açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1870'deki Fransa-Prusya Savaşı, savaş zamanında güncel teçhizata olan ihtiyacı açıkça gösterdi.The Franco-Prussian War in 1870 clearly demonstrated the need for up-to-date equipment in war time.
İlk romanı bir çeşit hicivdir ve komedi unsurları metnin içinde açıkça görülür.The comedy of his first novel has a satirical edge and this pervades his writing.
Endodermal duvarların ardışık gelişimi, monokotiledonlarda açıkça ifade edilir. [2] [3]The successive development of endodermal walls is clearly expressed in monocotyledons.[11][12]
Tabur nereye giderse gitsin, en iyisi olduğu açıkça görülmelidir. „Wherever the battalion goes, it must be apparent that it is the best.
"Benim standardım açıkçası yararcılık."My standard is frankly utilitarian.
« Pakistan hükûmeti açıkça soykırım olduğunu reddetti.The government of Pakistan explicitly denied that there was genocide.
Ama deliller bunun gerçekleştiğini açıkça gösteriyordu."[3]But the evidence clearly showed that it did happen."[136][better source needed]
Ayrıca Kilise tarafından yayınlanan açıkça Yahudi karşıtı kitaplar hakkında da bilgi verdi.[2]He also reported about openly anti-Semitic books published by the Church.[125]
Bağdat ile yapılan anlaşmadan sonra Moskova, Kürtlerden açıkça bahsetmeyi bıraktı.After the treaty with Baghdad, Moscow stopped publicly mentioning the Kurds.
Bu ödüllü romanda Sihirli Gerçekçilikten ziyade Hiperrealizmin yankıları açıkça görülüyor.Echoes of Hyperrealism rather than Magic Realism are clearly present in this award-winning novel.
Yahudilik, insan kurban edilmesini cinayet olarak kabul ederek açıkça yasaklar.Judaism explicitly forbids human sacrifice, regarding it as murder.
İbrahim Gerar'da yaşarken, açıkça Sare'nin kız kardeşi olduğunu iddia etti.While he was living in Gerar, Abraham openly claimed that Sarah was his sister.
Selam, Hırvatistan'da yasalarca açıkça yasaklanmamıştır.The salute is not explicitly banned by law in Croatia.
Açıkçası, bu belgeler farklı amaçlara hizmet eder.Strictly speaking, these documents serve different purposes.
Phyllidia varicosa, sırtta sarı tüberküller açıkça görülmekte.Nudibranch Phyllidia varicosa, clearly showing the yellow tubercles on the dorsum
Bu zamana kadar İngilizler, Fransızlarla kendi başına müzakere ettiğini açıkça belirtmişti.By this time the British had made it clear that he was on his own negotiating with the French.
İncil'de Matta 16:19'da açıkça belirtilir.It is explicitly referenced in the Bible in Matthew 16:19.
Dönemin sanatsal kanonları, önceki dönemlere kıyasla açıkça daha gerçekçidir.The artistic canons of the period were clearly more realistic than the preceding periods.
Açıkçası, bu sonsuz gerilemeye yol açar.Clearly, this leads to infinite regress.
Göreve geldiğinde ülkede etnik gerilimler vardı ancak açıkça değişken değildi.When he took office, ethnic tensions were present in the country but were not overtly volatile.
Gelgit şimdi açıkça Manfredo'nun aleyhine dönmüştü.The tide had now evidently turned against Manfred.
Mutus Liber, yazarının ve mucidinin adlarını açıkça belirtir.Mutus Liber clearly indicates the names of its author and of its inventor.
Ateşin bir element olduğunu açıkça reddetti.Fire he explicitly denied to be an element, and earth is not one because it can be reduced to water.
Trump açıkça eşcinseldir.Trump is openly gay.
Bunlar 1930'larda Nazi "ırk bilimi" tarafından açıkça gösterilmiştir.These were clearly demonstrated in the 1930s by Nazi "race science".
Bazıları bunu açıkça reddetti.Some refused outright.
Açıkçası, 1799'un sonları ve 1800'ün tamamı boyunca görevde kaldı.Obviously, he held the position during late 1799 and all 1800.
Kendini açıkça ifade etti.Er hat sich klar ausgedrückt.
Açıkça sormak her zaman daha doğru bir yoldur.Geradeheraus zu fragen ist immer der bessere Weg.
Açıkçası bunu anlayamıyorum.Ehrlich gesagt verstehe ich das nicht.
