açığa ile cümle
açığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu istirmarla ilgili ana endişe, kriptografik anahtarların açığa çıkmasıdır.[1][2][3]Disclosure of cryptographic keys is the main concern regarding the exploit.[1][2][3]
Park alanında bu kayalar Merced Nehri ve Devlet Yolu 140 boyunca açığa çıkar.In the area of the park these rocks are exposed along the Merced River and State Route 140.
Ortaklığı açığa çıktı, dolayısıyla zulüm başladı.His partnership got exposed, hence the persecution began.
Genellikle katabolizma enerji açığa çıkarır ve anabolizma enerji tüketir.Usually, catabolism releases energy, and anabolism consumes energy.
Birçok söylevcinin tersine söylevi gerçeği öğretmekten çok gerçeği açığa çıkarmak olarak gördü.Mancher verleumdet, indem er die Wahrheit sagt.
Ambrose-Singer teoremi bu eğrilik ve holonomi arasındaki ilişkililiği açığa çıkarır.Das Ambrose-Singer-Theorem macht diese Beziehung zwischen Krümmung und Holonomie explizit.
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.Unter Gleichgestellten wird auch nur n (ん) oder un (うん) verwendet.
Hinduizm dinine inananlar için kutsaldırlar ve yine bu dine inananlar için açığa çıkmış bilgidirler.Sei gegrüßt, die der Weisen Weisheit übertrifft; Sei gegrüßt, die der Gläubigen Glauben vertieft.
Müzeyyen hanım hakkında açılan dava nedeniyle açığa alınır.Das Museum ist auf Anfrage geöffnet.
Tam Wolverine onu reddederken Phoenix açığa çıkar ve onu karşı duvara fırlatır.Als Wolverine diese zurückweist, da sie nicht sie selbst sei, schleudert Phoenix ihn an die Wand und entkommt.
Artık her şey açığa kavuşmuştur.Es ist alles bereits entdeckt.
Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.Der im Wappen abgebildete Wasserturm von Remmels ist heute noch erhalten.
Bu olayda büyük miktarda enerji açığa çıkar.Hierbei wird viel Energie aufgenommen.
Önemli olan konuyu açığa kavuşturmasıdır.Es sei Sache der Abklärungen, dies herauszufinden.
Toplam 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır.Insgesamt konnten 13 Räume nachgewiesen werden.
25 Eylül 2015 yılında, Panthers tarafından açığa alındı.Am 5. September 2015 wurde er von den Broncos entlassen.
1930'ların başında anti-Nazi görüşlerini açığa çıkarmıştır.In den 1930er Jahren trat er mit anti-nazistischen Reden öffentlich auf.
Ancak kazılarda Helenistik ve Ortaçağ tabakaları açığa çıkarılmıştır.Bei Ausgrabungen wurden slawische und mittelalterliche Scherben gefunden.
Sır açığa çıktı.Le secret est révélé.
Zaman hep gerçeği açığa çıkarır.Le temps dévoile toujours la vérité.
Bu bilgiyi hâlâ açığa çıkaramam.Je ne peux pas encore dévoiler cette information.
14 Eylül 2012'de, projenin daha ayrıntılı ayrıntılarını açığa vuran Kickstarter kampanyası başlatıldı.Le 14 septembre 2012, la campagne Kickstarter commença, révélant davantage de détails sur le projet.
Bu şarkıyı yazdım ve hayal kırıklığımı açığa vurdum."J'ai écrit cette chanson et dégagé ma frustration contre ça ».
Neden iyi yarışamadığımızı açığa çıkarmamız gerekiyor.Nous devons chercher à savoir pourquoi nous n'étions pas compétitifs.
Ambrose-Singer teoremi bu eğrilik ve holonomi arasındaki ilişkililiği açığa çıkarır.Le théorème d'Ambrose-Singer explicite cette relation entre les deux notions.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Quand Marge le découvre, elle devient furieuse et le jette hors de la maison.
Veritatem dies aperit Zaman gerçeği açığa çıkarır.Vient le moment où elle découvre la vérité.
Sodyum ve elemental kükürt reaksiyonu sırasında açığa çıkan enerji pil teknolojisinin temelidir.L'énergie libérée par la réaction du sodium et du soufre est à la base de la technologie des piles.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Incapable de cacher ses émotions.
Ayrıca Kenny'nin ağzı açığa vurulmuştur.C’est dans ce contexte que le message de Nelson a été envoyé.
Bu yeni tarz sonraki Death albümlerinde daha da açığa çıkacaktır.Ce mystère sera très probablement éclairci dans les prochains albums.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Elle sait qu'il s'agit d'un fantôme.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Julia meurt avant que la rupture entre son père et son mari devienne inévitable,,,.
