Ana içeriğe geç
Sözlük

açı ile cümle

açı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben artık neredeyse acı hissetmiyorum.I barely feel the pain anymore.
Kendimi açıkça ifade ettiğime inanıyorum.I believe I made myself clear.
Onun acıttığına eminim.I bet that hurt.
Elveda, acımasız dünya.Goodbye, cruel world.
Bizim açık bir ilişkimiz var.We have an open relationship.
Zar zor gözlerimi açık tutabiliyorum.I can barely keep my eyes open.
Sana her şeyi açıklayabilirim.I can explain everything to you.
Onun hepsini açıklayabilirim.I can explain it all.
Onu açıklayabilirim.I can explain that.
Bunu açıklayabilirim.I can explain this.
Ben ona neden ihtiyaç duyduğumu açıklayabilirim.I can explain why I need it.
Neden ona ihtiyacım olduğunu açıklayabilirim.I can explain why I needed it.
Tom'un acısını hissedebiliyorum.I can feel Tom's pain.
Şimdi açıkça görebiliyorum.I can see clearly now.
Tom'un acı çektiğini anlayabiliyorum.I can see Tom is in pain.
Olduğunu düşündüğüm kadar açık fikirli olmadığını görebiliyorum.I can see you're not as open-minded as I thought you were.
Şu anda açıklayamam.I can't explain it right now.
Tom'un onu nasıl yaptığını açıklayamam.I can't explain how Tom did that.
Bunu sana açıklayamam.I can't explain it to you.
Acını hayal edemiyorum.I can't imagine your pain.
Dükkan tüm gün açık.The shop is open all day.
Ben canımı acıtabilirdim.I could have been hurt.
Acı içinde olduğunu fark etmekten kendimi alamadım.I couldn't help but notice that you're in pain.
Gerçekten acımadı.It didn't really hurt.
Bu avukat seni yarın açık mahkemede alacak.That lawyer is going to pick you apart in open court tomorrow.
Bir açıklama talep ediyorum.I demand an explanation.
Bir açıklamayı hak ediyorum.I deserve an explanation.
Günde 24 saat açıklar.They are open 24 hours a day.
Her şeyi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain everything.
Şimdi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain it now.
Bunu başka nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how else to explain it.
Bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how to describe it.
O acıktığında geri gelecektir.He will come back when he gets hungry.
Üstü açılabilen bir araba sürüyorum.I drive a convertible.
Daha iyi bir açıklama bekliyordum.I expected a better explanation.
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu düşündüm.I felt I owed Tom an explanation.
Tom'a oraya gitmemesi için açık emirler verdi.I gave Tom clear orders not to go there.
Tom'a açık talimatlar verdim.I gave Tom explicit instructions.
Acil servise gitmem gerekti.I had to go to the emergency room.
Çok acı çektiği için atımı vurmak zorunda kaldım.I had to shoot my horse because he was in a lot of pain.
O, devlet başkanı tarafından Beyaz Saray açılış balosuna davet edildi.He was invited by the President to the White House inaugural ball.
Birisi bana bunu açıklayabilir mi?Can someone explain this to me?
Sağ bacağım acıyor.My right leg hurts.
Onun acı çekmesini izlemek istiyorum.I want to watch her suffer.
Ben açım. Ya sen?I'm hungry. How about you?
Biraz acil bir durumum var.I have a bit of an emergency.
Benim kısa bir açıklamam var.I have a brief statement.
Bunun için geçerli bir açıklamam var.I have a possible explanation for that.
Ben zaten bunu sana iki kez açıkladım.I've already explained it to you twice.
Onu zaten açıkladım.I've already explained that.
Her zaman açık görüşlü olmaya çalıştım.I've always tried to keep an open mind.
Burada acil bir durumum var.I have an emergency here.
Acil bir durumum var.I have an emergency situation.
Bir acil durumum var.I have an emergency.
Benim bir açıklamam var.I have an explanation.
Tom için acil bir mesajım var.I have an urgent message for Tom.
Tom'dan acil bir mesajım var.I have an urgent message from Tom.
Tom'a onu açıkladım.I've explained that to Tom.
Acil durumum var.I've got an emergency.
Onu oldukça açık yaptım.I've made that quite clear.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod