şoför ile cümle
şoför kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bayan Crabtree: Okulun servis şoförüdür.Μπαρμπα-Θόδος: Ο μπαρμπα-Θόδος είναι ο επιστάτης του σχολείου.
Arabanın şoförü bir papazdır.Ο πατέρας του ήταν ιερέας.
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.Hendes far, Lance, er lastvognschauffør og hendes mor, Sandy (Sandra), er sygeplejerske.
Bu olayda Ernst'in karısı ve şoförü yaralandı.Hans kone og chauffør blev såret.
Arabanın şoförü bir papazdır.Pastoren er lejrens præst.
2 polis ile şoför tutuklandı.To mistænkte blev anholdt af politiet.
Şoförün Joe olduğu tahmin edilir.Antages at være opført af hertug Hans den Yngre.
Aralarında günde 18 sefere çıkabilen şoförler vardır.Vi Bilägare udkommer 18 gange om året i trykt form.
1998-2003 yıllar arası eğitim alırken, arada taksi şoförü ve restoranta çalıştı.Har tidligere arbejdet som taxachauffør og i restaurant 1998–2003.
Manukyan ağır yaralandı, şoförü öldü.Oberst Barlow blev alvorligt såret og Richardson dødeligt såret.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Derudover kan der være mulighed for henstilling af busser og opholdsrum for buschaufførerne.
Ancak şoförleri örgütlemeye çalışması nedeniyle işten kovuldu.Chaufførerne blev fyret som konsekvens af strejken.
Olayda otobüs şoförü yaralandı.Piloten blev dræbt ved ulykken.
Maurice Hitler'in şoförü görevine getirildi.Han startede som Adolf Hitlers chauffør.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Hun samarbeidet med Manic Street Preachers.
SS-Führer olarak Hitler'in özel şoförü olarak çalıştı.Han fortsatte som Hitlers privatsjåfør, og fortsatte å ha tittelen SS-Führer.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.Hytta ligger ved anleggsvei, tilgjengelig med privatbil, og er betjent.
Bunların çoğunluğunu tır şoförleri oluşturur.Disse er bygd opp for det meste av kitin.
Manukyan ağır yaralandı, şoförü öldü.Herrhausen omkom, mens hans privatsjåfør ble sterkt skadet.
Filmde Wesley Snipes ambulans şoförü rolünde gözükmektedir.Denne filmen regnes som Wesley Snipes gjennombrudd som skuespiller.
Maurice Hitler'in şoförü görevine getirildi.Max blir Vincent's sjåfør for natten.
Bu olayda Ernst'in karısı ve şoförü yaralandı.Han kone og sjåfør ble såret.
Durağı bütün şoförleri ortak yapar.Alle passasjertall er inkludert bilførere.
Daha sonra yapılan incelemelerde şoförün/pilotun kanında kokaine rastlandı.Alle ombord døde, og under obduksjonen fant man kokain i blodet til piloten.
Daha sonra taksi şoförü olur.Til sist kan man også ta drosje.
Undertaker ise şoför koltuğundaydı.Becak dengan pengemudi berada di samping.
Emre, bir taksi şoförüdür ve Öykü'yü o gece evine bırakır.Kisah ini mengenai seorang sopir taksi yang berkendara mencari penumpang di waktu malam.
Asıl mesleği dökümcülüktür, ancak taksi şoförlüğü de yapmıştır.Percepatan tersebut tidak ditayangkan tetapi termasuk mengemudi simulator mobil polisi.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Ayahnya adalah seorang guru 'ngaji dan petani.
Fayton sürücüleri taksi şoförlerine dönüşür.Lantas Sapto menjadi sopir taksi.
Kamyon şoförü Honoré Bostel ...Sopir taksi Seppo Virta ...
Şoför daha sonra bunu kabul eder.Kemudian, pilot menyetujuinya.
Araçların şoför mahalli sağdadır.Kendaraan dikemudikan di sisi kiri jalan.
Ambulans şoförü John Fowler ...Người lái máy xúc Walter E.Fuß...
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Điệp viên này ra lệnh cho tài xế đi ra chỗ khác.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.Cabin là một không gian kín nơi tài xế ngồi điều khiển.
Babası taksi şoförü annesi ise ev hanımı olan oyuncunun 5 kardeşi daha vardı.Trên xe có năm người đàn ông là bạn của tài xế.
Fayton sürücüleri taksi şoförlerine dönüşür.Thay vào đó, ông làm tài xế xe taxi.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Ban nhạc rock xứ Wales Manic Street Preachers.
2 polis ile şoför tutuklandı.Hai tên trộm bị cảnh sát bắt đi.
Daha sonra taksi şoförü olur.その後タクシー運転手になった。
New York'ta bir taksi şoförüdür.東京で個人タクシーの運転手をしている。
Çok hızlı araç kullanabilen bir şofördür.もちろん、非常に速いドライバーですよ。
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.父親のランスはトラックドライバー、母親のサンドラは看護婦。
Şoförün Joe olduğu tahmin edilir.運転するのはJulieである。
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .列車は脱線、自動車の運転手は死亡。
Horwitz: Holden'ın bindiği taksinin şoförü.運転手:佐野史郎:トムが乗ったタクシーのドライバー。
Futboldan uzak kaldığı bu dönemde taksi şoförlüğü yapmıştı.若い頃は本物のタクシードライバーだった。
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.下車の場合は運転手に告げる。
2 polis ile şoför tutuklandı.警官2名に抱えられながら逮捕された。
Babası kamyon şoförü, annesi ev hanımıydı.父親はトラックドライバー、母親は主婦。
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.下車して直ぐの場所にある。
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.父親は鉄道員兼農家だった。
Asıl mesleği dökümcülüktür, ancak taksi şoförlüğü de yapmıştır.会社のメカニックだが、本業はタクシードライバー。
Aralarında günde 18 sefere çıkabilen şoförler vardır.出雲は1日で18回も見せ付けられた。
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.她的父親Lance是一個卡車司機,而母親Sandra則是一個護士。
Daha sonra taksi şoförü olur.現時,他是一名的士司機。
Xuan kendini bir şoför olarak gizledi, arkadaşı ise bir Güney Vietnamlı binbaşı kılığına girdi.阮庆轩乔装成一名军事司机,同时他的搭档伪装成一名南越少校。
Olayda otobüs şoförü yaralandı.他的驾驶员在暗杀中受伤。
Maurice Hitler'in şoförü görevine getirildi.莫里斯隨後成為希特勒的私人司機。