şimdiye kadar ile cümle
şimdiye kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdiye kadar bir çok çatışmanın içinde bulundu.He's been in many battles.
İşte şimdiye kadarki özet.So here's a summary so far:
O şimdiye kadar bilim yardımıyla ölçülmüş en mutlu adam.He's by far the happiest man ever measured by science.
Gönderdiğim birlik şimdiye kadar dönmüş olmalıydı bir şey mi oldu acaba ?the unit I sent should have been returned already I wonder what happens ?
Şimdiye kadar 50 makineden 8 tanesinin prototipini tamamladık.So far, we have prototyped eight of the 50 machines.
Şimdiye kadar adalet sistemimizle ilgili bir şeyler söylemeye çalıştım.Well I've been trying to say something about our criminal justice system.
Şimdiye kadar, sizin gözetiminiz altında...Until now, under your supervision...
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.There have been three ways to try to impact the brain: the therapist's couch, pills and the knife.
Şimdiye kadar yaptıklarımız üzerinden hızlıca geçmeme izin verin.Let me just rush very quickly through things that we've done.
Şimdiye kadar hiç bir cihaz bunu yapamamıştı.So no other device has been able to do this.
Şimdiye kadar, insanoğlu robot üretirken sadece insanlıktan veya hayvanlardan ilham aldı.Until now, the man was inspired just by man or the animals in producing a robot.
Sanırım şimdiye kadar lineer bağımsızlığın ne anlama geldiği hakkında bir fikrimiz oluştu. -I think by now we have a reasonable sense of what linear dependence means.
Şimdiye kadar yaptığım alıştırmalarda kalan yoktu.So all the examples I did so far had no remainders.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hey, since you're always in a room drawing all the time, that's why you haven't dated yet.
Şimdiye kadar kalbimi aşk mı? görme, forswear!Did my heart love till now? forswear it, sight!
JULIET O, think'st sen şimdiye kadar tekrar toplanır?JULlET O, think'st thou we shall ever meet again?
Hayır, şimdiye kadar olanları unutalım...No, let's forget about all that now...
Ve şimdiye kadar, 30,000 kişi bu anketi cevaplandırdı ve siz de bunu yapabilirsiniz.And so far, 30,000 people have taken this questionnaire, and you can too.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.We ought to be able to lower supply to unprecedented low levels without killing the animal.
Hee-joong, şimdiye kadarki diğer hedeflerimizden farklı.Hee-joong is different from our other targets so far.
Şimdiye kadar gördüğüm en rahat kaza.Most comfortable accident I've ever seen.
Şimdiye kadar bir eğrinin altındaki alanı bulmak için integralleri kullandık.So far, we've used integrals to figure out the area under a curve.
Ben şimdiye kadar üç tanesini yaptım.You can see I've done three so far;
Yapmak istediğimiz şey-- bu gördüğümüz problem şimdiye kadar gördüklerimizden biraz daha farklı.So, what we want to do -- this problem's a little unusual from everything we've ever seen.
Ayrıca... ...şimdiye kadar delik deşik olmadıysan... ...iyi büyülenmiş olmalısın. Anlaşma nedir?Also, because if you're not full of holes by now you must be good voodoo and me with you.
"Şimdiye kadar öğrenmiş olmam gereken 10 şey.""10 Things I Should Have Learned by Now."
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.And so she wrote her first poem, a love poem unlike any I had ever heard before.
Şimdiye kadar bir sürü limit videosu yaptık.Now we've done a bunch of videos on limits.
Şimdiye kadar gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.They think this is the funniest thing they've ever seen before.
Şimdiye kadar fizyolojik ölçümlemelerden bahsettim.Now, what I've talked about are physiologic metrics.
Kimler şimdiye kadar yakın bir ilişkide incindi? "Ben.", deyin. (Gülüşmeler)Who here has been hurt in an intimate relationship?
Şimdiye kadar anlaşılmıştır ki bu kitap çok kötü bir durumda.Now it should be clear by now that this book is in bad condition.
