açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Her yazar açıkça yazmak için kendini okuyucunun yerine koymalı.Every writer, in order to write clearly, must put himself in his reader's shoes.
Tom açıkça yalan söylüyor.Tom is obviously lying.
Açıkça düşünmüyorsun.You're not thinking clearly.
Açıkçası Tom iyi bir öğretmendir.Tom is obviously a good teacher.
Açıkçası Tom biraz üzgün.Tom is obviously a little upset.
Tom açıkçası Mary'yi deli gibi seviyor.Tom is obviously crazy about Mary.
Fikrini açıkça anlattın.You've made your point.
Açıkçası, onun fikrinden o kadar etkilenmedim.Frankly, I'm not that impressed with his idea.
Düşüncelerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Fikirlerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Hadi düşüncelerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Hadi fikirlerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Tom açıkça bir şey saklıyor.Tom is clearly hiding something.
Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?Evidently, Tom didn't want to go.
Tom açıkça bu işi istemiyor.Tom clearly doesn't want this job.
Bu hikaye açıkça hiçbir türe ait değil.This story belongs clearly to no genre.
Açıkçası yalnız bırakılmak istiyorsun.You obviously want to be left alone.
Tom açıkça orada olmak istemiyor.Tom clearly doesn't want to be there.
Tom açıkça bizden hiç yardım istemiyor.Tom clearly doesn't want any help from us.
Tom açıkça bunu yapmayı istemiyor.Tom clearly doesn't want to be doing this.
Tom artık açıkça onun hakkında konuşmak istemiyor.Tom clearly doesn't want to talk about it anymore.
Açıkçası, o oldukça utangaçtı.Frankly speaking, he was quite shy.
Tom açıkça mutlu değil.Tom is clearly not happy.
Tom açıkça burada olmaktan mutlu değil.Tom clearly isn't happy to be here.
Açıkçası bunun hakkında mutlu değiller.They're clearly not happy about that.
Onlar açıkça meşgul.They're clearly busy.
Açıkçası yarın biraz meşgul.Actually, tomorrow's a little busy.
Fikirlerini açıkça ortaya koydun.You have clearly laid out your ideas.
Açıkçası bir şakaydı.It was obviously a joke.
Sen açıkça meşgulsün.You're clearly busy.
Lütfen açıkça konuş.Please speak up.
Sen açıkça olgunlaştın.You've obviously matured.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğradı.Tom is clearly disappointed.
Tom açıkça kaybediyor.Tom is clearly losing.
Tom açıkça kayıp.Tom is clearly lost.
Tom açıkça şaşırmış.Tom is clearly rattled.
Tom açıkça üzgün.Tom is clearly upset.
Tom açıkçası bilmiyor.Tom obviously doesn't know.
Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it.
Kendimi açıkça ifade ettiğime inanıyorum.I believe I made myself clear.
Şimdi açıkça görebiliyorum.I can see clearly now.
Açıkça, umurumda değil.Frankly, I don't care.
Açıkça, Tom gitmek istemedi.Obviously, Tom didn't want to go.
Açıkça, isteyerek yaptın.Obviously, you volunteered.
O açıkça yalan söylüyor.He's clearly lying.
Açıkça düşünmüyorum.I'm not thinking clearly.
Sen açıkça hatalıydın.You were clearly mistaken.
Açıkçası yanlış bilgilendirildin.Obviously, you were misinformed.
Tom açıkça yanılıyordu.Tom was obviously mistaken.
Tom açıkça endişeli.Tom is obviously concerned.
Tom açıkça iş anlamına geliyor.Tom clearly means business.
Tom açıkça araba sürmekten hoşlanır.Tom clearly enjoys driving.
Tom'un açıkça potansiyeli var.Tom clearly has potential.
Tom açıkça yalan söylüyordu.Tom was obviously lying.
Açıkçası kesinlikle aynı problem değil.It's obviously not exactly the same problem.
Açıkçası, bir sorun var.Obviously, there's a problem.
Lütfen yavaş ve açıkça konuşun.Please speak slowly and clearly.
O açıkça bir hataydı.It was obviously a mistake.
Açıkça görülüyor ki anlamıyorsun.Obviously, you don't understand.
Açıkça, gerçekler nedir?Man to man, what are the facts?

İlgili Sayfalar