Ben açıkça düşüncelerimi ifade etmek istiyorum.Ich will meine Gedanken offen ausdrücken.
Açıkçası yazarın Hıristiyan tavrı tanımlanmaktadır.Deutlich ist die christliche Einstellung des Autors zu erkennen.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Offensichtlich seid ihr ein gutes Beispiel für den Rest des Landes.
Bir süre sonra da aşkını açıkça itiraf eder.Nach einiger Zeit schließlich gestehen sie sich ihre Liebe.
Uslübunda Çehov'un etkileri açıkça görülür.Einflüsse Boris Tschaikowskis sind deutlich zu erkennen.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Eine schwarzbraune Wurzelstrieme hebt sich deutlich hervor.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Berichtigung der Grenzen Italiens nach den genau erkennbaren Abgrenzungen der Volksangehörigkeit.
İran da protestoları açıkça destekledi.Der Iran protestierte scharf dagegen.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Er stammte wahrscheinlich aus wohlhabender griechischer Familie und war offenbar sehr belesen.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.Anerschdwu es anerschdwu anerschd.
Açıkçası şu an bizim için müsait değil.Sie ist derzeit nicht öffentlich zugänglich.
Açıkça homoseksueldir.Er ist offen homosexuell.
Bu etki Bükreş'e dönüşünden sonra yaratılan eserlerinde de açıkça görülmüştür.Diese Werke wurden nach seiner Rückkehr im Theaterfoyer in Bukarest ausgestellt.
Bunları açıkça ifşa etmeye karar verir ve konuşmaya başlar.Sie beschließt, es zu trösten, und spricht es an.
Açıkça, bu Leo'nun isyana katılmasına doğru kayacaktı.Es wird sich zeigen, ob er gegen Leo eine Chance hat.
Bunun Lindoro'nun kendi aşkına ihanet ettiğini açikca gösterdiğini kabul edip Lindoro'ya gayet sinirlenir.Sie verrät, dass sie Lindoro geliebt habe.
Varsayımda kullanılan kavramlar açıkça tanımlanmalıdır.Im Zweifelsfall ist die verwendete Definition explizit zu nennen.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.Kritik wurde auch am Denkmal selbst geäußert.
Elçilerin infaz edilmesi açıkça savaş ilanı sayılıyordu.Für den Kronrat stellte der Brief eine Kriegserklärung dar.
Avusturya'da, Nazi yanlısı kitabı açıkça tartışıldı ve eleştirildi.Die Berichterstattung über österreichische Themen war kritisch und investigativ.
Bu durum kasabadaki evlerin değişiminden açıkça görülebilmektedir.An diesem Haus ist die Veränderung des Ortes gut erkennbar.
İlk kez Stalinist baskı insanlar tarafından açıkça öğrenilmiştir.In Moskau erlebte er zum ersten Mal, wie offen über Stalins Politik diskutiert wurde.
SSH-1'e geri dönüş açıkça devre dışı bırakılmalıdır.Außerdem kann der SVH-3 ferngesteuert werden.
Joanna ve Ted'in davranışlarında da bu kavramların irdelenmesi açıkça göze çarpmaktadır.Durch die gemeinsame Arbeit werden bei Tine und Ole anscheinend alte Gefühle wach.
Bu tarafı açıkça The Ghost of Tom Joad (1995) albümünde vurgulanmıştır.Das Lied erschien auf dem Album „The Ghost of Tom Joad“, welches Springsteen 1995 veröffentlichte.
Örnek: İncil'de açıkça "yanlış tanıklık yapmamalısın" der.Zum andern lehrt die Kirche ausdrücklich: „Die Kirche betet darum, dass niemand verlorengeht“.
Sultan Baybars bu projeye açıkça karşı gelmedi.Der BLPR (Bay Arge) spricht sich eindeutig gegen diese Lösung aus.
Pavlus, Yahudi dünyasında uzun zaman açıkça hiç dile getirilmeyen bir din adamıydı.Lange hatte Grossman sich nicht als sehr jüdisch empfunden.
Antlaşma açıkça da Serbest Bölgeler (Madde 5) için de geçerlidir.Erweitert wurde zudem auch die Möglichkeit der Wahl des anwendbaren Rechts (Art. 5).
Stalin bu tarz eylemlere açıkça karşı çıkıyordu.Summers war ein entschiedener Gegner dieses Schrittes.

İlgili Sayfalar