Ana içeriğe geç
Sözlük

açı ile cümle

açı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu pencere açılır mı?Does this window open?
Kütüphanenin bu bölümü halka açık değil.This portion of the library is off-limits to the public.
Tom onu bana açıkladı fakat onu hâlâ anlayamadım.Tom explained it to me, but I still couldn't understand it.
Tom onu ayrıntılı olarak açıklamasına rağmen onu gerçekten anladığımdan hâlâ emin değilim.Even though Tom explained it in detail, I'm still not sure I really understand it.
Onu hemen acil servise götürmek zorundayız, o ciddi yaralı.We have to take him to the emergency room immediately, he's gravely wounded.
Birçok açıdan farklılık gösterirler.They differ in many respects.
Pek çok açıdan benzemezler.They differ in many respects.
Dünyada acından ölen çocuklar olduğu için tabağındaki tüm yiyeceği ye.Eat all the food on your plate because there are starving children in the world.
Onun açık mavi gözleri var.He has clear blue eyes.
Dükkanlar cumartesi günü açık mı?Are the shops open on Saturday?
Tom'un burada olmak istemediği açıktır.It's quite clear that Tom doesn't want to be here.
Tom neden toplantıya katılmadığını açıklamak istemedi.Tom didn't feel like explaining why he wouldn't attend the meeting.
Onu bir kez daha biraz daha ayrıntılı açıklar mısın?Would you mind explaining that once more in a little more detail?
Tom onun açılmasını beklerken büyük mağazanın önünde durdu.Tom stood in front of department store, waiting for it to open.
Onu anlayabilmen için bunu sana açıklamaya çalışıyorum.I'm trying to explain this to you so you can understand it.
Tom acıyı görmezden gelmeyi giderek daha zor buldu.Tom found it more and more difficult to ignore the pain.
Ben tamamen mantıklı bir açıklaması olduğuna eminim.I'm sure there's a perfectly reasonable explanation.
Bunun için mantıklı bir açıklama olduğuna eminim.I'm sure there's a reasonable explanation for this.
Daha sonra bunun hepsini daha ayrıntılı olarak açıklayacağım.I'm going to explain all this in more detail later.
Yarından itibaren, akşam 9.00'a kadar açık kalacağız.Starting tomorrow, we'll stay open until 9:00 p.m.
Nedenlerimi açıklamak için bir fırsat istiyorum.I'd like an opportunity to explain my reasons.
Keşke onu daha iyi açıklayabilsem ama açıklayamıyorum.I wish I could explain it better, but I can't.
Planımı açıklamak için bir fırsat istiyorum.I'd like an opportunity to explain my plan.
Ben mantıklı bir açıklaması olduğundan eminim.I'm sure there's a reasonable explanation.
Tom Mary'ye pencereleri açık tutmasını söyledi.Tom told Mary to keep the windows opened.
Şimdi daha önce olduğumdan çok daha açım.I'm a lot hungrier now than I was before.
Bunu açıklamakta zorlanıyorum.I'm having a hard time explaining this.
Bunu açıklarken zor bir zaman geçiriyorum.I'm having a hard time explaining this.
Seni gördüğümde her şeyi açıklayacağım.I'll explain everything when I see you.
Sen bana açıklamak için bir fırsat verir miydin?Would you give me a chance to explain?
Yemek çok iştah açıcı görünmüyordu.The food didn't look very appetizing.
Büyük olasılıkla yakında acıkacağım.I'm probably going to be hungry soon.
Bir acil durum planı üzerinde çalışıyoruz.We're working on a contingency plan.
Tom, Mary'nin kayıp olduğunu açıkladı.Tom announced that Mary was missing.
Daha önce olduğumun iki katı kadar açım.I'm twice as hungry as I was before.
Tom çok acı çekiyor gibi görünüyor.Tom appears to be in a lot of pain.
Duvarlar açık kahverengiye boyandı.The walls were painted light brown.
Ben belki de senden daha açım.I'm probably hungrier than you are.
Sana kimsenin bilmediği küçük bir sır açıklayacağım.I'll let you in on a little secret.
Ben kırık bir kalpten acı çekiyorum.I'm suffering from a broken heart.
Durumu Tom'a açıklarım.I'll explain the situation to Tom.
Nedenlerin açık olduğuna eminim.I'm sure the reasons are obvious.
Açık görüşlü olmaya çalışıyorum.I'm trying to keep an open mind.
Bunun oldukça açık olduğunu düşündüm.I thought that was pretty clear.
Ağzın açık çiğneme.Don't chew with your mouth open.
Bir açıklama bekliyorum.I'm waiting for an explanation.
Hiçbir pencere açık değildi.None of the windows were open.
Pencerelerin hiçbiri açık değildi.None of the windows were open.
Kapıyı açık bırakmıyorum.I'm not leaving the door open.
Her şeyi daha sonra açıklayacağım.I'll explain everything later.
Onu sana sonra açıklayacağım.I'll explain it to you later.
Ben biraz acıkıyorum.I'm getting a little hungry.
Onu açıklığa kavuşturduğumu düşündüm.I thought I made that clear.
Bu kapı size hep açık.You're always welcome here.
Size kapımız daima açık.You're always welcome here.
Sana kapım daima açık.You're always welcome here.
Dolap kapısı açılmayacak.The closet door won't open.
Birdenbire oldukça acıktım.I'm suddenly rather hungry.
Acıkmaya başlıyorum.I'm starting to get hungry.
Zaten yeterince acı çekiyorum.I'm in enough pain already.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod