şiirsel ile cümle
şiirsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Harabelerin Şiirselliği".«О стихотворных размерах».
İmgecilikten sonra çeşitli şiirsel yorumları da yaydı.Он оставил после себя несколько томов поэзии.
Ancak on yıl sonra, şiirde şiirsellik, duyarlılık, duygu, süslem ve imge aranır oldu.إلا أنه بعد 10 سنوات أصبحو يبحثون عن الشعرية والحسية والشعورية والزخرفة والتخيلية في الشعر.
Ada, bilime şiirsel yaklaşımı ve kendisini analizci ve metafizikçi olarak tanımladı.وصفت آدا منهجها بأنه "علم شاعري" ونفسها ب"المحلل (والميتافيزيقية)".
Grubun şarkıları genelde şiirsel temelli (şarkılar Tyler Joseph ve Josh Dun tarafından yazılıyor).As músicas da banda são baseadas em poesia (escritas por Tyler Joseph e Josh Dun).
Yoksa bu, holografik ilkeye işaret eden şiirsel anlatımdan başka bir şey değil mi?”O ponto de interrogação é um sinal de pontuação representado pelo sinal gráfico "?".
1782 yılında ise Şiirsel Ders adlı yapıtıyla ikincilik ödülüne layık görülecekti.Em 1782 ganhou o segundo prêmio com a sua Lección poética (Lição poética).
Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği şiirsel hayatı konu alan 2013 yapımı dram filmidir.Kelebeğin Rüyası é um filme de drama turco de 2013 dirigido e escrito por Yılmaz Erdoğan.
Şarkılar bir şiirsellik kazanmaya başlamıştı.Cantares para acordar a poesia.
"Harabelerin Şiirselliği".'Vergeten dichters'.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".'Het schenkingsverbod van art.
Bu tip meditasyonda tanrı isimleri şiir gibi ya da şiirsel bir ezgiyle kullanılır.Wat er gebeurt is dat een Muze/God via dit soort dichters spreekt.
Masalsı ve şiirsel bir üslubu vardır.Herinneringen van en aan een zwijgende dichter.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Hun teksten zijn vaak poëtisch, maar drukken ook politieke en humanitaire boodschappen uit.
Bu tema Poe'ya göre "dünyadaki en şiirsel konudur."Autor mówił, że to najbardziej poetycki temat na świecie.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.Wczesne jego wiersze powstawały zgodnie z tradycją poetycką XVIII wieku.
Besteci ve eleştirmen Robert Schuman iki çeşit güzellik ayırt etmiştir, tabii ve şiirsel.Tonsättaren och kritikern Robert Schumann skiljde mellan två typer av skönhet, naturlig och poetisk skönhet.
Şiirsel güzellik tabii güzellğin bittiği yerde başlar.Poetisk skönhet börjar där den naturliga skönheten slutar.
Bu tür tümceler daha şiirsel anlatıma sahiptir.Denna typ av sång har kortare intervaller.
Bu Yeni Gerçekçiler aslında Fransız Şiirsel Gerçekçiliği'nden etkilenmişlerdi.Onsager var starkt påverkad av den nyare franska impressionismen.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".Досить цікавою є поема «Заборона на кохання».
Vassili müzik stilini "şiirsel pop" olarak tanımlıyor.Вассілі описує стиль своїх пісень, як «ліричний поп».
"Harabelerin Şiirselliği".Вибрані поезії».
Ada, bilime şiirsel yaklaşımı ve kendisini analizci ve metafizikçi olarak tanımladı.Ada popisovala svou metodu jako „poetickou vědu“ a sebe jako „analytičku (a metafyzičku)“.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Banksyho díla jsou často satirická a nesou politické či kulturní poselství.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".Episoda se jmenovala Forbidden Love (Zakázaná láska).
Texas Midlands'ı şiirsel bir adalet şekli olarak soyarlar.Ei jefuiesc Texas Midlands ca o formă de justiție personală.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.Primele sale poezii sînt create în tradițiile politice ale veacului XVIII-lea.
Bu tür şiirsel metinlere ise Hiper Şiir denir.Dacă e un roman negru se mai poate numi polar.
