açıkça ile cümle
açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Açıkçası, ben sizi sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like you.
Açıkçası, onunla çalışmak istemiyorum.Frankly speaking, I don't want to work with him.
Açıkça konuşmak gerekirse, bu sana yakışmıyor.Frankly speaking, it doesn't suit you.
Açıkça konuşmak gerekirse, o çok fazla umurumda değil.Frankly speaking, I don't care for her very much.
Açıkça öğretmen hem İngilizce hem de Fransızca anlayabiliyor.Obviously the teacher can understand both English and French.
Açıkçası, onun konuşmaları her zaman sıkıcı.Frankly speaking, his speeches are always dull.
1685 itibariyle Fransızların beşte dördü açıkça okuma yazma bilmiyordu.Four fifths of French were frankly illiterate towards 1685.
Onun hasta olduğu açıkça görünüyor.It seems obvious that he is sick.
Açıkçası senin kendi çabalarınla hayatta ilerlemen gerektiğini kabul ediyorum.Obviously I agree that you should advance in life through your own efforts.
Açıkça söyleyin.Say it clearly.
Açıkça konuşun.Speak clearly.
Onu yüksek sesle açıkça söyleyin.Say it clearly in a loud voice.
Açıkça onun annesi bağırmaya başladı.Evidently her mother started screaming.
Jessie bu şeyleri açıkça konuşmaz.Jessie does not speak of these things openly.
Diplomatik ve askeri stratejimiz açıkça çelişki içindeydi.Our diplomacy and our military strategy were clearly in contradiction.
Açıkçası, o adamdan hoşlanmıyorum.Frankly, I don't like that man.
Tom her zaman öfkesini açıkça gösterir.Takeda always shows his anger openly.
Açıkçası, canım, umurumda değil.Frankly, my dear, I don't give a damn.
O, açıkça kırkın üzerinde.She is clearly over forty.
O fikri açıkça reddetti.He flatly rejected that idea.
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.Obviously, this cannot be the work of one person. This is why Tatoeba is collaborative.
Mantık açıkça senin güçlü noktandır.Logic is obviously your strong point.
Bazıları savaşı kimin kazandığını umursamadığını açıkça söyledi.Some said openly that they did not care who won the war.
Açıkça konuşamadı.He could not speak clearly.
O, resmi açıkça gördü.He saw the picture clearly.
Senatonun antlaşmayı reddedeceği açıkça görünüyordu.It seemed clear the Senate would reject the treaty.
Katolikler dinlerini açıkça gözlemleyemedi.Catholics could not openly observe their religion.
Mümkün olduğu kadar açıkça kendini ifade et.Express yourself as clearly as possible.
O, üniversiteye gitmek istediğini açıkça ortaya koydu.She made it plain that she wanted to go to college.
O, onunla evlenmek istediğini açıkça belirtti.She made it plain that she wanted to marry him.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me.
Sanırım ne düşündüğümü açıkça söylememin zamanıdır.I think it's time for me to speak up.
Tom'un açıkça aklında bir sürü şey vardı.Tom clearly had a lot on his mind.
Kabul edilebilir ve kabul edilemez, birbirlerine açıkça karşıttırlar.Acceptable and unacceptable are clearly in opposition to each other.
Bu içecek açıkça çayla aynı tada sahip.This drink's flavor is obviously that of tea.
Bu içecek açıkça çay ile aynı tadı içeriyor.This drink clearly has the same flavor as tea.
O, konuyu açıkça belirtmiştir.He clearly stated that point.
Tom kendini açıkça ifade etti.Tom expressed himself clearly.
Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.Frankly, I didn't have the confidence to ask Mary to have lunch with me.
Ben onunla alışverişe gitmeyeceğimi ona açıkça söyledim.I have told him clearly that I'm not going shopping with him.
Tom ne istediğini açıkça belirtmedi.Tom didn't specify what he wanted.
Tom Mary'nin ne söylediğini açıkça dinlemiyordu.Tom clearly wasn't listening to what Mary was saying.
Tom ne söylediğimi açıkça yanlış anladı.Tom clearly misunderstood what I said.
Tom grubumuza katılmayı açıkça istemedi.Tom clearly isn't interested in joining our group.
Açıkçası, Tom Fransızcayı çok iyi anlamaz.Tom clearly doesn't understand French very well.
Açıkçası, Tom'un onun olmasına izin vermeye niyeti yoktu.Tom clearly didn't intend to let that happen.
Üzgünüm ama bu, açıkçası olanaksızdır.I'm sorry, but that is simply impossible.
Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.The government explicitly declared its intention to lower taxes.
Tom açıkçası çok mutlu değildi.Tom was clearly not very happy.
Onun nehre iki tabanca attığını çok açıkça hatırlıyorum.I remember very clearly that he threw two pistols into the river.
Açıkçası köpeklerim sizi koruyacaktır!Obviously my dogs will protect you!
Açıkçası, ben fikri beğenmiyorum.Frankly speaking, I don't like the idea.
Kral açıkça anayasal görevini aşmıştı.The king had clearly overstepped his constitutional role.
O, açıkça konuşur.She speaks frankly.
Açıkça söyle!Speak out!
Açıkçası, senin görüşünü sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your idea.
O evlenme niyetini açıkça ortaya koydu.He made his intentions clear.
Açıkçası, ben senin düşünceni beğenmiyorum.Frankly, I don't like your idea.
O açıkça yalan söyledi.He clearly lied.