açığa ile cümle
açığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Açıkorur dönüşümlerin elekromanyetizma için önemi ise Harry Bateman tarafından 1910'da açığa çıkarılmıştır.L'importanza delle trasformazioni conformi per l'elettromagnetismo fu messa in luce da Harry Bateman nel 1910.
Tehlikeli gazlar açığa çıkarabilir (klorür).Possono liberarsi gas pericolosi (cloro).
Bu icatlardan bir tanesi ise bir saat düzeneği açığa çıkarmıştı.Perciò l'unica cosa da fare è trovare chi ha inventato quell'orologio.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Vuole anche sapere perché è diventato un fantasma.
Önemli olan konuyu açığa kavuşturmasıdır.Il problema principale, però, è individuarlo.
14 Eylül 2012'de, projenin daha ayrıntılı ayrıntılarını açığa vuran Kickstarter kampanyası başlatıldı.Il 14 settembre è partita la raccolta fondi su Kickstarter, rivelando altri dettagli sul progetto.
Bildiğini açığa vurma, zira bu cahilliktir. ^ Mehmed Süreyya (haz.Non dire che sei saggio: incontrerai qualcuno più saggio!»
Aşk, insanın en iyi niteliklerini açığa çıkarıp, en üst düzeye taşıyan güçtür.Sii consapevole che l'incoraggiamento e la lode agli altri porta fuori il meglio di loro.
Acığa çıkan z = f(x,y) haritası yüzeyin topoğrafyasını temsil eder.La mappa risultante s(x,y) rappresenta la topografia della superficie campione.
Çocuklarda oyun biçiminde kendine açığa vurabilir.Solo lui può evocare i Giocattoli Animati.
Bu şarkıyı yazdım ve hayal kırıklığımı açığa vurdum."Questo mi ispira totalmente e quella canzone mi ha ispirata".
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.È una ragazza che difficilmente fa notare le proprie emozioni.
Materyallerin mikroyapısı bu kusurları açığa çıkarır ki üzerinde çalışılabilsin.Riuscire ad identificare queste microespressioni ci permette di capire cosa stia provando la persona.
Maçın ardından FIFA görevli hakemi açığa aldı.Al termine dell'incontro è stato proclamato Uomo partita dalla FIFA.
Teleskobik gözlemler iki farklı küme türünün olduğunu açığa çıkarmıştır.Телескопические наблюдения позволили выявить два разных типа скоплений.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Не помнит, как и почему стал призраком.
Max'in gizli tutulan kimliği açığa çıkmıştır.Становится известно, что настоящая судьба Джэка раскрыта.
Fakat sonradan açığa çıkmıştır ki bu hikâye tarihin deformasyona uğramış halidir.Последующее расследование, однако, выяснило, что история была выдумкой.
Sonunda Bu olayların Yuri'nin yüzünden olduğu açığa çıkmıştır.Такое положение вещей, конечно, исходило от Юры.
İletişimde olunan kişi hakkında hangi düşüncelere sahip olunduğu açığa vurulan bir aşamadır.Удивительным остаётся в моей памяти пример его общения с людьми.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Никому не показывает своих эмоций.
Manyetik alan, mıknatıslanmada bir tork açığa çıkartır.Само магнитное поле размывает излом.
"Küçük Sırlar açığa çıkıyor".«Сейчас я раскрою некоторые секреты».
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.وكنت لا تراه إلا قارئا للقرآن أو مصليا."
Kapılardan birini rastgele seçer ve keçi açığa çıktığında rahatlar.فيقوم بفتح إحدى الأبواب عشوائياً وسيسعد عندما ينكشف الماعز.
Doktorların bu raporunun doğruluğu daha ileri bir dönemde açığa çıkan ABD Ordu Raporuyla da onaylanacaktır.وسيتم الموافقة أيضاً علي تقرير الجيش الأمريكي الذي صدر في وقت متقدم عن صحة تقرير الأطباء هذا.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.وعندما اكتشفت مارج ذلك غضبت من هومر وقات بطرده خارج المنزل.
Kimliği bir türlü açığa çıkarılamayan Karındeşen Jack 1888 yılında Londra'da fahişeleri öldürmüştür.جاك السفاح قاتل العاهرات في لندن سنة 1888.
Ama duygularını açığa vuramazlar.ولكن من المؤكد انه لا يعرف بمشاعرها.
Değişiklik ancak dikkatli ve duyarlı bir "semptomatik okuma" ile açığa çıkarılabilir.يمكن الكشف عن هذا التحول بواسطة "قراءة عوارضية" متأنية.
Enerjiyi, ısı olarak açığa çıkartır.تلك الطاقة نعطيها له من الخارج ، بالتسخين مثلا.
Yavaşlama esnasında 2G'den daha yüksek bir kuvvet açığa çıkar.ويسهل الإقلاع كلما كانت تلك النسبة أكبر من g.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.إنماتبدو كأنها شبح.
