Kocası öldüğünden beri Christina çok acı çekiyor.Since her husband died, Cristina has suffered a lot.
Kocasının ölümünden beri Cristina çok acı çekti.Since the death of her husband, Cristina has suffered a lot.
Wakayama açıklarında balina bulundu.The whale was found off the coast of Wakayama.
Kapı açılıyor ve arkadaşım içeri giriyor.The door opens and in walks my friend.
Işıkları açık bırak.Leave the lights on!
Bu, kelimelerle açıklanamaz.This can not be described with words.
Kelimeler onu açıklayamaz.Words cannot describe it.
Ufacık bir acı kimseyi incitmez.A little pain never hurt anyone.
Fikirlerini açıkça ortaya koydun.You have clearly laid out your ideas.
Bir fotoğraf, nedenleri açıklayamaz.A photograph can't explain the reasons.
Arı sokması çok acı verici olabilir.A bee sting can be very painful.
Onun acil olduğunu söylüyor.He says it's urgent.
Akşam yemeği vakti olmalı. Ben korkunç açım.It must be time for dinner: I'm terribly hungry.
Bu kelimenin tam anlamını açıklayabilir misin?Can you explain the exact meaning of this word?
Acil bir durum var.There's an emergency.
Şu çok açıklayıcı.That explains a lot.
Şu çok şey açıklar.That explains a lot.
Bu bir açık kaynak projesidir.This is an open source project.
Onlar halka açık yüzme havuzuna gittiler.They went to the public swimming pool.
Açıkçası bir şakaydı.It was obviously a joke.
O bizim için acıma hissetti.He felt pity for us.
Kapı sonuna kadar açıktı.The door was wide open.
Kurt gibi acıktım.I'm hungry like the wolf.
Kurt gibi açım.I'm hungry like the wolf.
Sen acımasızsın.You're cruel.
Biz çok açız.We're famished.
Tom açık sözlü.Tom is frank.
Biz acımasızız.We're ruthless.
Tom acımasız.Tom is ruthless.
Ben acımasızım.I'm ruthless.
Biz açıklayacağız.We'll explain.
Tom açıklayacak.Tom will explain.
Bilim birçok şeyi açıklar ama din asla açıklayamazdı.Science explains many things that religion never could explain.
Önceliklerini açıklığa kavuştur.Get your priorities straight.
Siz ikinizin birlikte yalnız olmak istediğiniz açık.It's obvious you two want to be alone together.
Bunu açıklamaya çalışın.Try to explain this.
Niçin onun hepsini Tom'a açıklamıyorsun?Why don't you explain it all to Tom?
Onu niçin açıklamıyorsun.Why don't you explain that?
Sayfa dokuzu açın.Open at page nine.
Dokuzuncu sayfayı açın.Open at page nine.
Tom'un foyası açığa çıkarılacak.Tom will be exposed.
Tom acı çekecek.Tom will suffer.
Sen açıkça meşgulsün.You're clearly busy.
Çok açıksın.You're very open.
Kalbimi öldür ve acımı serbest bırak!Kill my heart and release my pain!
Bu acil.This is urgent.
Ne açık değil.What's not clear?
Ne çok acildir?What's so pressing?
Aciliyet nedir?What's the urgency?
Acil durumun nedir?What's your emergency?
Nerenin acıdığını bana göster.Show me where it hurts.
Tom her şeyi açıkladı.Tom explained everything.
Tom acıklı.Tom is pathetic.
Tom acı çekmiyor.Tom isn't suffering.
Tom acilen konuştu.Tom spoke urgently.
Tom açık değildi.Tom wasn't clear.
Tom açık sözlü değildi.Tom wasn't truthful.
Tom'un kapısı açıldı.Tom's door opened.
Tom'un gözleri açıldı.Tom's eyes opened.
Her zaman açız.We're always hungry.