Toplam 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır.13 Flambeaux éteints op.
Açık olmasının sebebi, açığa çıkan tereyağının kolay toplanması için yayığa ara sıra soğuk su verilmesidir.Sinon, il est recommandé de rincer le compost à l'eau claire de temps en temps.
Rüşvet açığa çıktı.El soborno salió a la luz.
14 Eylül 2012'de, projenin daha ayrıntılı ayrıntılarını açığa vuran Kickstarter kampanyası başlatıldı.El 14 de septiembre de 2012, la campaña en Kickstarter revelo más detalles del proyecto.
Mağazada yapılan gözlemler alıcının bir ürün alırken nasıl davrandığını açığa çıkartır.Las observaciones hechas en la tienda aclaran cómo se comporta el comprador a la hora de comprar un producto.
Çılgınca bir kaprisle motive olmuş olarak Nero, açıktan açığa adamlarını şehri yakmaya gönderdi.Motivado por un capricho insano, Nerón envió abiertamente a hombres a incendiar la ciudad.
Bu işlem sırasında bir molekül su (H2O) açığa çıkar ve geriye kalan bir tiyoesterdir:R-S-CO-R'. ...Una molécula de agua (H2O) se libera en el proceso y lo que queda es un tioéster: R-S-CO-R'. ...
Bu olayda büyük miktarda enerji açığa çıkar.En apariencia, en el proceso desaparece cierta cantidad de energía.
Gardiyanlardan biri Randy'nin geriye kalan azıcık interneti de harcadığını açığa çıkarır.Un guardia descubre que Randy ha usado la mínima conexión que tenían.
Bu yeni tarz sonraki Death albümlerinde daha da açığa çıkacaktır.Este nuevo estilo continuaría evolucionando en los siguientes álbumes de Death.
10 Şubat 1943 tarihinde açığa alındı ve yerine Constantin Sănătescu atandı.El 10 de febrero de 1943, fue relevado de su cargo y reemplazado por Constantin Sănătescu.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Julia murió antes de que el choque entre su esposo y su padre se convirtiera en ineludible.
Daha sonra açığa çıkan bu ilişki herkesi şaşkına çevirir ve birçok şeyin başlangıcı olur.Sin duda es algo que a todos los que van por primera vez hace que se queden impresionados y quieran repetir.
Bildiğini açığa vurma, zira bu cahilliktir. ^ Mehmed Süreyya (haz.Pues el pueblo no estará ya sometido a vuestra esclavitud, ya que el conocimiento del Señor le iluminará.
Bu sırrını da açığa çıkarmak istemez zira kendinin bu nedenle kullanılacağını ve özgür olamayacağını düşünür.Uno puede pensar lo que quiera y no por ello ser libre.
II. Dünya Savaşı sonrasında ise Samanyolu’nun en büyük galaksi olmadığı açığa çıktı.De esta manera, se demostró que la Vía Láctea no era la única galaxia del universo.
Bundan iki yıl sonra, parçacık depolama halkası ile ilgili teorisini açığa çıkartmıştır.Dos años más tarde, publicó su teoría para un anillo de almacenamiento de partículas.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Y así, se convertía en un fantasma.
Thomson saçılmasında yüklü parçacıklar özel durumlu ışık altında radyasyon açığa çıkarırlar.En la dispersión de Thomson una partícula cargada emite radiación bajo la luz incidente.
Çocuklarda oyun biçiminde kendine açığa vurabilir.¿Pueden Los Chicos Enseñarse A Sí Mismos?
Ama bu sırada Sifares'in de bunda bir katkısı olduğu açığa çıkar.Hoy sabemos que Sicilia jugó un rol similar.
Sonunda Bu olayların Yuri'nin yüzünden olduğu açığa çıkmıştır.Esto provocó los Sucesos de Yeste.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Incapaz de mostrar sus emociones.
1930'ların başında anti-Nazi görüşlerini açığa çıkarmıştır.Observó con indiferencia los avances del Nazismo a comienzos de los años treinta.
2006 yılı kazılarında 8 metre derinlikte 19 tabaka açığa çıkmıştır.En septiembre de 2006 se reportó una profundidad mínima de 10,8 m.
Veritatem dies aperit Zaman gerçeği açığa çıkarır.Hoy le ha llegado la hora de abrir los ojos a la luz de la realidad.
Bu iki molekülün birleşip Sakkarozu oluşturması sırasında bir molekül su açığa çıkmaktadır.Al formarse el enlace entre los dos monosacáridos se desprende una molécula de agua.