Eğer doğru parolayı biliyorsan ona söylersin, o da arkaya doğru açılarak yuvarlak girişi açığa çıkartır.مثال: قوله تعالى: (وإن تجهر بالقول فإنّه يعلم السرّ وأخفى)، (وإن تصبهم سيئة بما قدّمت أيديهم إذا هم يقنطون).
Ksenon-135 nükleer fisyonun sonucu olarak açığa çıkar ve nükleer reaktörlerde nötron soğurucu görevini yapar.زينونن-135 ينتج عن الانشطار النووي ويعمل كماص للنيوترونات في المفاعلات النووية.
Bu süreç sırasında hücreye enerji sağlayan ek ATP molekülleri açığa çıkar.خلال تلك العملية تنتج طاقة تستغلها الخلية.
14 Temmuz 2016'da WWE, NXT Collector's Edition'ı açığa çıkardı.Em 14 de julho de 2016, a WWE anunciou uma edição de colecionador do NXT.
Sovyet dönemine kadar ulaşan şnfaz edilmiş tutukluların toplu mezarları açığa çıkarılmıştır.Valas comuns de prisioneiros executados datados da era soviética foram exumados.
Ancak komplo, hadım hizmetli Samonas tarafından açığa çıkarıldı ve komplo bastırıldı.A trama, no entanto, foi traída pelo servente eunuco Samonas, e a conspiração suprimida.
II. Kısım'da Kurenai'nin Asuma'dan hamile olduğunun ortaya çıkması ilişkilerini açığa çıkarmıştır.Durante a parte II da série, é revelado que Kurenai está grávida de Asuma, revelando a relação entre eles.
Gelen yoğun eleştiriler üzerine Landers, konuyu ayrı bir köşe yazısında açığa kavuşturmuştur.As respostas consternadas fizeram com que Landers esclarecesse o assunto em uma coluna posterior.
Garip bir şekilde yapıda henüz bir mutfak ya da tuvalet açığa çıkarılmamıştır.Estranhamente, ainda não foram redescobertas, até agora, cozinhas ou latrinas.
Makalenin sonunda, Planck bunun bir keşif olduğunu açığa çıkardı.No final do livro, Merrick revela seu grande esquema.
Neden iyi yarışamadığımızı açığa çıkarmamız gerekiyor.Não se sabe porque ele não competiu.
Bu dünyaların her birinde karakterin geçmişini açığa çıkarmaya yardım eden bir ipucu bulunur.Pistas encontradas em cada uma das Eras ajudam a revelar as histórias dos personagens.
Buna bağlı olarak nasıl görünmek istediği belirgin bir biçimde açığa çıkardığı noktalarca anlaşılabilir.Você chega à um ponto em que você parece saber de algo.
The Economist, Ermeni kökenini açığa çıkaran Türklerin sayısının arttığına işaret ediyor.Estes fatores tornam difícil de adivinhar o número de turcos com ascendência africana.
Bu şarkıyı yazdım ve hayal kırıklığımı açığa vurdum."Escrevi essa música e minha frustação nele passou".
Aynı şekilde eylemlerde gizli öznenin yaptığı fiilleri açığa çıkarmanın özel formları mevcuttur.Foram aqui omitidas as operações óbvias decorrentes dos axiomas de corpo.
Antik kentin açığa çıkarılan bölümleri açık hava müzesi olarak halka hizmet sunmaktadır."Estamos interessados em ver se partes do prédio podem ser salvas como monumento escultural.
Bazı bilgiler, yeni gerçeklerin açığa çıkmasıyla güncellenebilir.Algumas informações relativas às circunstâncias da morte podem mudar a qualquer instante.
Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir.Bij de familie zijn drie geslachten met acht soorten ingedeeld.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Iulia stierf echter voordat de breuk tussen haar echtgenoot en haar vader onvermijdelijk was geworden.
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.Zo'n helder beeld is duidelijk (distincta) of onduidelijk (confusa).
Hakkındaki adli soruşturma nedeniyle açığa alındı.Er werd tegen hem een gerechtelijk onderzoek geopend.
Substrat üzerine gönderilen parçacıklarının büyük bir kısmı yüzeyde ısı olarak açığa çıkar.Veel bronnen geven daarom Cope als de naamgever.
Açığa Satış işleminin çalışma mantığı hisselerin düşeceğini öngörmek üzerine kuruludur.De onzekerheid van de verkoopvoorspelling neemt door goede voorspellingen af.
Toplam 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır.13 graven zijn geïdentificeerd.
Kazılarda üç kültür tabakası açığa çıkarılmıştır.Uit het schoningsproces komen drie productstromen.
Laffitte, devrimin sırrını açığa vurmuş oluyordu."“Fidel heeft tenslotte de revolutie uitgevonden.