Açıkçası köpeklerim sizi koruyacaktır!Obviously my dogs will protect you!
Gözlerinizi ardına kadar açık tutun.Keep your eyes wide open!
O bana en acil bir telgraf gönderdi.She sent me a most urgent telegram.
Açık havada egzersiz yapın.Exercise outdoors.
Bir çocuğu kaybetmenin acısı tarif edilemez.The pain of losing a child is indescribable.
Bir anne için en acı şey, kendi çocuğunu gömmektir.The most painful thing for a mother is having to bury her own child.
Annesinin kaybı ona acı ve pişmanlık getirdi.The loss of her mother brought upon him pains and regrets.
Keder en kötü acılardan biridir.Grief is one of the worst sufferings.
Hasta olana balın acı bir tadı vardır.To he who is sick, honey has a bitter taste.
Sana acil şifalar diliyorum!I wish you a speedy recovery!
Sana acil şifalar diliyorum.I wish you a quick recovery.
Laptopum açıkken uykuya daldım.I fell asleep with my laptop on.
Açıkçası, ben fikri beğenmiyorum.Frankly speaking, I don't like the idea.
Onu sana tekrar açıklamam gerekir mi?Do I need to explain it to you again?
Ben olayı açıklayacağım.I'll explain the incident.
Onun doğru olduğu bana göre oldukça açık.It's quite clear to me that that is the truth.
Eğer itersen, kapı açılır.If you push it, the door will open.
Butona basarsan, kapı açılır.If you push the button, the door will open.
Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o acı ve keder getirir.War doesn't bring on peace; on the contrary, it brings pains and grief on both sides.
Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açılmadı.I tried to open the door, but I couldn't since it was locked.
Kral açıkça anayasal görevini aşmıştı.The king had clearly overstepped his constitutional role.
Bizim elma ağacı çiçek açıyor.Our apple tree is blooming.
Bu her şeyi açıklar.This explains everything!
O, sırrını açığa çıkardı.She revealed her secret.
O, açıkça konuşur.She speaks frankly.
Açıkça söyle!Speak out!
Onu daha açık bir şekilde çeviremezdi.He couldn't have put it more plainly.
Açık havada, Estonya kıyısı Helsinki'den görülebilir.During clear weather, the coast of Estonia is visible from Helsinki.
"Ben onu açıklayabilirim." "Hiçbir açıklama yok.""I can explain it." "There's no explanation."
Balım, açıklayabilirim.Honey, I can explain.
Tatlım, açıklayabilirim.Honey, I can explain.
"Seninle konuşmam gerek. Acil" "Anlat bana, Dinliyorum.""I need to talk to you. It's urgent." "Tell me, I'm listening."
Bu çevirinin tarihsel açıdan doğru olduğunu söyleyebilirsin.You could say this translation is historically accurate.
Sessizce acı çekmek zorunda değilsiniz.You don't need to suffer in silence.
Dünya acımasız.The world is harsh.
Biri bunu açıklayabilir mi lütfen?Could anyone explain this, please?
Merak etmeyin, saçınızı kesmek acı vermez.Don't worry, cutting your hair doesn't hurt.
Onun için hepimiz büyük acı duyduk.We all felt great sorrow for him.
Bazen, gerçeği bilmek çok acı verir.Sometimes, knowing the truth hurts a lot.
Söylediğim her şeyin bir yalan olduğunu bilmek acı veriyor.It hurts to know that everything I say is a lie.
Aramızdaki her şeyin bittiğini bilmek acı veriyor.It hurts to know that everything between us is over.
İleri yaş acımasızdır.Old age is merciless.
Yemek yemediğim için açım.I'm hungry because I haven't eaten.
Pencereler açıktır.The windows are open.
Açıkçası, senin görüşünü sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your idea.
Ölüm gizemli, acımasız bir bayandır.Death is a mysterious, merciless lady.
Çenem acıyor.My jaw hurts.
Perdeleri açık bıraktıkları zamanı seviyorum.I love it when they leave the curtains open.
O, açık minimum.That's the bare minimum.
Okullar Nisan'ın sekizinde açılıyor.School begins on the eighth of April.
Prosedürleri ona açıkladım.I explained the procedures to him.
Yöntemi ona açıkladım.I explained the procedure to him.
Yazın, açık hava sporlarını severiz.In the summer, we enjoy outdoor sports.
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak isterim.I'd like to drive across the USA in a convertible.
Aşktan dolayı katlandığın acı herhangi bir zevkten çok daha tatlıdır.The pain you go through because of love is by far sweeter than any other pleasure.
Aşkın verdiği acı herhangi bir zevkten daha tatlıdır.The pain caused by love is much sweeter than any pleasure.
Hissettiğim şey kelimelerle açıklanamaz.What I feel cannot be described with words.
O nedenle acı çekeceksin.You will suffer because of that.
O evlenme niyetini açıkça ortaya koydu.He made his intentions clear.
Eğer hastaysan, bal acı tat verir.If you're sick, honey tastes bitter.