Ana içeriğe geç
Sözlük

açı ile cümle

açı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
O çok acıklı.That's so pathetic.
O, kahvenin acılığına dayanamadı.He couldn't stand the bitterness of the coffee.
O ne istediğini açıklamakta başarılı değildi.He didn't succeed in explaining what he wanted.
O açık mavi bir takım elbise giyiyor.She's wearing a light blue suit.
Bu haplar acıyı hafifletecek.These pills will ease the pain.
Bu mesele açıklığa kavuşturulmalıdır.This matter must be clarified.
Açık havada üç saat geçirdik.We spent three hours in the open air.
Neden gözlerini açık tutmuyorsun?Why don't you keep your eyes open?
Tom açıklayabilir.Tom can explain.
İyi ilacın tadı acıdır, iyi bir tavsiyeyi dinlemek zordur.Good medicine tastes bitter, good advice is hard to listen to.
Tom'un açıklamasına izin vereceğim.I'll let Tom explain.
Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!Explain to me in detail how it happened.
Düşünceni daha açık bir biçimde açıkla!Explain your idea more clearly.
O evlenme niyetini açıkladı.He disclosed his intentions.
Ben onu sana daha sonra açıklayacağım.I'll explain it to you later on.
Başka bir Coca-Cola şişesi açın.Open another bottle of Coca-Cola.
Bugün gökyüzü açık.The sky's clear today.
Bu çok iştah açıcı görünmüyor.It doesn't sound very appetizing.
Acınmayı hak etmiyorum.I don't deserve sympathy.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğradı.Tom is clearly disappointed.
Tom açıkça kaybediyor.Tom is clearly losing.
Tom açıkça kayıp.Tom is clearly lost.
Tom açıkça şaşırmış.Tom is clearly rattled.
Tom açıkça üzgün.Tom is clearly upset.
Tom acı içinde.Tom is in pain.
Tom hediyeleri açıyor.Tom is opening presents.
Tom sana dava açıyor.Tom is suing you.
Tom açıkçası bilmiyor.Tom obviously doesn't know.
Tom onun acil olduğunu söyledi.Tom says it's urgent.
Tom bunun acil olduğunu söylüyor.Tom says it's urgent.
Tom acımasızca öldürüldü.Tom was brutally murdered.
Sen onu iyi açıkladın.You explained that well.
Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin?How can you be so cruel?
Tom'un acı çektiğini sanmıyorum.I don't think Tom suffered.
Onu Tom'a açıkladım.I explained it to Tom.
Buzdolabı kapısı açıktı.The refrigerator door was open.
Tom hiç acı hissetmedi.Tom didn't feel any pain.
Tom kanserden dolayı acı çekiyor.Tom is suffering from cancer.
Ön kapı açılmayacak.The front door won't open.
Hiç acıtmayacak.This won't hurt at all.
Tom herhangi bir açıklama sunmadı.Tom didn't offer any explanation.
Tom acı çekmedi, değil mi?Tom didn't suffer, did he?
TV'yi açık bırak.Leave the TV on.
Televizyonu açık bırak.Leave the TV on.
Lütfen gecikmeyi açıkla.Please explain the delay.
Lütfen prosedürü açıkla.Please explain the procedure.
Açıklaması zor.That's difficult to explain.
Kapılar açılmaz.The doors don't open.
Bu çekmece açılmayacak.This drawer won't open.
Tom ucuz şarap ve pahalı şarap arasındaki farkı açıklayamıyor.Tom can't explain the difference between cheap wine and expensive wine.
Bunu açıklığa kavuşturmadın.You didn't make it clear.
Açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain.
Onu açıklamamı isteme.Don't ask me to explain it.
Ben kapının açıldığını duymadım.I didn't hear the door open.
Kapıyı açık bırakmadım.I didn't leave the door unlocked.
Hiç kimse bunu çok açıkça söylemeyecek ama bunun özü odur.Nobody will say it so bluntly, but that is the gist of it.
O açıklamaya katılıyorum.I agree with that statement.
Tom'dan açık görüşlü olmasını istedim.I asked Tom to keep an open mind.
Sanırım Tom'u niçin işe almadığımız şimdi sana açık.I assume it's clear to you now why we couldn't hire Tom.
Sanırım bütün bunun neden gerekli olduğunu açıklayacaksın?I assume you'll be explaining why all this is necessary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod