Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.No hay textos o por lo menos no los hay aún.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.Non ci sono manuali, voglio dire, non ancora, almeno.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.Nu există manuale, adică, cel puțin nu încă.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.Žádné učebnice - tedy dosud.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.Δεν υπάρχουν εγχειρίδια, τουλάχιστον όχι ακόμη.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.Искам да кажа, няма учебници - поне не още.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.Нет учебников, по крайней мере, пока нет.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.אין ספרי לימוד, כלומר, עדיין אין.
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.ليست هناك كتب تعليمية، أعني، ليس بعد، على أي حال
Hiçbir kitap yok, yani , en azından şimdilik.「私たちが創る未来」(※このコンファレンスのテーマ) ですからね
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- Non pubblicheranno la notizia. - Per ora.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- No publicarán la historia. - Todavía no.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- Nu vor publica ştirea. - Încă nu.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- Przecież tego nie opublikują. - Jeszcze nie.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- Vľdy" to nevydají. - Zatím.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- Δεν θα δημοσιεύσουν την ιστορία. - Όχι ακόμα.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik- История в прессу не попала. - Пока нет.
-Hikayeyi basmıyorlar -Şimdilik>なに、僕にどうしろと?
İleride göreceğiz, ama şimdilik basitten gidelim. .우리는 이것에 대해 나중에 더 보게 될 것이지만 지금으로는 단순한 것만 다룹시다.
İleride göreceğiz, ama şimdilik basitten gidelim. .To si ukážeme v budoucnu, ale zůstaňme teď u alkanů.
İleride göreceğiz, ama şimdilik basitten gidelim. .Θα τα δούμε αυτά μελλοντικά, αλλά ας μείνουμε στα πιο απλά προς το παρόν.
İleride göreceğiz, ama şimdilik basitten gidelim. .Мы увидим это в будущем, но пока давайте остановимся на простых случаях.
İleride göreceğiz, ama şimdilik basitten gidelim. .و سنرى هذا فالدروس القادمة لكن نكتفي بأمثلة بسيطة الان
İlk defa deneyişimiz. Daha da iyileştireceğiz. Şimdilik 12 aydır çalışıyoruz.Chúng tôi sẽ cố cải tiế nó sau này nhưng phải tận 12 tháng sau.
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Danke fürs zugucken und auf Wiedersehen
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Grazie per avermi seguito e arrivederci a presto!
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"시청해주셔서 감사하고 다음에 만나요!
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Les 1 met meneer Duncan
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Merci de m'avoir regardé... et à bientôt.
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Obrigado por assistir e até logo mais.
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Terima kasih untuk menonton dan sampai jumpa untuk saat ini!
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Ευχαριστώ που με παρακολουθήσατε... και εις το επανιδείν.
"İzlediğiniz için teşekkürler. Şimdilik hoşçakalın"Дякую за перегляд і до зустрічі!
(Kahkahalar) Şimdilik bu kadar. İlk seferim için iyi miydi?(Skratt) det var allt för denna gången. var det ok för att vara min första gång?
(Kahkaha) Şimdilik üst tarafı umursamayın.Portanto, este é o vosso instrumento.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.Kaluza đề xuất rằng có thể có những chiều khác của không gian mà vì một số lý do chúng ta chưa thể thấy chúng.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.Kaluza foreslog, at der kunne være yderligere rumdimensioner, som vi af en eller anden årsag ikke ser endnu.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.Kaluza propôs que poderiam existir dimensões espaciais adicionais que, por qualquer razão, ainda não vemos.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.어떤 이유로든 우리가 지금까지 경험하지 못한 차원들이 또 있다는 것이죠.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.קלוצה הציע שעשויים להיות מימדים נוספים של חלל שמסיבה כלשהי, אנחנו לא רואים עדיין.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.اقترح كلوتزة بأنه ربما يكون ثمة أبعاد إضافية للمكان و لسبب ما لا نراها بعد.
Kaluza, şimdilik her nedense göremediğimiz uzay boyutları olabileceğini ileri sürdü.あるかもしれないとカルツァは定義したのです 誰かが打ち出した大胆で突飛なアイデアというのは
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.För stort kol-uttag kommer denna befolkningen dö ut.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Hæver vi for meget fra CO2-banken, lukker vi ned for bevoksningen.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.여태까지 탄소 은행에서 너무 많은 탄소를 꺼내 썼고, 이것이 인류의 성장에도 큰 위협이 되겠죠.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Liian monta nostoa hiilipankista, kasvatus lopetetaan.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Muchas extracciones del banco de carbono, y por eso esta población se cerrará.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Prea multe extracţii din banca de carbon, şi astfel această populaţie va fi desfiinţată.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Príliš veľa výberov z uhlíkovej banky má za následok koniec populácie.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Sử dụng quá nhiều từ ngân hàng carbon, đáng lẽ cộng đồng này sẽ phải chết đi.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Terlalu banyak penggunaan karbon, maka populasi ini akan habis.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Te veel opname van de koolstofbank, dus deze populatie zal het niet halen.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Trop de retraits de la banque carbone, et ce sera la fin de cette population.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Túl sokat vesz ki a szénbankból, és ezért ez a populáció le fog állni.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Udělali jsme příliš mnoho výběrů na účet uhlíku a tak bude tato populace ukončena.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Zbyt duża ilość znika z banku węglowego i populacja zamiera.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Zu viel Abhebung von der Kohlenstoffbank, und diese Population verschwindet.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Υπερβολικές αναλήψεις από την τράπεζα άνθρακα και αυτή κοινότητα θα παύσει τη λειτουργία της.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Слишком большой отбор из углеродного банка, и наша популяция вымрет.
Karbon bankasından birçok karbon düşmüş olduk ve şimdilik bunlara son verdik.Твърде много тегления от въглеродната банка, и тази популация ще бъде закрита.