şimşek ile cümle

şimşek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,fuoco e grandine, neve e nebbia, vento di bufera che obbedisce alla sua parola
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,hai kilat dan hujan es, salju dan awan, angin kencang yang menurut perintah TUHAN
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Hỡi lửa mà mưa đá, tuyết và hơi nước, Gió bão vâng theo mạng Ngài,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Hỡi lửa mà mưa_đá , tuyết và hơi_nước , Gió bão vâng theo mạng Ngài ,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,ild og hagl, sne og damp, stormvind, som setter hans ord i verk,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Ild og hagl, sne og røg, storm, som gør hvad han siger,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,불과 우박과 눈과 안개와 그 말씀을 좇는 광풍이며
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,ogenj in toča, sneg in sopara, veter viharni, ki izpolnjuješ besedo njegovo,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Ogieó i grad, śnieg i para, wiatr gwałtowny, wykonywający rozkaz jego;
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,oheň a hrád, sneh i para, búrlivý vietor, ktorý vykonáva jeho slovo,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Oheň a krupobití, sníh i pára, vítr bouřlivý, vykonávající rozkaz jeho,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Prijs Hem, vuur en hagel, sneeuw en mist; en ook u, stormen, die Zijn woord uitvoeren!
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,tuli ja rakeet, lumi ja sumu, sinä myrskytuuli, joka panet hänen käskynsä toimeen,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Tûz és jégesõ, hó és köd, szélvihar, a melyek az õ rendelését cselekszik;
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,πυρ και χαλαζα, χιων και ατμις, ανεμοστροβιλος, ο εκτελων τον λογον αυτου
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,огонь и град, снег и туман, бурный ветер, исполняющий слово Его,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Огън и град, сняг и пара, Бурен вятър, който изпълнява словото Му,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,אש וברד שלג וקיטור רוח סערה עשה דברו׃
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,‎النار والبرد الثلج والضباب الريح العاصفة الصانعة كلمته
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,火 與 冰 雹 、 雪 和 霧 氣 、 成 就 他 命 的 狂 風
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,火 與 冰雹 、 雪 和 霧氣 、 成就 他 命 的 狂風
Şimşek görünümüweather conditionÉclairs visiblesweather condition
Şimşek görünümüweather conditionFulmine visibileweather condition
Şimşek görünümüweather conditionRelámpagos visiblesweather condition
Şimşek görünümüweather conditionRelâmpagos Visíveisweather condition
Şimşek görünümüweather conditionSichtbare Blitzeweather condition
Şimşek görünümüweather conditionSynlig åskaweather condition
Şimşek görünümüweather conditionSynlige lynweather condition
Şimşek görünümüweather conditionTampak Halilintarweather condition
Şimşek görünümüweather conditionVíditeľné bleskyweather condition
Şimşek görünümüweather conditionVillámlásweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionweather condition
Şimşek görünümüweather conditionWidoczne błyskawiceweather condition
Şimşek görünümüweather conditionZichtbare bliksemweather condition
Şimşek görünümüweather conditionВидими светкавициweather condition
Şimşek görünümüweather conditionВидимі блискавкиweather condition
Şimşek görünümüweather conditionנצפים ברקיםweather condition
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ecco, espande sopra di esso il suo vapore e copre le profondità del mare
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Eis que ao redor de si estende a sua luz, e cobre o fundo do mar.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Glej, On razširja svetlobo svojo okoli sebe in s koreninami morja se ogrinja;
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.He aquí que sobre ella despliega su luz, y cubre las profundidades del mar
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Hľa, rozprestiera nad sebou svoje svetlo a pokrýva korene mora.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ia menerangi seluruh langit dengan kilat, tetapi dasar laut tetap gelap pekat
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Iată, El Îşi întinde lumina în jurul Lui, şi acoperă adîncimile mării.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Ímé, szétterjeszti magára az õ világosságát, és ráborítja a tengernek gyökereit.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Jako rozciąga nad nim światłość swoję, a głębokości morskie okrywa?
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Jak rozprostírá nad ním světlo své, aneb všecko moře přikrývá?
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Katso, hän levittää niiden päälle leimauksensa ja peittää meren pohjat.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Kìa , Chúa bủa ánh_sáng ra chung_quanh Ngài , Và che_lấp đáy biển .
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Kìa, Chúa bủa ánh sáng ra chung quanh Ngài, Và che lấp đáy biển.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Kijk eens hoe Hij het licht om Zich heen verspreidt en hoe Hij een deken legt over de diepten van de oceanen.
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.그가 번개 빛으로 자기의 사면에 두르시며 바다 밑도 가리우시며
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Se, han breder sin Tåge om sig og skjuler Havets Rødder;
Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına, Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.Se, sitt ljungeldsljus breder han ut över molnen, och själva havsgrunden höljer han in däri.

İlgili Sayfalar