Ana içeriğe geç
Sözlük

açı ile cümle

açı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu nasıl olabileceğini bana açıklayın.Explain to me how that could happen.
Ne olduğunu açıklayayım.Let me explain what's happened.
Ne olduğu oldukça açıktı.It was pretty clear what was happening.
Belki Tom burada ne olduğunu açıklayabilir.Maybe Tom can explain what happened here.
Doğum yapma süreci çok acı vericidir.The process of giving birth is very painful.
Dünya 23.4 derecelik bir açıyla eğilimlidir.The Earth is tilted at an angle of 23.4 degrees.
Tom odamı açık maviye boyamamı önerdi.Tom suggested that I paint my room a light blue.
Ne demek istediğimi açıklamak için Tom bana şans vermedi.Tom didn't give me a chance to explain what I meant.
Yeni İskoç Parlamentosu açıldı.The new Scottish Parliament is inaugurated.
Açıkça, Tom bunu almıyor.Clearly, Tom isn't buying it.
Tom, Mary'ye neden yeni bir araba satın almaya ihtiyacı olduğunu açıkladı.Tom explained to Mary why he needed to buy a new car.
Burada bize biraz yer açın.Give us some room here.
Sekizgen'in iç açılarının toplamı 1080°'dir.The internal angles of an octagon total 1080°.
Sadece bana bir açıklama yap.Just give me an explanation.
Bana bir açıklama şansı ver.Give me a chance to explain.
Bana bir açıklama yapar mısın?Can you give me an explanation?
Döndüğünüzde bana bir telefon açın.Give me a call when you get back.
Tom kötü tarak kabuğu yedikten sonra acil servise götürüldü.Tom was taken to the emergency room after eating bad scallops.
Bir açık büfeye gidelim ve büyük bir akşam yemeği yiyelim.Let's go to an all-you-can-eat place and have a big dinner.
Erken bir öğle yemeği yedim, bu yüzden şimdi oldukça açım.I ate an early lunch, so I'm pretty hungry now.
Çaydanlığı açın.Put the kettle on.
Tom acıya katlandı.Tom put up with the pain.
Tom'un henüz ikna olmadığı açıktır.It's clear that Tom is not yet convinced.
Komşularımdan biri aradı ve pencerelerimden birini açık bıraktığımı söyledi.One of my neighbors called and said I left one of my windows open.
Benim komşular genellikle bütün gece TV'lerini açık tutarlar.My neighbors usually have their TV on all night long.
Kedi kafeler tüm dünyada açılmaya başladı.Cat cafés have started opening up all over the world.
İz açıkça işaretlenmemişti.The trail was not clearly marked.
Tom sırrı açığa vurdu.Tom revealed the secret.
Tom onun sırrını açığa çıkardı.Tom revealed his secret.
Tom onun sırlarını bize açığa vurdu.Tom revealed his secret to us.
Tom bana herkesin bilmediği sırrını açıklamadı.Tom didn't let me in on his secret.
Tom'un neden burada olmadığını bana açıkla.Explain to me why Tom isn't here.
Sadece onu açıklamak istedim.I just wanted to clarify that.
Tom tavanı açık maviye boyadı.Tom painted the ceiling light blue.
Tom'un açık kahverengi saçları var.Tom has light brown hair.
Kapının üstündeki kırmızı ışık açıktı.The red light above the door was on.
Tom acı çekiyordu.Tom was in pain.
Tom acımasızdı.Tom was cruel.
Tom halka açık bir telefon bulmakta zorluk yaşadı.Tom had trouble finding a public telephone.
Tom o düştüğü zaman canı acıdı.Tom got hurt when he fell down.
Tom gördüklerini detaylı olarak açıkladı.Tom explained in detail what he had seen.
Tom kazanın nasıl olduğunu açıkladı.Tom explained how the accident happened.
Açıklayacak zaman yok.There's no time to explain.
Açık fikirli misin?Are you open-minded?
Eli açık mısın?Are you generous?
O acı bir gerçektir.That is a sad truth.
Tom bana pencere açıkken uyuduğunu söyledi.Tom told me he sleeps with the window open.
Tom ışık açıkken uyur.Tom sleeps with the light on.
Konuşmak acıtıyor.It hurts to talk.
Tom'un acımasız olduğunu düşünüyorum.I think Tom is harsh.
Tom'un acıklı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is pathetic.
Tom'un çok açık sözlü olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too outspoken.
Tom'un açık fikirli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is open-minded.
Tom açıkça hasta.Tom is obviously sick.
Bayan Teresa'nın ifadesi kocasının ölümüyle ilgili çok şey açıkladı.Mrs. Teresa's statement explained a lot about the death of her husband.
Öğle yemeğini atladım, bu yüzden oldukça açım.I skipped lunch, so I'm pretty hungry.
Tom'a bunun acil olduğunu söyle.Tell Tom it's urgent.
Tom'a onun acil olduğunu söyledim.I told Tom it was urgent.
Onlara onun acil olduğunu söyledim.I told them it was urgent.
Lütfen Tom'a bunun acil olduğunu söyle.Please tell Tom it's urgent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod