Ana içeriğe geç
Sözlük

açı ile cümle

açı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.He told me to leave the window open.
Bir açıklama için bana baktı.He looked at me for an explanation.
Önerimi açıkça reddetti.He rejected my offer flatly.
Açıklamamdan tatmin olmuş görünüyordu.He seems satisfied with my explanation.
Açıklamamdan memnun görünüyordu.He looked satisfied with my explanation.
Niçin yağmur yağdığını oğluma açıkladı.He explained to my son why it rains.
O, sırrımı açığa çıkardı.He disclosed my secret.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.He flatly refused to let me in.
Teklifimizi açıkca geri çevirdi.He flatly turned down our request.
Kısa bir kaza açıklaması yaptı.He gave a short account of the accident.
O gerçekleri ayrıntılı olarak açıkladı.He explained the facts at length.
O, ülkesi açısından düşünüyor.He thinks in terms of his own country.
Bana hapishanede olduğunu açıkladı.He disclosed to me that he had been in prison.
O, ne gördüğünü detaylı olarak açıkladı.He explained in detail what he had seen.
Planlarını ayrıntılı olarak açıkladı.He explained his plans in detail.
O, fikirlerini öğrencilere açıklayamadı.He couldn't get his ideas across to the students.
O, onun tuhaf davranışı için özel bir açıklama yapmadı.He offered no specific explanation for his strange behavior.
O, durumunu bana açıkladı.He explained his position to me.
O, oldukça açık sözlü bir kişidir.He is an extremely frank person.
Deneyin niçin başarısız olduğunu açıkladı.He explained why the experiment failed.
Sorunu bir örnekle açıkladı.He illustrated the problem with an example.
Ciddi bir hastalıktan ötürü acı çekiyor.He is suffering from a serious illness.
Onun şansı açık.He is on a roll.
O suda küçük bir bot ile denize açılıyor.He is sailing a little boat on the water.
O, onu ayrıntılı olarak açıkladı.He explained it in detail.
O bize yeni bir faturalama sistemi hakkında bir açıklama yaptı.He gave us an explanation about the new billing system.
O, kendi kimliğini açığa çıkarmadı.He didn't reveal his identity.
O, teorisini diyagramlarla açıkladı.He illustrated his theory with diagrams.
O, suyu açık bırakmış olmalı.He must have left the water running.
O suyu açık bıraktı.He left the water running.
O, onu hiç açıklamadı.He didn't explain it at all.
O, açık pencere ile uyudu.He slept with the window open.
O, bütün pencereleri açık tuttu.He kept all the windows open.
Böyle bir şeyi kimin söylediğini açıkça belirtti.He made it clear who had said such a thing.
O acı içindeydi.He was in pain.
O, acıyla bağırdı.He yelled with pain.
O, acı verecek şekilde zayıftı.He was painfully thin.
O, baş ağrısından acı çekiyor.He is suffering from a headache.
Onunla evlenmek istediğini açıkladı.He made it plain that he wanted to marry her.
Bir açıklama için ona baskı yapmadı.He didn't press her for an explanation.
O, sırrı ona açıkladı.He revealed the secret to her.
Onun kastettiğini açıkça kavradı.He grasped her meaning clearly.
Onun acımasız sözleriyle çok yaralandı.He was very hurt by her cruel words.
Onun yardım teklifini açıkça reddetti.He flatly refused her requests for help.
O, onun sırrını açığa çıkarmadı.He didn't reveal his secret.
O acil durum butonuna bastı.He pushed the emergency button.
O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.He is suffering from an aggravated disease.
Gerçekten ne demek istediğini açıklamaya çekiniyordu.He was reluctant to reveal what he really meant.
Yüzünde güller açıyordu.He was all smiles.
O, açıkça utanmıştı.He was clearly embarrassed.
Döndüğünde onu sana açıklayacak.He will explain it to you when he comes back.
Beyzbol oyunu ile ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı.He had to write an account of the baseball game.
O açıkça konuştuğu için onu daha iyi severim.I like him all the better because he speaks frankly.
Bazıları onlara acıdı.Some pitied them.
Onlar bir Mayıs itibarıyla sonuçları açıkladılar.They announced the results as of May 1.
Konser salonunun ön sırasında oturdular ve orkestrayı açıkça duydular.They sat in the front row of the concert hall and heard the orchestra clearly.
O olayla ilgili birkaç konvansiyonel açıklama yapmıştı.He made a few conventional remarks about the event.
O, cümlelerin kelimesi kelimesine anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the sentences.
Onlar kamyonu deprem mağdurları için acil yardım malzemeleri ile yükledi.They loaded the trucks with emergency supplies for the earthquake victims.
Sır onlara açıklandı mı?Were they let in on the secret?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod