açığa ile cümle

açığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Toplam 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır.Sarjaa on julkaistu kaikkiaan 13lähde? osaa.
Bu sayede "Gaz hidratlar" açığa çıkar.Elohopea "keksitään".
Hidratasyon ısısı açığa çıkmaz.Kosteusongelmia ei saa ilmaantua.
Max'in gizli tutulan kimliği açığa çıkmıştır.Amyn salaisuus on paljastunut!
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Tavallaan se siis oli aave.
Bu icatlardan bir tanesi ise bir saat düzeneği açığa çıkarmıştı.Tämän jälkeen heillä oli tunti aikaa valmistaa nämä ruuat.
Çarpmanın 100 milyon megaton TNT'ye eşdeğer bir enerji açığa çıkardığı tahmin edilmektedir.Törmäyksessä vapautui räjähdysmäisen nopeasti miljoona miljardia TNT-megatonnia vastaava energia.
Alargaya çıkmak, açığa çıkmak.Julkaisussa Lauri ja Minna.
Ve açıktan açığa “Norveç, işgal edilmelidir” der.Sen jälkeen on merkintä: "oleskelevat luultavasti Norjassa".
Geminin yakıtının da sarsıntı nedeniyle açığa çıkıp bunlara güvertede karışması nedeniyle bir parlama oluştu.Tuli kuitenkin levisi myös itse alukseen ilmeisesti sen kannella olleen polttoaineen syttymisen vuoksi.
"Küçük Sırlar açığa çıkıyor".Sinä tunnet salaisuudet."»
Saf oksijenle yandığında sadece su ve ısı açığa çıkarıyor.Όταν καίγεται με οξυγόνο παράγει μόνο νερό και θερμότητα.
Aklın açığa çıkarılması bu üçü sayesinde olur.Η ανακάλυψη τρομάζει τους τρεις.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Η Ιουλία απεβίωσε, πριν γίνουν αναπόφευκτες οι ρωγμές στις σχέσεις του συζύγου και του πατέρα της.
Veritatem dies aperit Zaman gerçeği açığa çıkarır.Τρομοκρατημένη τότε θα τους πει την αλήθεια.
Sürekli başka ne aldın diye sorması işi iyice açığa vurur.Συνεχώς υποδεικνύει στους άλλους τι να κάνουν.
Bu tutumu ve mizacını açığa vuran çok sayıda anekdot bulunmaktadır.Σήμερα υπάρχουν πολλές συνταγές οι οποίες μιμούνται αυτή την όψη και γεύση.
Bir Exploit genellikle açığa gösteriş olarak yazılır ve İnternet'te yayınlanmaz.Ο δίσκος αυτός είναι πολύ σπάνιος και δεν μπορεί να βρεθεί ούτε ακόμη και στο διαδίκτυο.
Bu dönemde yönetimdeki aksaklıklar günden güne açığa çıkmaktaydı.Όμως, είχαν δηλώσει τη κυριαρχία στο έδαφος τους νωρίτερα στο έτος.
Ayrıca giyen kişiler "Homenum Revelio" büyüsüyle açığa çıkarılabilirler.Man kan også bliver afsløret med besværgelsen ”Homenum Revelio”.
Mağazada yapılan gözlemler alıcının bir ürün alırken nasıl davrandığını açığa çıkartır.Gennem observationerne i butikkerne undersøges det, hvordan shoppers adfærd er, når han/hun køber produktet.
Ksenon-135 nükleer fisyonun sonucu olarak açığa çıkar ve nükleer reaktörlerde nötron soğurucu görevini yapar.Xenon-135 er produktet af kernefission, og absorberer neutroner i en atomreaktor.
Ateş Kadehi'nde ikisinin de asasında Dumbledore'un anka kuşu Fawkes'ın tüyünün bulunduğu açığa çıkmıştır.I Flammernes Pokal bliver det afsløret at begge stave indeholder en halefjer fra Dumbledores fønix Fawkes.
Fakat Tantris'in iyileşmesinden sonra onun nişanlısı olan Morold'u öldüren Tristan olduğunun açığa çıkmıştır.Mens Tantris kom sig, opdagede hun imidlertid, at han faktisk var Tristan, hendes forlovedes morder.
Örnek olarak yakınlardaki volkanik Hasan Dağı'nı patlaması olduğu düşünülen bir betimleme açığa çıkarılmıştır.I midten af billedet findes en aftegning, der er tolket som vulkanen Hasan Dağı, der kan ses fra Çatalhöyük.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Da Marge finder ud af det, er hun vred og smider ham ud .
Bundan iki yıl sonra, parçacık depolama halkası ile ilgili teorisini açığa çıkartmıştır.Nogle få år senere mundede det ud i en definition af begrebet biosfærereservat.
Soruşturma sonucunda bu iki kişinin uyarılmadan vuruldukları açığa çıkar.Efter begge episoder forklarede de amerikanske soldater at de ikke havde skudt før de selv blev beskudt.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Julia døde før det kom til brudd mellom hennes ektemann og hennes far.
Sinyalizasyon yolu fosforilasyon olaylarını açığa kavuşturmak zor olabilir.Det kan være vanskelig å få tak på akkurat hva kontekstualiseringssignaler er.