Şimdiye kadar üç kez TED konuşmacısı olan Stefan Sagmeister için şekerle çalıştım.To this end, I have worked in sugar for Stefan Sagmeister, three-time TED speaker.
Şimdiye kadar yaşayanların kabaca yüzde 90 "ı öldü.Roughly 90 percent of everybody who has been alive has died by now.
Şimdiye kadar bu insanlar hiç de hoş olmayan bir seçim yapmak zorunda kaldılar.Until now, these people have faced a rather unpleasant choice.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.And in between those slits were the saddest eyes I've ever seen.
"Şimdiye kadar yazılan en iyi Windows uygulaması: iTunes.""The best windows app ever written: iTunes."
Şimdiye kadar yazılan en iyi Windows uygulamasının Apple'dan iTunes olduğunu söyleme ironisi.The irony of saying that the best Windows app ever is iTunes from Apple.
Şimdiye kadar çalıştığım en eğlenceli, en ilham verici gruptu.It was the most fun, the most stimulating group I've ever worked with.
Şimdiye kadar tüm oyun buradaki küçük dünyanın yüzeyinde oynandı.So far the entire game has been played on the surface of this little world here.
Şimdiye kadar böyle bir bölgeye rastlamadım, biri dışında.So far I haven't come across such an area, except for one case.
Mesela, geçen sene iklimde şimdiye kadar ki en yüksek küresel salınımı gördük.Last year on climate, for example, we had the highest global emissions ever.
Annem öyle güzel kuskus yapar ki, şimdiye kadar onunki kadar lezzetlisini yemedim.My mother's couscous, well, that's really it.
Hiçbir şeye bağlantım yoktu. Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!Just imagine the number of winks from pretty girls I missed!
Bir kaç ay evvel İspanya'daydım. ve şimdiye kadarki en iyi foie gras'yı orada tattım.I went to Spain a few months ago and I had the best foie gras of my life.
Lütfen onu kendi oğlunmuş gibi büyüt, tıpkı şimdiye kadar yaptığın gibi.Please raise him as your own son, as you've done till now.
Şimdiye kadar yaptığım her şeyde sayıları kullandım. -Now, everything I've been doing has been with actual numbers.
Orada, pusuda, belki de şimdiye kadar burada anlam dergâhı.There lurks, perhaps, a hitherto unheeded meaning here.
Şimdiye kadar herşey mükemmeldi - Sana 3 dakika veriyorum.Everything's gone perfectly up to now. - I'm giving you 3 minutes.
Bu petabyte ile ilgili, şimdiye kadar, dünya çağında televizyonlar.It's about a petabyte, so far, of worldwide television --
Ve şimdiye kadar üretilmiş atıklar ne olacak?And what about the waste that's already been produced?
XRF, X-ışınları kırınımı testleri gibi. Simdiye kadar, aldigimiz sonuclar gayet olumlu.XRF, X-ray diffraction, and the results are very positive so far.
Şimdiye kadar gördüklerimiz Pasifik'tendi.What we saw up till now was from the Pacific.
Aslında bu bahsettiğimiz bakteriler şimdiye kadar gözlenmiş en basit yaşam biçimi.This bacteria that we've been talking about turns out to be the most simplest form of life found.
Ve belki de bir dakika için şimdiye kadar çalıştırdıysanız scaliest sessizlikleri biri vardı karşı.And for perhaps a minute there was one of the scaliest silences I've ever run up against.
Ben, ben bir teleskop ile şey göremiyorum şimdiye kadar ondan uzak durmak istiyorum! "I want to stand so far away from it that I can't see the thing with a telescope!"
Şimdiye kadar sevgili Motty onları korunaklı olmuştur.Hitherto dear Motty has been sheltered from them.
Ben şimdiye kadar bu haber biraz neşeli oldum sanmıyorum.I don't think I've ever been so bucked by a bit of news.
"Hapishanede, efendim." Şimdiye kadar ezilmiş bir komisyon var ve vardı atlama ve vurursanız ele?"In prison, sir." Have you ever trodden on a rake and had the handle jump up and hit you?
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.I don't suppose he had ever troubled to think in his life before--not really think.