şoför ile cümle
şoför kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O iyi bir şoför.Він хороший водій.
O iyi bir şoför.Вона хороший водій.
O iyi bir şoför.Він добрий водій.
Tom bir şoför kiraladı.Том найняв водія.
Şoför iyidir.Водій в порядку.
Ben bir şoförüm.Я водій.
Ben bir şoförüm.Я шофер.
Bir Fin toprak ağası ile şoförünün serüveni.Пригода фінського поміщика та його кучера.
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.Otec Lance je řidičem kamionu, matka Sandra zdravotní sestrou.
Undertaker ise şoför koltuğundaydı.Toto šoupátko bylo pod sedadlem řidiče.
Ambulans şoförü olarak Paris ile Kuzey ve Orta İtalya'da bulundu.Jako řidič sloužil i v Paříži a středoseverní Itálii.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Ve skutečnosti si však s Manic Street Preachers hodně nezahrál.
Gruptakiler şoförü darp ederken bir gösterici de yaralandı.Ředitelce se navíc někdo pokusil poškodit vůz.
İlçe Sağlık Merkezinde ise sadece 1 Şoför bulunmaktadır.Řidič musí být přítomen pouze v prvním z nich.
Acente görevini dolmuş şoförleri görmektedir.Zacvičující řidič je nadřízen zacvičovanému řidiči.
Daha sonra taksi şoförü olur.Pak ho „natáhl“ taxikář.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.Řidič sedí v jiném prostoru, než cestující.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Jeho otec byl rolníkem a učitelem.
Şoför bileti kestiğini doğrular.Řidič vydává bločkové jízdenky.
Arabanın şoförü bir papazdır.Duchovním správcem farnosti je farář z kněžické farnosti.
Araç boştu ama saldırganla şoför öldüler .Pilotovi se nic nestalo, ale řidič a spolujezdec zahynuli.
Şoförün öldüğünü sanarak ömrü boyunca suçluluk hissetmiştir.Autor tedy považoval celý život toto dílo za ztracené.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Požádá taxikáře, aby zastavil.
New York'ta bir taksi şoförüdür.Tatăl său era un șofer de taxi în New York.
Kadınların uçak kullanmalarına izin verilir fakat havaalanına şoförle gitmeleri gerekir.Femeilor le este permis să piloteze avioane, dar trebuie să fie conduse de un șofer bărbat la aeroport.
Undertaker ise şoför koltuğundaydı.Eu m-am așezat lângă șofer.
Emre, bir taksi şoförüdür ve Öykü'yü o gece evine bırakır.La întoarcere, șoferul îi explică ritualul care trebuia să aibă loc în acea noapte.
Manukyan ağır yaralandı, şoförü öldü.Barlow a fost rănit grav, și Richardson rănit mortal.
Olayda otobüs şoförü yaralandı.Autorul atacului a fost de asemenea rănit.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.Căruța a plecat într-o direcție necunoscută.
Şoför daha sonra bunu kabul eder.A sofőr ekkor beismeri a balesetet.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Apja földműves és gazdálkodó volt.
Erez ve şoförü Talip Yener, yaşamını yitirdi.A motor és a kisteherautó sofőrje azonnal életét veszítette.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.A kunyhó a mai napig ott áll, autóval megközelíthető.
Şoför de kalkması için uyardı ama Parks yerinden kalkmadı.A sofőrt ez feldühítette, és alig hagyta, hogy Parks leszálljon, már el is indult.
Taksi Şoförü (film)Kortársaink a filmművészetben)
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın.Elfogatásakor állítólag azt mondta: „Ne lőjenek!
Fuat, İstanbullu genç bir şoför.Lengyel József mozdonyvezető, sztahanovista.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Megijed, ezért a taxisofőrnek azt mondja, hogy menjen tovább.
İlçe Sağlık Merkezinde ise sadece 1 Şoför bulunmaktadır.A sofőr előtt már csak egy ablak volt.
Asıl mesleği dökümcülüktür, ancak taksi şoförlüğü de yapmıştır.Megszállottja a kamionoknak, olykor sofőrködik is.
Davete şoförü Marcel Cassette (James Cromwell)'le birlikte gelir.Sofőrjével, Marcellel (James Cromwell, magyar hangja Dunai Tamás) együtt érkezett.
O bir taksi şoförü mü?Taxisofőr?
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Hänen isänsä oli maanviljelijä ja majatalonpitäjä.
Taksi Şoförü (film)Elokuvantaju Apulaisohjaaja (Elokuvantaju)
Undertaker ise şoför koltuğundaydı.Auton akku sijaitsi kuljettajan istuimen alla.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Rakennuksessa oli myös taukotila linja-autonkuljettajille sekä henkilökunnan asuntoja.
Taksi Şoförü (film), Martin Scorsese'nin yönettiği 1976 ABD yapımı film.Taksikuski (Taxi Driver) on Martin Scorsesen ohjaama yhdysvaltalainen draamaelokuva vuodelta 1976.
Quentin'i kaçış için bir şoföre ihtiyacı olduğunu ve bazı yardımlar için onu ikna eder.Scorpius menee Kalkaroksen luo ja saa taivuteltua hänet auttamaan häntä korjaamaan tilanteen.
Manukyan ağır yaralandı, şoförü öldü.Edwards menehtyi onnettomuudessa ja kuljettaja sai turmassa vakavia vammoja.
Babası bir otobüs şoförü idi be aile geçim sıkıntısı yaşıyordu.Perheen isä oli kuorma-autonkuljettaja ja perheen toimeentulo oli niukkaa.
Daha sonra taksi şoförü olur.Hän pääsi myöhemmin kenraalin autonkuljettajaksi.
Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.Οι αρχές λένε ότι ο οδηγός αποκοιμήθηκε.
Bir araçtaki mürettebat, şoförler ya da pilotlar, yolcu olarak kabul edilmezler.Ο οδηγός ή ο πιλότος του οχήματος και τα μέλη του πληρώματος, εάν υπάρχουν, δεν θεωρούνται επιβάτες.
Daha sonra şoför gelir.Η δασκάλα, αργότερα, κυοφορεί.
Şoför bey, müsait bir yerde ineyim.Τουριστικός Οδηγός, Δήμος Βιάννου.
Manukyan ağır yaralandı, şoförü öldü.Τραυματίστηκε σοβαρά ενώ ο Φραγκόπουλος απεβίωσε.
Undertaker ise şoför koltuğundaydı.Ήταν στη θέση του οδηγού.
Davete şoförü Marcel Cassette (James Cromwell)'le birlikte gelir.Ο Περιέ φτάνει στην έπαυλη μαζί με τον σοφέρ του, τον Μαρσέλ που τον υποδύεται ο Τζέιμς Κρόμγουελ.
Zeynep Şoför Nebahat (1960) ....Τάκης Το κλωτσοσκούφι (1960)...