İspanyol günlük gazetesi El Mundo’nun GAL örgütünün bağlarının açığa çıkartılmasında büyük payı olmuştur.Den spanske avisen El Mundo spilte en viktig rolle i avsløringen av gruppens aktiviteter og bakmenn.
Ksenon-135 nükleer fisyonun sonucu olarak açığa çıkar ve nükleer reaktörlerde nötron soğurucu görevini yapar.Xenon-135 blir dannet som et resultat av fisjon, og anvendes som nøytronabsorbent i kjernereaktorer.
Elektrik üretiminde, genelde fosil yakıtın yanması ile açığa çıkan enerji bir türbine güç olarak iletilir.Når elektrisitet dannes fra forbrenning av fossilt brensel blir ofte en turbin brukt.
Ve açıktan açığa “Norveç, işgal edilmelidir” der.«Reikvam: - Håper SV vil være tydelig på at Norge sier stopp».
Teleskobik gözlemler iki farklı küme türünün olduğunu açığa çıkarmıştır.Gen-analyser har imidlertid vist at det er snakk om to forskjellige arter.
Bundan iki yıl sonra, parçacık depolama halkası ile ilgili teorisini açığa çıkartmıştır.To år etter kom komedien The Details ut.
Son olarak o gücün açığa çıkması için güçlü bir rakip bulması lazım.For det første må utleieren ha en saklig grunn for å si opp.
Ayrıca giyen kişiler "Homenum Revelio" büyüsüyle açığa çıkarılabilirler.Pengguna Jubah Gaib juga dapat dideteksi menggunakan mantera "Homenum Revelio".
Enerji kullanımından açığa çıkan ısı ikinci büyük sebeptir.Panas buangan yang muncul akibat penggunaan energi adalah kontributor kedua terbesar.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Marge marah besar terhadap Homer dan mengusirnya keluar dari rumah.
Bir gram TNT, patlama sırasında 4100 ila 4602 Joulelük enerji açığa çıkarır.Satu gram TNT akan melepaskan 4,16 kJ energi ketika diledakkan.
Oksijenin varlığında alkenler karbondioksit ve su açığa çıkaracak şekilde açık bir alevle yanarlar.Dengan adanya oksigen, alkena terbakar dengan nyala terang menghasilkan karbon dioksida dan air.
Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir.Di antara pemain-pemain muda yang dilatihnya itu, terdapat pula delapan orang anaknya.
Thomson saçılmasında yüklü parçacıklar özel durumlu ışık altında radyasyon açığa çıkarırlar.Dalam hamburan Thomson partikel bermuatan memancarkan radiasi di bawah cahaya yang jatuh.
Ve açıktan açığa “Norveç, işgal edilmelidir” der.Artinya adalah "Apa yang salah dengan Puerto Riko ketika mereka harus memberontak?"
Bu dönemde yönetimdeki aksaklıklar günden güne açığa çıkmaktaydı.Dalam organisasi ini, terdapat administrasi yang bekerja dari hari ke hari.
Fosforun keşfi, bir maddenin element olmasının ne anlama geldiği sorusunun açığa çıkmasına yardımcı olmuştur.Penemuan fosfor memicu munculnya pertanyaan bahaimana suatu zat disebut unsur.
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Ia menunjukkan bahwa dorongan libidinal ini dapat bertentangan dengan perilaku yang beradab.
Fakat Cocks’un buluşu 1998’e kadar çok gizli olduğu gerekçesiyle açığa çıkarılmadı.Penemuan Clifford Cocks tidak terungkap hingga tahun 1997 karena alasan top-secret classification.
Ama duygularını açığa vuramazlar.Cô bé dù vậy cũng không thổ lộ cảm xúc của mình.
Son olarak Harry'nin ortaya çıkmasıyla her şey açığa çıkar.Qua lời kể của ba người Harry dần biết được mọi chuyện.
Hidratasyon ısısı açığa çıkmaz.“Sóng nhiệt không đến”.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Họ bảo hắn là một con ma.
Böylece gerçek görüntü açığa çıkar.Phơi bày truth!
Ancak buna açıktan açığa ifade eden ayet veya hadis yoktur.養子か猶子かは明確ではない。
Açığa çıkarılmış Runik Taşların yazılı yüzleri birçok tehdit ile karşı karşıyadır.屋外に置かれたままのルーン石碑の表面彫刻は、いくつもの脅威にさらされている。
Neden iyi yarışamadığımızı açığa çıkarmamız gerekiyor.どうして優勝できないんだろうと真剣に悩んだ。
14 Eylül 2012'de, projenin daha ayrıntılı ayrıntılarını açığa vuran Kickstarter kampanyası başlatıldı.2012年6月21日、Kickstarterは掲載プロジェクトの統計の公開を始めた。
Sürekli başka ne aldın diye sorması işi iyice açığa vurur.自分がどんなものを買っているのか、よく知ることが必要。
Kültürün tüm ayrıntıları Eridu kentinde açığa çıkarılmıştır.その文化の名残が州内全体で発見されてきた。

İlgili Sayfalar