açıkça ile cümle

açıkça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onun ricasını açıkça reddetmeliydin.You should have refused his request flatly.
Fikrini açıkça ifade et.Express your idea clearly.
Açıkça görmek için çok karanlık.It is too dark to see clearly.
Açıkçası, yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yoktu.I simply haven't the time to do everything I want to do.
Açıkçası, bu karara tamamen katılmıyorum.Just for the record, I totally disagree with this decision.
Açıkçası o hatalıdır.Frankly speaking, he is wrong.
Açıkçası, yarın yağmur yağacak.Evidently, it's going to rain tomorrow.
O açıkça onu demek istemiyor.She clearly does not mean it.
Bunu yapmak istediğini açıkça belirtti.He made it clear that he intended to do so.
Pasif içiciliğin çok zararlı olduğu Johnson'ın araştırmasında açıkça gösterilmektedir.It is clearly shown in Johnson's investigation that passive smoking is very harmful.
Jane açıkça konuşur.Jane calls a spade a spade.
Açıkçası, bu bir hata.This is, strictly speaking, a mistake.
Bu, açıkçası, bir hata.This is, strictly speaking, a mistake.
Olayı sadece dün olmuş kadar açıkça hatırlıyorum.I remember the event as clearly as if it had happened just yesterday.
Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?Can you clearly define this word?
Kate'in sesi diğer kızlarınkinden açıkça farklı.Kate's voice is clearly different from the other girls'.
Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.Brian is mad because Chris obviously does not intend to return the money.
Açıkçası, ben onu sevmiyorum.Frankly, I don't like him.
Açıkça konuşmak gerekirse domates sebze değil meyvedir.Strictly speaking, the tomato is not a vegetable. It's a fruit.
Açıkçası dünya yuvarlak değil.Strictly speaking, the earth is not round.
Dersi açıkça duymak için önde oturdum.I sat at the front in order to hear the lecture clearly.
Açıkçası, geçen yıl evlendik.To tell the truth, we got married last year.
Açıkçası, daha önceki kadar iyi değilim.To tell truth, I'm not so well as before.
Açıkçası, ev ödevimi yapmadım.To tell the truth, I didn't do my homework.
Kadının sezgisi açıkça değerli bir özelliktir.Woman's intuition is clearly a valuable trait.
Şirkette açıkça konuşmalısın.You must speak clearly in company.
Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.You ought to have the courage to speak out what you believe to be right.
Açıkçası, ondan hoşlanmıyorum.Frankly speaking, I don't like her.
Öğrenciler açıkça konuşmaktan korkarlar.The students are afraid to speak out.
Açıkça konuşmak gerekirse, o güvenilmez biri.Frankly speaking, he is untrustworthy.
Açıkçası, bir hata yaptın.Frankly speaking, you made a mistake.
Açıkçası, siz elinizden gelen gayreti göstermediniz.Frankly speaking, you haven't tried your best.
O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.When he shouted, the veins in his neck stood out clearly.
Onun yüzemeyeceği açıkça görülüyor.It seems obvious that he is unable to swim.
Açıkçası onunla konuşmak istiyorum.I want to talk frankly with him.
Onun konuşma şeklinden açıkça belli olduğu için, o bir öğretmendir.He is a teacher, as is clear from his way of talking.
O, Fransızca ve açıkça görülüyor ki İngilizce konuşabilir.He can speak French, and obviously English.
O, kendini açıkça ifade etti.He expressed himself clearly.
Önerimi açıkça reddetti.He rejected my offer flatly.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.He flatly refused to let me in.
Teklifimizi açıkca geri çevirdi.He flatly turned down our request.
Böyle bir şeyi kimin söylediğini açıkça belirtti.He made it clear who had said such a thing.
Onun kastettiğini açıkça kavradı.He grasped her meaning clearly.
Onun yardım teklifini açıkça reddetti.He flatly refused her requests for help.
O, açıkça utanmıştı.He was clearly embarrassed.
O açıkça konuştuğu için onu daha iyi severim.I like him all the better because he speaks frankly.
Konser salonunun ön sırasında oturdular ve orkestrayı açıkça duydular.They sat in the front row of the concert hall and heard the orchestra clearly.
O açıkça hastadır.She is evidently sick.
Onların işi, haberleri açıkça ve dikkatlice okumaktır.Their job is to read the news clearly and carefully.
Açıkça, söylenti doğru değildir.Clearly, the rumor is not true.
Açıkçası yanılıyorsun.Clearly you are mistaken.
Birisi açıkça yalan söylüyor.Someone is obviously telling a lie.
Açıkçası, o suçlanacak.Obviously, he is to blame.
Açıkçası , o, o tür bir insan değil.Obviously, he's not that kind of person.
Açıkçası, o bir hata yaptı.Evidently, he's made a mistake.
Açıkçası o hatalı.Obviously he is wrong.
Sonuçlardan açıkça memnundu.She was clearly satisfied with the results.
Açıkça söylemek gerekirse, seninle aynı fikirde değilim.Frankly speaking, I don't agree with you.
Açıkça konuşmak gerekirse, senin düşünce biçimin demode.Frankly speaking, your way of thinking is out of date.
Açıkçası, saç kesimini sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your haircut.

İlgili Sayfalar