Yapımcı, belgeselden alıntıları bir ses sentezleyicisine koyarak şiirsel bir yapı oluşturdu.Autorul a creat seria punând fragmente din documentar într-un sintetizator vocal.
Yoksa bu, holografik ilkeye işaret eden şiirsel anlatımdan başka bir şey değil mi?”Tämä tavu on kaikista eniten hindulaisuutta edustava symbolikenen mukaan?.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.Τα πρώτα ποιήματά του βασίζονται στην ποιητική παράδοση του 18ου αιώνα.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".«Τα ερωτικά σχέδια του Μίνου Αργυράκη».
Yoksa bu, holografik ilkeye işaret eden şiirsel anlatımdan başka bir şey değil mi?”Επιπλέον διατηρεί το αυθεντικό ύφος του αθώου εξωτισμού του πρωτοτύπου".
Şiirsel güzellik tabii güzellğin bittiği yerde başlar.Η τέχνη του ποιητή τελειώνει εκεί που αρχίζει η τέχνη του υποκριτή.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.De første digte blev skrevet i 1700-tallets poetiske tradition.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Som et formål med sit liv satte hun sig for at bevare og udgive sin mands poetiske arv.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü"."En vaskeægte kærlighedshistorie".
1782 yılında ise Şiirsel Ders adlı yapıtıyla ikincilik ödülüne layık görülecekti.Det er dog først i 1782, at han offentliggør et digt, der fortjener opmærksomhed.
Bu eser atasözlerini andırır ifadelerden oluşan şiirsel bir düz yazıdır.Det indeholder en samling poetisk udformede ordsprog.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.De første diktene er skrevet i det 18. århundres poetiske tradisjon.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Gruppas tekster er ofte poetisk, men med et tydelig politisk og humanitært budskap.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".“Elektronisk kjærlighetshistorie.”
Öykü, roman ve şiirsel metinleriyle tanınır.Han er kjent for sine psykologiske romaner og dikt.
Bu tabir, Yahudilerce iyi bilinen şiirsel bir sözdür.Denne loven øker behovet for en klar definisjon av hvem som er jøde.
Şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.Her er diktet gjengitt.
Bu tema Poe'ya göre "dünyadaki en şiirsel konudur."Columbus kemudian berkata bahwa hal tersebut adalah "hal paling sederhana di dunia.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.初期の詩は18世紀の詩的伝統の水脈の中で創られている。
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".『画皮 あやかしの恋』の続編。
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.作為她生命中的任務,她開始並認真地保存及出版她丈夫的詩作遺產。
Destansı ve şiirsel dille yazılan eser dikkatleri celbetmiştir.叹人间、美中不足今方信。
Yoksa bu, holografik ilkeye işaret eden şiirsel anlatımdan başka bir şey değil mi?””,但小说版标为“そんとく Sontoku ?
Şiirsel açıdan, Lenore isminde "L" sesine vurgu vardır.라니스터 가문의 경우 이름에 'Ty'란 음절을 쓰는 경우가 많다.
Ada, bilime şiirsel yaklaşımı ve kendisini analizci ve metafizikçi olarak tanımladı.에이다는 스스로를 '시적인 과학자(poetical scientist)', 분석가, 형이상학자라고 불렀다.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.כייעוד לחייה קבעה מנדלשטם לעצמה לשמר ולהדפיס את מורשת השירה של בעלה.
İlk şiirleri 18. yüzyılın şiirsel geleneğinde yaratılır.הרומנים ממוקמים במסורת של הרומן במאה ה-18.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü"."רומן נקי: סיפור אהבה עם איסור נגיעה".
Yoksa bu, holografik ilkeye işaret eden şiirsel anlatımdan başka bir şey değil mi?”או שהוא גרוט שונה לגמרי שיצא מזרעו של גרוט?".
Bu Yeni Gerçekçiler aslında Fransız Şiirsel Gerçekçiliği'nden etkilenmişlerdi.Неореалистите са силно повлияни от течението на френския Поетически реализъм.
Masalsı ve şiirsel bir üslubu vardır.Uživa u šahu i poeziji.