Ana içeriğe geç
Sözlük

açı ile cümle

açı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Seni sırlarımı açığa vurmaktan vazgeçiremem. Ancak, yapmaman için yalvarıyorum.I can't stop you from revealing my secrets. However, I beg you not to.
Hastane geçen ay harika bir açılış yaptı.The hospital had a grand opening last month.
Bunun hakkında açık olduğumu düşündüm.I thought I was clear about this.
Tom hakkındaki duygularımı gayet açık belirttiğimi düşündüm.I thought I'd made my feelings about Tom perfectly clear.
Açık olduğunu sanıyordum.I thought that was obvious.
O acımasız bir sürtük.She's a cold-hearted bitch.
O acımasız bir pislik.He's a cold-hearted jerk.
İşkence edilirken onun çektiği acı akıl almazdı.The pain she suffered while being tortured was unimaginable.
Açıkçası, onun fikrinden o kadar etkilenmedim.Frankly, I'm not that impressed with his idea.
Sana acil cevap veremem.I can't give you an immediate answer.
Tom acısını gizlemeyi iyi beceriyor.Tom does a pretty good job concealing his pain.
Sadece acil durumda kullanın.Use only in case of emergency.
Aciz hissediyorum.I feel helpless.
Düşüncelerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Fikirlerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Dürüst ve açık olalım.Let's put our cards on the table.
Açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Hadi düşüncelerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Hadi fikirlerimizi açıkça söyleyelim.Let's put our cards on the table.
Kartlar açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Kartlarımızı açık oynayalım.Let's put our cards on the table.
Açık olanla başlayalım.Let's start with the obvious.
Açık olalım.Let's be clear.
Tom açıkça bir şey saklıyor.Tom is clearly hiding something.
Bir açıklama istiyorum.I want an explanation.
Tom'un acı çekmesini istiyordum.I wanted Tom to suffer.
Sadece açık olmak istiyorum.I just want to be clear.
Ben acı içinde olmak istemiyorum.I don't want to be in pain.
Kimse acı çekmek istemez.Nobody wants to be in pain.
Sadece açıklığa kavuşturma istedim.I just wanted clarification.
Bir açıklama yapmak istiyorum.I'd like to make a statement.
Işıkların açık bırakılmasını ister misin?Do you want the lights left on?
Bu pencerenin açılmasını istiyor musun?Do you want this window opened?
Onu çok açık yapmak istiyorum.I want to make that very clear.
Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I want to hurt Tom?
Tom'un canını acıtmak istediğimi mi düşünüyorsunuz?Do you think I want to hurt Tom?
Gerçekten Tom'un acı çekmesini istiyor musun?Do you really want Tom to suffer?
Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?Evidently, Tom didn't want to go.
Gözlerini açık tutmanı istiyorum.I want you to keep your eyes open.
Tom açıkça bu işi istemiyor.Tom clearly doesn't want this job.
Bu hikaye açıkça hiçbir türe ait değil.This story belongs clearly to no genre.
Bunu sana açıklamamı ister misin?Do you want me to explain it to you?
Ben Tom'un acı çekmesini görmeyi istemezdim.I wouldn't want to see Tom get hurt.
Açıkçası yalnız bırakılmak istiyorsun.You obviously want to be left alone.
Tom açıkça orada olmak istemiyor.Tom clearly doesn't want to be there.
Bunu acil bir durum olarak düşün.Consider it an emergency.
Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.In reality, the explanation is a bit more complicated than this, but you get the gist.
Tekliflerini neden reddettiğini bana açıklayabilir misin?Can you explain to me why you refused their offer?
Gerçekten acı çektiğini görmek istemiyorum.I don't really want to see you suffer.
Sana daha fazla acı çektirmek istemiyorum.I don't want to torment you any longer.
Bir açıklama istiyorum ve onu şimdi istiyorum.I want an explanation and I want it now.
Açıklığa kavuşturmak istediğim birkaç şeyim var.I have a few things I want to make clear.
Acısız aşk olamaz.Love without sorrow cannot be.
Tom açıkça bizden hiç yardım istemiyor.Tom clearly doesn't want any help from us.
Tom açıkça bunu yapmayı istemiyor.Tom clearly doesn't want to be doing this.
Senin için bir lambayı açık bırakmamı ister misin?Do you want me to leave a light on for you?
Onu sana şimdi açıklayamam.I can't explain it to you now.
Onu bana daha ayrıntılı olarak açıklamanı istiyorum.I want you to explain it to me in more detail.
Tom beni burada istemediğine açıklık getirdi.Tom made it clear that he didn't want me here.
Tom ameliyat istemediğine açıklık getirdi.Tom made it clear that he didn't want surgery.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod