğruladı.Il a affirmé clairement qu'il était satisfait.
Bu kelimeyi açıkça tanımlayabilir misin?Peux-tu définir ce mot de manière univoque ?
Kendini açıkca ifade et ve diğerlerini kendini dinletebilmek için yüksek sesle konuş.Exprime-toi clairement et parle à voix haute afin que les autres t'entendent.
Tom açıkça Star Trek'in bir hayranı.Franchement, Tom est un fan de Star Trek.
Açıkça konuşur.Il parle franchement.
20 Mayıs'ta Sovyet hükümeti Flensburg Hükümeti hakkında ne düşündüğünü açıkça belirtti.Le 20 mai, le gouvernement soviétique fait clairement savoir ce qu’il pense du gouvernement de Flensbourg.
Görevleri kendinize ve başkalarına açıkça atayın.Assigner clairement les tâches pour soi-même et les autres.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Clairement, vous êtes un bon exemple pour le reste du pays.
1969'un sonunda, Kuzey Denizi'nde büyük petrol ve gaz kaynakları olduğu açıkça belli olmuştu.Fin 1969 il était clair qu'il y avait d'importantes réserves de pétrole et de gaz.
Sultan Baybars bu projeye açıkça karşı gelmedi.Baybars semble ne pas s’opposer à ce projet.
İzleyici Chuck ve Blair'in kurdukları oyunlarda bunu açıkça görmektedir.Le tout devant les regards médusés de Chuck et Blair.
Açıkçası şu an bizim için müsait değil.Il n'est pas pour l'instant accessible au public.
Üst sınıf, sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı.Cette classe supérieure met en évidence son statut social dans l'art et la littérature.
Ayrıca Vatacis açıkça Theodoros'un teslim edilmesini talep etti.De surcroit, Vatatzès exigea explicitement que Théodore lui soit remis.
Piso'yu açıkça Germanicus'un katili olarak itham etti.Agrippine accusa Piso du meurtre de Germanicus.
Senato'nun açıkça görülen beceriksizliği ve Marius'un görkemi kendini göstermişti.L’incompétence du Sénat et le talent de Marius y sont pour beaucoup.
Parıltılı, büyük ve esrarengiz kelimelerle duvarda açıkça duyurulur: "Sırlar Odası açıldı.Le soir d'Halloween, il découvre sur un mur l'inscription : « La chambre des secrets a été ouverte.
Kendi resimlerinde de bu yaklaşımı açıkça görülmektedir.Cette façon de procéder apparaît également de manière évidente dans ses romans.
Açıkçası biraz da yaşımdan dolayı sıkıntım vardı.Mon principal problème était bien entendu mon âge.
Stalin bu tarz eylemlere açıkça karşı çıkıyordu.Einstein s’est opposé sans ambiguïté à ce genre d’assertions.
Kendin açıkça “Kraliyet Karşıtı” olarak tanımlar.Lui-même se définit comme « royaliste de gauche ».
Bazıları ise devrimci terör kullandıklarını açıkça ifade eder.Certains individus tentent de tirer parti de la confusion révolutionnaire.
Bunun nedeni filmde açıkça belirtilmez.Ceci est laissé inexpliqué dans le film.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.J’avoue ne pas le discerner clairement.
Parlamentoda açıkça gay olan ilk Litvan üyeydi.Il est alors devenu le premier député ouvertement gay de Finlande.
Açıkça homoseksueldir.Il est ouvertement homosexuel.
Bütün insanların yazgısı açıkça görülebilir, Anakha hariç.De tous les personnages du manuscrit, seul celui de la petite Marie a pu être vérifié.
Bu davranış açıkça savaş ilanıydı.Cet acte est une déclaration de guerre.
Durum açıkça umutsuzdu.Son cas semblait désespéré.
İmparator açıkça Theofano'yı tercih ediyordu.Il semble au contraire avoir favorisé Théophano.
Bu durum dönemin edebî eserlerinde ve resimlerinde açıkça görülmektedir.Cette cicatrice est très visible sur les portraits d’époque.
İoannes, açıkçası iyi bir eğitim görmüştür.Isidore reçoit ainsi une instruction très complète.
Emekçi sınıfa vurgu yapılarak burjuva sınıfına karşı topyekun mücadele edileceği açıkça belirtildi.Il a toujours défendu l'idée que l'antifascisme était une arme de la bourgeoisie contre la classe ouvrière.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Également, la mésange à tête noire est très curieuse.
Bana bağırma. Seni açıkça ve iyi bir şekilde duyuyorum.No me grites. Te oigo fuerte y claro.
Kendini açıkça ifade etti.Se expresó con claridad.
Bazen açıkça düşünemiyorum.A veces no puedo pensar con claridad.
Sana gayet açıkça söyledim.Te lo dije bien clarito.
Jack bazı zamanlar kendindeki esrara açıkça inanmaktaydı...Evidentemente, Jack creía algunas veces en su propio mito...
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.De forma evidente, las fuentes de radio deben comenzar con un tamaño pequeño y crecer.
Ama bu problem açıkça 'doğal işsizlik oranını' hep çok yüksek tutacaktır.Pero el primer problema domina claramente desde que la 'tasa natural de desempleo' es siempre muy alta.
Ve açıkçası o dönemde synthesizer ve benzeri şeylerden etkilenmeye başladım.Y de hecho empecé a inspirarme en ese tiempo con sintetizadores y esas cosas.
Eğer n = 1 ise, sonuç açıkça geçerlidir.Cuando n = 1, el resultado es claramente cierto.
Bu, albümü yalnızca albümün açıkça paylaşıldığı kişiler tarafından görüntülenebilir hale getirir.Esto hace que el álbum sólo esté visible para aquellos con los que está explícitamente compartido el álbum.
Aslında bu, deneylerin açıkça ifade edilen hedeflerinden biriydi.De hecho este era uno de los fines explícitos del experimento.
Örneğin, Fransız Devrimi sırasında Jakobenler Vendee isyanını açıkça olumsuz olarak nitelendirdiler.Y durante la Revolución francesa, los jacobinos vieron la revuelta de la Vendée como claramente negativa.
Ancak video görüntülerinde kadınla açıkça temas kurmadığını göstermiştir.Las imágenes de vídeo, sin embargo, mostraron claramente que no tuvo contacto con la mujer.
Mawdryn Undead (1983) adlı hikâyede Beşinci Doktor, açıkça beşinci yüzünde olduğunu doğruladı.El Quinto Doctor especifica de nuevo claramente en Mawdryn Undead que le quedan ocho encarnaciones.
Weber’in üniversite çağında sosyal bilimler alanında uzmanlaşmak isteyeceği açıkça belli idi.Parecía ya claro entonces que Weber se dedicaría a las ciencias sociales.
Açıkça homoseksueldir.Es claramente homosexual.
Bunun nedeni filmde açıkça belirtilmez.La razón no se deja clara en la película.
Ay, Dünya'dan açıkça görülemez.No es directamente visible desde la Tierra.
Pavlus, Yahudi dünyasında uzun zaman açıkça hiç dile getirilmeyen bir din adamıydı.Durante años Grossman no se sintió especialmente judío.
Sonunda kendinin meşru kral olduğunu açıkça ilan etti.Finalmente, él es declarado Rey.