şimşek ile cümle

şimşek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.siehe, so breitet er aus sein Licht über dieselben und bedeckt alle Enden des Meeres.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Voici, il étend autour de lui sa lumière, Et il se cache jusque dans les profondeurs de la mer.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ιδου, εφαπλονει το φως αυτου επ' αυτην και σκεπαζει τους πυθμενας της θαλασσης
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Вот, Он распространяет над ним свет Свой и покрывает дно моря.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ето, простира светлината Си около Себе Си, И се покрива с морските дъна.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.הן פרש עליו אורו ושרשי הים כסה׃
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.هوذا بسط نوره على نفسه ثم يتغطى باصول اليم.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.他 將 亮 光 普 照 在 自 己 的 四 圍 . 他 又 遮 覆 海 底
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.他 將 亮光 普照 在 自己 的 四 圍 . 他 又 遮覆 海底
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.(96:4) Молнии Его освещают вселенную; земля видит и трепещет.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Bliski njegovi razsvetljujejo vesoljni svet; videč to, trepeta zemlja.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Błyskawice jego oświecają okrąg świata, co widząc ziemia zadrżała.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.De hele wereld wordt door Hem verlicht als door bliksemschichten; de aarde beeft voor Hem.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Fulgerile Lui luminează lumea: pămîntul Îl vede şi se cutremură.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hänen salamansa valaisevat maanpiirin; maa näkee sen ja vapisee.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hans ljungeldar lysa upp jordens krets; jorden ser det och bävar.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hans Lyn lyste op på Jorderig, Jorden så det og skjalv;
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Hans lyn oplyser jorderike; jorden ser det og bever.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Jeho blesky osvecujú okruh sveta; vidí to zem a trasie sa.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Kilatnya menerangi dunia, bumi gemetar melihat-Nya
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.그의 번개가 세계를 비추니 땅이 보고 떨었도다
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Le sue folgori rischiarano il mondo: vede e sussulta la terra
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Megvilágosítják az õ villámai a világot; látja és megretteg a föld.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Os seus relâmpagos alumiam o mundo; a terra os vê e treme.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Seine Blitze leuchten auf den Erdboden; das Erdreich siehet's und erschrickt.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Ses éclairs illuminent le monde, La terre le voit et tremble;
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Sự chớp nhoáng Ngài soi sáng thế gian: Trái đất thấy, bèn rúng động.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Sự chớp_nhoáng Ngài soi sáng thế_gian : Trái_đất thấy , bèn rúng_động .
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Sus relámpagos alumbran el mundo; la tierra mira y se estremece
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Zasvěcujíť se po okršlku světa blýskání jeho; to viduc země, děsí se.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Αι αστραπαι αυτου φωτιζουσι την οικουμενην ειδεν η γη και εσαλευθη.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.Светкавиците Му осветляват вселената; Земята вижда и трепери.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.האירו ברקיו תבל ראתה ותחל הארץ׃
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.‎اضاءت بروقه المسكونة. رأت الارض وارتعدت‎.
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.他 的 閃 電 光 照 世 界 . 大 地 看 見 便 震 動
Şimşekleri dünyayı aydınlatır, Yeryüzü görüp titrer.他 的 閃電 光照 世界 . 大地 看 見便 震動
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.A pak -- pšú pšú -- blesk -- pšú -- udeřil -- pšú pšú -- vytvořil život -- blop blop -- ten ale zemřel.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.Iar apoi -- pşuu-şuu -- fulgerul --pşuu -- soseşte -- pşuu-şuu -- dă viaţă -- blup blup -- iar ea moare.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.Quindi poi - psciuu-sciuu - lampo - psciu - arriva - psciu-sciuu - crea la vita - blup blup - e poi muore.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.Toen - pfiew pfiew - kwam bliksem - pfiew pfiew - brengt leven - ploep ploep - dat sterft.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.Και μετά, φςςςςς, αστραπές, φςςςς φςςςςς, φτιάχνει ζωή, μπλουπ μπλουπ και μετά σταματάει.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.А после... шу-шу... светкавица... шууу... пристига... шу-шу... прави живот... блоп-блоп... и то умира.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor, --blup blup blup-- hayat yapıyor --blup blup-- ve ölüyor.Потом - пшшшш - свет - и пшш - что-то появилось пшшш - сделало жизнь - буль-буль - и исчезло.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor,E então psh-sh, aparecem relâmpagos, fazem vida.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor,그리고 나서, --pshoo-shoo-- 번개! --pshoo-- 도착하지요.
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor,אם כן -- פשוו שווו -- ברק -- פשוו -- מגיע --
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor,بعد هذا -- صوت برق -- ضوء -- وصول --
Sonra --ŞıŞışışışışı- şimşek --Şışı-- geliyor,ビカッ!...命ができて...ボコボコ!...死にました
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Či pošleš blesky hromu, a pojdú? A či ti azda povedia: Hľa, tu sme?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Dan jika engkau menyuruh petir-petir bersambaran, apakah mereka datang dan berkata, "Saya, Tuan!"
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?¿Enviarás los relámpagos, de modo que vayan y te digan: "¡Aquí nos tienes!"
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Izali możesz wypuścić błyskawice, aby przyszły, i rzekłyć: Otośmy?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Kan du sända ljungeldar åstad, så att de gå, så att de svara dig: »Ja vi äro redo»?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Kan du sende ut lynene, så de farer avsted, så de sier til dig: Se, her er vi?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Kannst du die Blitze auslassen, daß sie hinfahren und sprechen zu dir: Hier sind wir?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Kibocsáthatod-é a villámokat, hogy elmenjenek, vagy mondják-é néked: Itt vagyunk?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?네가 번개를 보내어 가게 하되 그것으로 네게 우리가 여기 있나 이다 하게 하겠느냐
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Kunt u de bliksem tevoorschijn roepen en hem laten inslaan waar u dat wilt?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Lances-tu les éclairs? Partent-ils? Te disent-ils: Nous voici?
Varıp da, ‹Buradayız› desinler diye, Şimşekleri gönderebilir misin?Moreš li bliske izpuščati, da švigajo, da ti reko: Tu smo!

İlgili Sayfalar